13 Ocak 2026 Salı

Igorrr - Amen

 
Fransız multi-enstrümantalist Gautier Serre, 20 yıldır Igorrr adıyla müzik yapıyor ve ben ilk kez duyuyorum. Her yere yetişmemiz mümkün değil elbette. Belki bir yerlerde yolumuz kesişecek gibi olmuştur, ben de "experimental" kelimesini görünce hızla olay yerinden uzaklaşmışımdır. Bu süre zarfında beş adet stüdyo albümü çıkarmış. Kendisini son albüm Amen ile tanımak nasip oldu. 2025'in son günlerinde duyup, yılın en iyilerinden biri olduğunu anladığımız albümleri seviyorum. Aslında Amen kağıt üstünde pek de sevebileceğim bir albüm değil gibi duruyordu. Avant-Garde metal, experimental, breakcore, barok, trip hop, death metal gibi çok acayip bir karışımı idare etmek kolay iş değil. Meğer Serre bunu 20 senedir yapıyormuş. Ancak Amen'e yetişebildim. Öncesini bilmiyorum ama Amen'de gördüğüm kadarıyla bu karışım ustalık seviyesinde. Daha önce duymadığım bir karışımın ustalık seviyesinde olduğunu anlayabilme ya da yorumlayabilme cüretim dinleyici tecrübelerimle sınırlı. Amen şahane bir albüm. Bunu anlamak için uzman olmaya gerek yok. Gautier Serre'nin gitar, her türlü synth, perküsyon, cowbell (tuhaf bir vurmalı çalgı), saw (bildiğin el testeresi), anvil (bir başka tuhaf vurmalı) elektronik davul, flüt, piyano ve temassız enstrüman theremin çaldığı, dört kişilik grubunun ve bir dolu yardımcı müzisyenin çeşitli şarkılara katkı sağladığı albüm uçuyor, kaçıyor, aynı zamanda çok da iyi konuyor.

Fransa'nın avangart, progressive, death metal'e çok çarpıcı örnekler verdiği bir gerçek. Naïve ve Lazuli ilk aklıma gelenler. Ama Igorrr tarz olarak onlardan farklı. Muadil olarak belki Kanadalı Devin Townsend'i gösterebiliriz. Onda da benzer bir delilik mevcut. Lakin Serre bana bir parça daha yenilikçi ya da deneysel hiperaktiflikte göründü. Tabii yenilikten tam olarak ne anladığımıza bağlı bir durum bu. Her iki isimde de metal müziğe yönelik güçlü bir tutku, progresif bir arayış, epik fikirleri sakız etmeden tasarımlarına ekleyen cool bir tavır söz konusu. İlk üç şarkı, birbirlerinden bazı detaylarla ayrılan, yine de ortak bir zihnin ürünü olduğunu belli eden katmanlara sahip. Progresif düsturlar gereği bir hızlanan, bir yavaşlayan, bir sertleşen, bir yumuşayan, ses efektleri, drum machine ve yaylı tasarımları, teknik death metal'e, industrial metal'e kur yapan cüretkar hamleleriyle Igorrr dört dörtlük bir proje. Yine de hep bu tonda yürüse belki bir yerden sonra sıkabilir, yorabilirdi. O yüzden ADHD ve Ancient Sun gibi iki şahane şarkıyla elektro-industrial, post-industrial, hatta alternatif pop sularında görüyoruz kendisini. Albüme ferahlık, farklılık, canlılık katan bu şarkıların sağaltıcı etkisi, klas bir denge de kuruyor. İlk üç şarkının yoğunluğuna sahip Dinleyici açısından Infestis, Pure Disproportionate Black and White Nihilism ve Silence'a tekrar dönüş bu yüzden çok zorlayıcı olmuyor. Hatta bu saydığım son iki şarkı arasına bir buçuk dakikalık akustik Étude n°120 konmuş ki dinleyici bunalmasın.

Amen'in iki önemli konuğu var. Mustard Mucous adlı çılgın parçanın trash metal ile dirsek teması kurmasının sebebi, artık bir nostaljiye dönüşmüş Anthrax grubunun gitaristi Scott Ian'ın misafirliği. Bildiğim kadarıyla Anthrax'ın damga vurduğu 80'lerin ikinci yarısında bile başka yan projelere, yeniliklere açık bir insandı kendisi. Hazır Scott Ian demişken, evli olduğu Pearl'ün çok beğendiğim Little Immaculate White Fox adlı ilk albümünün üzerinden 15 sene geçmiş. Aynı zamanda Meat Loaf'un kızı olan Pearl, 2010'un en iyi hard rock albümlerinden birine imza attıktan sonra bir daha ses vermedi ne yazık ki. Amen'in bir diğer misafiri de, sadece 94-95 yılları arasında Faith No More'da çaldığını öğrendiğim, onun haricinde bir sürü adı sanı duyulmamış grupta mesai harcamış gitarist Trey Spruance. Bence albümün en iyi şarkılarından biri olan Blastbeat Falafel'de yer alan Spruance'ın hınzır gitarı, şarkının kara komedi havasına ustalıkla sızmış. Spruance ve Scott Ian'ın kesişme noktası ise, pek sevmediğim deneysel avangart rock grubu Mr. Bungle. Aslında Gautier Serre'nin onlarla temas kurup albümüne davet etmesi de pek şaşırtmaz. Sonuçta hepsi de metal formuna yenilikler katma peşinde insanlar. Serre önceki albümlerde onlarla yine çalıştı mı ya da başka kimlerle çalıştı merak ediyorum doğrusu. En kısa zamanda Igorrr evrenine iyice bir bakmak lazım. Zira Amen'e bakınca geçmişte nice madenlerin saklı olabileceği hissi oluştu.

1. Daemoni
2. Headbutt
3. Limbo
4. Blastbeat Falafel (feat. Trey Spruance)
5. ADHD
6. 2020
7. Mustard Mucous (feat. Scott Ian)
8. Infestis
9. Ancient Sun
10. Pure Disproportionate Black and White Nihilism
11. Étude n°120
12. Silence

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder