31 Temmuz 2023 Pazartesi

Issız Ada Radyosu Arşivi (Temmuz 2023)

Mabel Matiz - Fatih
Yıl: 2023 Türkiye
Tür: Pop
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Severim (feat. KARDELEN)

VA - Barbie the Album
Yıl: 2023 ABD
Tür: Pop, Synthpop, Electropop
"F" Rate: 3/10
I.A.R. tavsiyesi: Dominic Fike - "Hey Blondie"
The Jack Cades - Something New
Yıl: 2023 İngiltere
Tür: Garage Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Candy Cane"
Goat - The Gallows Pole: Oiginal Score
Yıl: 2023 İsveç
Tür: Psychedelic Folk, Dark Folk
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Fill My Mouth"
Wham! - The Singles: Echoes From the Edge of Heaven
Yıl: 2023 İngiltere
Tür: Pop, Compilation
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Wake Me Up Before You Go-Go"

PVRIS - Evergreen
Yıl: 2023 ABD
Tür: Alt-Pop, Alternative Dance
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Goddess"
Bjonko - Balkan Express
Yıl: 2023 Danimarka
Tür: Balkan, World
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Toska Oro"


Kingdom Come - Hands of Time
Yıl: 1991 Almanya
Tür: Hard Rock
"F" Rate: 3/10
I.A.R. tavsiyesi: "Both of Us"
Georgia - Euphoric
Yıl: 2023 İngiltere
Tür: Synthpop, Electropop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Give It Up For Love"

Gutslit - Carnal
Yıl: 2023 Hindistan
Tür: Death Metal
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "The Killing Joke"
Дельфин - ПРОЩАЙ ОРУЖИЕ
Yıl: 2023 Rusya
Tür: Post-Punk, Neo-Psychedelia
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Прощение"
ONUKA - Room
Yıl: 2023 Ukrayna
Tür: Alt-Pop, Art Pop
"F" Rate: 4/10
I.A.R. tavsiyesi: "Peremoha"
Grouplove - I Want It All Right Now
Yıl: 2023 ABD
Tür: Indie Pop, Indie Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Climb"

Apollo 440 - Gettin' High on Your Own Supply
Yıl: 1999 İngiltere
Tür: Big Beat, Drrum & Bass, Electronic
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Stop the Rock"
Bruce Almighty OST
Yıl: 2003 ABD
Tür: Pop, Rock, Big Beat
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: Fatboy Slim - "The Rockafellar Skunk"
The Far Outs - The Far Outs!
Yıl: 2023 Avustralya
Tür: Garage Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "El Diablo Del Mar"
Led Zeppelin - Mothership
Yıl: 2007 İngiltere
Tür: Hard Rock, Blues Rock, Compilation
"F" Rate: 10/10
I.A.R. tavsiyesi: "Whole Lotta Love"
Yota - Room 412
Yıl: 2023 İsveç
Tür: Synthpop, Synthwave
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Dark Dandy"


Bruce Dickinson - Balls to Picasso
Yıl: 1994 İngiltere
Tür: Hard Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Shoot All the Clowns"

The Jackal OST
Yıl: 1997 ABD
Tür: Electronic, Big Beat, Drum & Bass
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: DollsHead - "It's Over, It's Under"


28 Temmuz 2023 Cuma

Kingdom Come - In Your Face

 
Artık o kadar kötü albümler çıkmaya başladı ki oturup ağız tadıyla yeni bir şeylerden bahsetmek yalan oldu bu aralar. Böyle olunca kulak sağlığımızı da düşünmek icap ediyor. Çare her zaman olduğu gibi eskilerde. Dijitalleşme öncesinde bilgisayarsız, internetsiz dönemin yıldızı kasetlerde bulduğumuz mutluluğa artık kasetlerin kendisiyle olmasa da bilgisayarlı, internetli dönemde ulaşıyoruz. Kötü albümlerden ve şarkılardan kaçarken sığınağımız 80'lerin, 90'ların şahane albümleri oluyor. İşte öyle günlerden birinde sığınak ararken karşıma çıkan Alman grup Kingdom Come'ın kendi adını taşıyan 1988 tarihli ilk albümüne bilmem kaçıncı kez düştüm. Bu hard rock başyapıtından 2010 yılında etraflıca söz etmiştim. O yazının son paragrafında ikinci albüm In Your Face'in bu ilk albüme en çok yaklaşanı olduğunu söylemiştim. İlk albümü yine aynı keyifle dinledikten sonra grubun tadına doyamayıp In Your Face'e uzandım. İlk albümden hemen bir yıl sonra çıkması, daha ilk albümün onyıllar sürecek etkisi bitmediğinden önce tuhaf gelmişti. Belki biraz da bunun yüzünden, ama en çok da ilk albümün koyduğu çıta yüzünden değeri uzun süre bilinmedi. In Your Face'e borçlu hissettiğimden kendi adıma bu değeri bir nebze vermek isterim.

80'lerin sonu Kingdom Come kariyerinin başı oldu. 88 ve 89 albümleri o kadar güçlü, köklerine bağlı, aynı zamanda yenilikçiydi ki, benim için hala taptazedir. Yine de Kingdom Come 88'in tahtına hiçbir Kingdom Come albümünün oturamayacağını tekrarlayarak onun bir yaş küçüğü olan In Your Face'e geçelim. Sound olarak davul tonu dışında pek bir değişiklik yok aslında. Who Do You Love, Perfect 'O', The Wind, Gotta Go (Can't Wage A War) dörtlüsü o taptaze Kingdom Come karakteristiğine sahip şarkılar. Bu karakteristiğin içinde harikulade riffler, tutkulu nakaratlar, Led Zeppelin mirası hard/blues rock kıvraklığı ve yine buna bağlı olarak Lenny Wolf'un erken Robert Plant ilhamlı enfes vokali var. Zaten grubun tek cümlelik özeti de bu. Yukarıda saydığım muhteşem dörtlünün bir lig altında mücadele veren Highway 6, Mean Dirty Joe, Do You Like It ve sağlam bir blues rock olan Just Like A Wild Rose da albümün kalitesine katkı sağlayan besteler. İşte bence Kingdom Come 88'de bu lig olayı yoktu. Tüm şarkılar üst ve eşit bir düzeyden ses veriyordu. Canımı en çok sıkan da albümün Stargazer gibi sıradan bir şarkıyla kapanış yapmasıydı. 

Yine de bu iki olağanüstü albümden sonra gelen tam 11 albümden aklımda kalan tek şey, yalan olmasın sadece Both Of Us adlı nefis şarkı. Bu 11 albümü kesinlikle hatırlamıyorum. Hatta bazılarını dinlediğimden bile emin değilim. Artık Wolf'un şarkı yazarlığındaki gerileme mi, yoksa daha fantastik bir ifadeyle ilham perilerinin terk eylemesinden mi bilinmez, dinlediğim halde beni çarpmamış olmalarından ötürü bu 1 değil, 5 değil, 10 değil, 11 albümden aklımda bir şarkı dışında bir şey kalmamış olması hiç normal değil. Fırsat bulursam dönerim diyeceğim ama ilk iki albümlerinde olmayıp da onlarda olan bir şeylerin varlığına pek ihtimal vermiyorum. Atla deve değil aradığım. İyi şarkılar olsun yeter. Efsanevi ilk albümün görkeminden sonra gelen In Your Face'in bende hep hüzünlü bir havası olmuştur. Üstelik What Love Can Be ve Loving You gibi iki öldürücü balada benzer bir şarkıya sahip olmamasına rağmen. O hüzün, sound kaynaklı bir hüzünden ziyade, belki de Kingdom Come'ın uzun kariyerine benim gözümde daha ikinci albümden erken veda edişinin hüznüdür. "Erken veda" tamlamasının kendisi zaten yeterince hüzünlü değil mi?

1. Do You Like It
2. Who Do You Love
3. The Wind
4. Gotta Go (Can't Wage a War)
5. Highway 6
6. Perfect 'O'
7. Just Like a Wild Rose
8. Overrated
9. Mean Dirty Joe
10. Stargazer

20 Temmuz 2023 Perşembe

Musselman - Musselman


Musselman'i duyar duymaz "kim bu adam" deyip klavyeye saldırdığımda karşıma çıkan yegâne isim, NBA koçlarından biri olan Eric Musselman oldu. Ben de o saatten sonra aramaya son verip, kendimi bu güzel müziğin kucağına bırakıverdim. Zira son yılların en kıyak folk albümlerinden biriyle burun burunaydım. İspanyol olduğunu öğrendiğimde de ufak bir şaşkınlık yaşamadım değil. Nedense bana fazla Amerikan şekilde çınlamıştı. Gerçi Arjantin kökenli İsveçli singer/songwriter José González de başlarda aynı duyguyu yaratmıştı. González ile bir ruh bütünlüğü olduğunu da hazır yeri gelmişken belirteyim. Amerikalı folkçulardan bana fenalıklar geldiği bir sırada kulağıma çalınan  Musselman, González benzeri hem Amerikalı gibi olup, hem de içime fenalıklar getirmemeyi başaran nâdir isimlerden oldu. "Amerikalı gibi" algısı da başka bir konu. Gücünü İngilizce'nin kuytu köşelerine sızmayı bilen liriklerden ve yıllar yılı Amerikalı olarak tanıyıp bildiğimiz akor formüllerini çekici bir kıvraklıkla hayata geçirmeyi başaran yabancıların müziği bu.

Fazla emek gerektirmeden, pop tınılarıyla folk şarkılarının omurgasını zenginleştirmeyi bilen bir müzik yapıyor Musselman... Kadife gibi bir ses ve akustik gitardan start aldığı belli besteler, aynı akustikliği samimi biçimde yansıtmayı bilen ustalıkta. Trompetin yârenlik ettiği açılış parçası Narrow Path, dinleyeni çok hoş biçimde karşılıyor. Elektrik gitar solosuyla kulak tırmalamadan karakterini ortaya koyan One For You ve bana göre albümün en iyi şarkısı Wicked Mind, bu hoş açılışı sadece "hoş" olmaktan çıkarıp, çok daha ciddiye alınası bir altyapıya oturtulmuş şarkılar bütünü haline getiriyor. O altyapı, tipik akustik gitarın, tipik perküsyonla buluşmasından ibaret olsa da, folk müziği folk yapanın o tipiklik değil, ona hizmet eden şarkı yazma ruhu olduğunu kanıtlar şekilde kendini sağlama alıyor. İlginç biçimde hiçbir şarkıda o altyapının altını oymamayı, tam tersi ona katlar çıkmayı çok iyi biliyor. Neden ilginç? Çünkü ortalamanın üzerinde kabul ettiğimiz herhangi bir folk albümü bile içinde mutlaka bir iki "zamana oynayan" şarkı barındırıyor. Oysa bana bu albümde hiçbiri öyleymiş gibi gelmedi. Özellikle Wicked Mind, Cold Breeze, Snake In The Floor, Freaks ve Winds dinledikçe açılan, insanın içini de açan ferahlıkta şarkılar. Birçoğu daha kalabalık enstrümanlarla ve yüksek volumlü rock versiyonlarıyla da çalınabilirdi. Ama bu halleri benim için her zaman tercih sebebidir. Hatta akustik olarak çok daha güçlüler. Piyasadaki binlerce "kendine yabancı" folk albümünden çok daha kişilikli, oturaklı ve karizmatik kesinlikle.

1. Narrow Path
2. One For You
3. Wicked Mind
4. Hide Me
5. Cold Breeze
6. Snake In The Floor
7. Torch Song
8. Flame
9. Chasing The Stars
10. Freaks
11. Winds

8 Temmuz 2023 Cumartesi

The Full Monty (OST)

 
İngiltere’nin orta kesiminde yer alan Sheffield, çeliği, bıçak çeşitleri, tarihin ilk futbol kulübü olan Sheffield FC’si ve Pulp grubu ile ünlüdür. Aynı zamanda 1997 tarihli Peter Cattaneo filmi The Full Monty’nin geçtiği yer olan Sheffield, 1979-1990 arası hüküm sürmüş Margaret Thatcher hükümetinin liberal özelleştirmeleri sonucu allak bullak olmuş ekonomisinin yaraladığı yerlerden sadece biri. Diğer şehirlerde olduğu gibi bu ekonomik kriz ortamında Sheffield halkı günlerini boş çelik fabrikalarında, sokaklarda, işçi bulma kurumlarında, işsizlik maaşı kuyruklarında veya striptiz kulüplerinde geçirmekteydi. O işsizlerden biri olan Gaz (Robert Carlyle), oğlu Nathan ve kankası Dave (Mark Addy), şehirde bir kulüpteki erkek striptiz grubunun geldiğini duyan kadınların kulübe akın ettiklerini görünce merak edip gizlice içeri girerler. Gördükleri manzara karşısında, işsiz güçsüz hayatından bunalan Gaz kendi striptiz grubunu kurma fikrine kapılır. Kuracağı grubun da yine işsizlerden oluşması kaçınılmazdır. 90'ların en iyi İngiliz komedilerinden biri olan The Full Monty, gerek konusu, gerekse mizahıyla yıllara meydan okuyan şahane bir film. Konu da bir miktar striptizle ilgili olunca bir soundtrack şart olmuş. O soundtrack da filmin şanına yakışır bazı striptiz marşlarıyla dolu.

Bir grup işsiz erkek ve onların iş, aile ve varoluşsal sorunları günümüzde olsa burun kıvırma meselesi olabilirdi. Ama hem filmin piyasaya çıktığı dönemin, hem de filmin zamanının geçtiği önceki dönemin ruhunda çok önemli bir yeri vardı. Hatta günümüz aklıyla baktığımızda bile, eril duruş biçimine yakıştırılmayan striptiz gibi bir eğlence kavramınından başka çıkış yolu bulamayan bu bir grup erkeğin yaşadığı komiklikler, altyapısı güçlü bir dramla sunulurken, müziğin rolü de aynı güçle filmin bir parçası haline geliyor. You Sexy Thing, Land Of A 1,000 Dances, Rock and Roll Part 2 gibi canavarların haricinde, işsizlik maaşı kuyruğunda Donna Summer’ın Hot Stuff şarkısını duyunca verdikleri tepki, TV’de Flashdance filmini izledikleri, prova yaptıkları ve karakola düştükleri sahneler, albümü dinledikçe gözlerimde tekrar canlanıyor, mutlu oluyor, filmi tekrar izlemek istiyorum. Sanırım şimdiye dek üç veya dört defa izledim. Üstat Tom Jones’un You Can Leave Your Hat On eşliğindeki o harika finali ayrıca daha fazla izlemişimdir. 

1996 yılına ait Demi Moore başrolündeki Striptease filmine ait şarkıların arkasına The Full Monty albümüne eklerseniz ortaya varsa striptiz fantezilerinizi, yoksa striptiz seyirliği keyfinizi hoş tutacak güzel anlar çıkar. Striptease film olarak pek matah değildi. Ama The Full Monty, ekonomik kriz ve beraberindeki işsizlik fonunda bir grup erkeğin hayata tutunma ve dağılmış aile yaşantılarını toparlama uğruna göze alabileceklerinden mülhem şahane bir film. 1997'de ilk senaryosu The Full Monty'yi yazan Simon Beaufoy, tam 26 yıl sonra büyük oranda aynı kadroyla 8 bölümlük bir mini seri olarak ekibi geri döndürdü. Bu defa meselesi nedir henüz göremedik ama bölümlerde çalan şarkıların The Pretenders, Creedence Clearwater Revival, CeeLo Green (hem de Fuck You), Edith Piaf, Primal Scream, Chumbawamba ve hayatında ilk kez duyduğum bir dolu grup ve şarkıcıya ait olduğunu görmek heyecan yarattı. Üstelik You Can Leave Your Hat On yine var. Bu dizi hiç beklenmiyordu. Öte yandan filmden 26 yıl sonra kahramanlarımız ne haldeler diye merak edenler, muhtemelen sadece benim gibi The Full Monty hayranlarıdır. Evet, The Full Monty hayranları diye bir kitle var.

1. David Lindup - The Zodiac
2. Hot Chocolate - You Sexy Thing
3. Tom Jones - You Can Leave Your Hat On
4. M People - Moving on Up
5. Steve Harley & Cockney Rebel - Make Me Smile (Come Up and See Me)
6. Anne Dudley - The Full Monty
7. Anne Dudley - The Lunchbox Has Landed
8. Wilson Pickett - Land of a 1,000 Dances
9. Gary Glitter - Rock and Roll, Part 2
10. Donna Summer - Hot Stuff
11. Sister Sledge - We Are Family
12. Irene Cara - Flashdance...What a Feeling
13. Joe Loss & His Orchestra - The Stripper