28 Şubat 2026 Cumartesi

Issız Ada Radyosu Arşivi (Şubat 2026)

IST IST - Dagger
Yıl: 2026 İngiltere
Tür: Post-Punk
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "I A m the Fear" 

Jessie Buckley & Bernard Butler - For All Our Days That Tear the Heart
Yıl: 2022 İrlanda/İngiltere
Tür: Chamber Pop, Folk
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Footnotes on the Map"
Altın Gün - Garip
Yıl: 2026 Hollanda
Tür: Neo-Psychedelia, Anatolian Rock, World
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Niğde Bağları"
Rosie Carney - Doomsday...Don't Leave Me Here
Yıl: 2026 İngiltere
Tür: Indie Pop, Indie Folk
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Everything Is Wrong"
Sababa 5 - Ça va Ça va
Yıl: 2026 İsrail
Tür: Neo-Psychedelia, Jazz-Funk
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Allô"
GUV - Warmer Than Gold
Yıl: 2026 ABD
Tür: Indie Rock, Power Pop
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Let Your Hands Go"
Gondhawa - Käampâla
Yıl: 2021 Fransa
Tür: Progressive Rock, Psychedelic Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Raba Dishka"
Sārab - Mīt warde
Yıl: 2026 Fransa
Tür: Jazz-Rock, Arabic Alternative
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Electric Yasmin"
georgia, georgia - Looking For Affection
Yıl: 2026 İtalya
Tür: Indie Rock, Indie Pop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "slow down"
Dina Ögon - Människobarn
Yıl: 2026 İsveç
Tür: Psychedelic Pop, Soft Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Dålig teve"



The Traveling Wilburys - The Unreleased Masters
Yıl: 2003 ABD
Tür: Pop Rock, Rock & Roll
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Handle With Care"
Maara - Ultra Villain
Yıl: 2026 Kanada
Tür: Trip Hop, Breakbeat, EBM
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Obsessive Compulsion"

Keep Shelly in Athens - Now I'm Ready
Yıl: 2015 Yunanistan
Tür: Dream Pop, Synthpop, Chillwave
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Hollow Man"
Clawfinger - Before We All Die
Yıl: 2026 İsveç
Tür: Rap Metal, Nu Metal
"F" Rate: 3/10
I.A.R. tavsiyesi: "Tear You Down"
PONY - Clearly Cursed
Yıl: 2026 Kanada
Tür: Indie Pop, Power Pop
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Freezer"
The Bodyguard OST
Yıl: 1992 ABD
Tür: Soul, Pop, R&B
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: Whitney Houston - I Will Always Love You"
She Past Away - Mizantrop
Yıl: 2026 Türkiye
Tür: Post-Punk, Darkwave, Synthpop
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Sessiz Orman"


Michelle David & The True-Tones - Soul Woman
Yıl: 2026 ABD
Tür: Soul, Funk, R&B
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Speak to Me"
Cemetery Reign - Confined to Time
Yıl: 2026 ABD
Tür: Death Metal
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Pendulum Clock"

True Funk Players - Tradition Revisted
Yıl: 2026 ABD
Tür: Funk, Jazz, Soul
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Deliver Me"

25 Şubat 2026 Çarşamba

Gondhawa - TÄKOMĀ

 
Gondhawa Fransa'dan şahane bir üçlü. 2021'de Käampâla adında 6 şarkılık ilk albümlerini çıkarmışlar, ruhumuz duymamış. Üstüne Astral Session ve Mäanthagorī diye iki EP yapmışlar görmemişiz. Clement Pineau (davul, vokal), Idriss Besselievre (gitar, vokal), Paul Adamczuk (bas, keyboard) şeklindeki kadro 2026'nın şimdilik en iyi keşiflerinden biri oldu benin için. Psychedelic, progressive, oriental psych rock olarak özetleyebileceğimiz müzikleri daha ilk seferinde kendini sevdirdi. Zaten Tinariwen ve Tamikrest gibi çöl rockçılarının kayıt yaptığı Studio Adjololo'dan çıkma bir albüm olarak TÄKOMĀ, King Gizzard & The Lizard Wizard’ın deneysel coşkusu, Mdou Moctar’ın çöl karizması ve İsveçli Goat’ın saykodelik cazibesi arasında çok iyi bir yerde duruyor. Yine de kendi ritmi, evreni, "Gondhawii" dedikleri kendi icatları olan özgun bir dil yapıları da var denebilir. Bu dil daha çok sesin kendisi üzerinden kurulan bir anlatı. Heceler, çığlıklar, tekrarlardan oluşuyor. Vokal, sanki bir şeyler anlatmıyor, ritüeli yönetiyor. Müziğin doğu-batı dengesi hayranlık verici. Mikrotonal gitarlar, doğu ezgileri, Anadolu rock, Moğol sanxianı (Orta Asya ve Çin - Moğol kültürlerinde kullanılan üç telli, uzun saplı, perdesiz bir telli çalgı. Gövdesi genellikle deri kaplı ve parlak, kuru, ritmik bir tınıya sahip) gibi geleneksel öğelerle harmanlanmış yoğun bir rock enerjisi taşıyorlar. Ruhumuz duymamış, keşfettik falan dedik ama grup, Fransa, İspanya, Portekiz, İsviçre ve İtalya’yı kapsayan 50’den fazla Avrupa konseri vermiş.

TÄKOMĀ’nın en güçlü yanlarından biri de akışı. Parçalar tek tek güçlü ama asıl etki, albüm bütününde ortaya çıkıyor. Gondhawiice bilmiyor olabiliriz ama müzikal anlamda bir konsept albüm gözüyle bakılabilir. Enerji sürekli yükselip alçalıyor. Tam “tamam artık, budur” dediğin anda başka bir ritim kapısı açılıyor. Bu yüzden mümkünse albüm tek seferde, ara vermeden ve bu gibi katmanları olan albümlerde olması gerektiği üzere kulaklıkla dinlenmeli. King Gizzard & The Lizard Wizard’ın özellikle Flying Microtonal Banana albümüyle olan akrabalığı hissediliyor. TÄKOMĀ’nın o albüme nazaran bir miktar garaj kaldığı söylenebilir. Üstelik şarkıları zihinde birbirinden ayırabilme süresi daha uzun bana göre. Ama bu hiç de şikayet edeceğim bir durum değil. Tam tersi, böylelikle albümün ömrü uzuyor, her seansta keşfedilecek başka ritimler, riffler, pencereler, kapılar, bacalar peydah oluyor. Öte yandan Tinariwen, Tamikrest gibi geleneksel Tuareg müziğinden kök alan Kuzey Afrika blues rock'ı "tishoumaren" esinlenmeleri albümü hem çok iyi bir sentez, hem de özgün bir keşif haline getiriyor. Gondhawa'nın bu müziğe Fransızca veya başka bir dil yerine kendi icadı bir dili uygun görmesinin altında yatan motivasyonu bilmiyorum. Belki evrenselliğe, aidiyetsizliğe ya da tam aksine kendi Gondhawa evrenine olan bağlılıklarına, aidiyetlerine yönelik bir reflekstir. Ne olursa olsun kesinlikle orijinal, oryantal, bu tür bir rock janrıyla uyumlu, hatta bazen komik bir lisan duyuyoruz.


Her ne kadar konsept bir albüm görüntüsü verse de TÄKOMĀ şarkıları kendilerini bu konseptten belli oranlarda sıyırabilmiş karakterlere sahip. Zira konsept albümlerde şarkı ismi zikretmek pek kolay değildir. Ama bu albümde yüzeydeki benzerliğin altındaki karakterize olmuşluğa erişmek büyük haz veriyor. Takameyo, desert rock unsurları ve doğu melodileriyle nefis bir açılış yapıyor. Ritmik, hipnotik, sürükleyici, daha ilk dakikası bitmeden belki de albümün tarzını, kalitesini ortaya seren yetkinlikte. Wha Ghena Ghenno, psychedelic garage yönü biraz daha belirgin, enerjik, tempolu bir devamlılıkla ikide iki yapıyor. Sayarha, daha sakin bir şekilde başlayıp sonlara doğru enerjiyi iyice yükseltiyor. Öyle ki aslında Gondhawa'nın kendi çeperleri dahilindeki epik yönünü de gösteriyor. Arka arkaya dinlediğimiz Thuaraï ve Eywa'da Afrika ve Asya ritimlerinin sentezlendiği, dikkatli kulakların Moğol tınıları da sezebileceği egzotik hava dikkat çekiyor. Coşku, tezahürat, öfke ve mutluluğun iç içe geçtiği güçlü bir müzik bu. Mesela Banou Leï'nin hipnotik, gerilimli, mistik halleri geri kalan tüm şarkılara sinmiş. Uzaktan bakıldığında kendini tekrarla suçlanabilir. Ama TÄKOMĀ yakından bakılması gereken bir albüm. Ancak o zaman bunun bir tekrar değil, bütünden kopup hem sadık, hem de bağımsız kalmayı başarmış, kendi yolunu çizmiş parçacıklar olduğu fikrine ikna olabiliyorsunuz.

Hossora ! şahane bir kapanış. Enerjik, saykodelik, kafası hafif kırık, çiğliği ve modernliği aynı kalıba koyabilmiş bir şarkı. Bir veda gibi değil, "acaba tekrar dinlesem mi" ya da "bir sonraki dinlememde acaba başka neler keşfedeceğim" veya "bu iş burada bitmedi" heyecanı taşıyan bir "tekrar görüşeceğiz" şarkısı. Gondhawa genel olarak nakarat peşinde koşan bir grup sayılmaz. Ama nakarat yapınca da iyi yapıyor. Takameyo, Hossora !, Thuaraï, Eywa gibi şarkıların nakaratlarına nakarat demeyip, "uydurma bir dilin doğaçlamaları" olarak bakınca kulağa daha bir hoş geliyor. Gondhawa, “şu türe, şu gruplara benziyor” demenizi de umursamıyor. Mutlaka etnik enstrümanları rock müziğe entegre eden gruplar arasında beğendikleri, ilham aldıkları vardır. Sıklıkla groove tabanlı bir bilinç akışı izliyorlar. Ama eğer müziği bir alan, bir atmosfer, hatta bir trans hali olarak seviyorsanız, bu albüm sizi içine alıyor, yoğuruyor ve bırakmıyor. Doğu ağırlıklı coğrafyalarda gezdiriyor. Anadolu rock müziğinden tuareg çöl blues'una kadar muhtelif baharatlarla marine edilmiş müziğini bilinçli reflekslerle dolaşıma sokuyor. Kendi camiasında pek ses getirdiği, popüler olduğu söylenemez. Ama benim için 2026'nın ilk iki ayı içinde duyduğum en iyi albüm. Bakalım TÄKOMĀ'nın şimdilik koyduğu çıtayı kim aşacak ya da aşacak mi?

1. Takameyo
2. Wha Ghena Ghenno
3. Sayarha
4. Thuaraï
5. Eywa
6. Lastik Mü
7. Olele Koko
8. Dioko Saïko
9. Banou Leï
10. Hossora !

17 Şubat 2026 Salı

Keep Shelly in Athens - V

 
Yunan ambient/dream pop/synthpop ikilisi Keep Shelly in Athens’in 11 şarkılık beşinci uzunçaları V, 16 Ocak 2026 tarihinde yayınlandı. Sanırım önceki dört albümü de dinledim. Ama hiçbir şey hatırlamıyorum. Demek ki bende iz bırakan bir grup olmamış. Belki değişen zamanın getirdiği/götürdüğü bazı dinleme alışkanlıkları buna sebep olmuştur. Zira V gayet eli yüzü düzgün bir albüm. Şimdiye kadarki en iyi albümleri diyemiyorum. Çünkü dediğim gibi diğerleri bende silindi gitti. Az sayıda rastladığım kısa eleştirilerde önceki Keep Shelly in Athens prodüksiyonları göz önünde bulundurulduğunda bu albüm grubun kreatif çizgisini olgunlaştırdığı ve kişisel anlatımını derinleştirdiği yönünde bir genel görüş edindim. Benim şu an duyduğum müzikte olgun bir 80'ler melankolisi ile günümüz dream pop atmosferi arasında paslaşmalar, kucaklaşmalar mevcut. Ölçülü synthler, yumuşak ritimler ve havada süzülen vokaller huzurlu/hüzünlü bir dinleme deneyimi sunuyor. Şarkıların birbiri arasından sivrilebilmesi için zaman gerekmekte. Benim için bu zamanı ayırmaya değer bir albüm V.

Parça isimlerinden ve şarkı sözlerinden hissedilen duygu katmanları, özlem, geçmişle hesaplaşma, sessiz ama derin etki bırakan ayrılıklar ve nostalji üzerine kurulmuş. Bu inşanın müzikle uyumu da aynen bu duygularla ifade edilebilir.  A Flower and A Waterfall ile enstrümantal bir açılış yapan V, tam da bu kapıdan girişi hissettiren çok iyi bir parça. Ardından gelen ve bildiğim kadarıyla albümdeki tek single olan Remember, bundan dolayı albümün radyolara en fit duran bestelerinden biri. Bu "hatırlama", "hafıza", "nostalji" üçlüsü neredeyse bütün lirikleri bir şekilde ele geçirmiş ve müzikler de buna eşlik ediyor. Söz ve müzik ikilisi birbirine çok uyumlu çiftler gibiler adeta. 80'ler hissiyatı çok ama en fazla duyulduğu şarkılar A Flower and A Waterfall ve Knotty Eyes bence. Those Quiet Goodbyes, albümün en kısa parçalarından biri olmasına rağmen belli bir duygusal ağırlığa sahip. Better Said ve Lonely Times'da ise shoegaze kıyısından dönmüşlük sezdim ki, bu bir şeylerin sınırından dönme işini albüm geneline vurursak, V epik bir pop albümü olmanın sınırından dönmüş diyebiliriz. İster güçleri yetmemiş olsun, isterse bunu tercih etmemiş olsun, Keep Shelly in Athens olgun, mütevazi, dürüst bir pop yapmış.

1. A Flower and A Waterfall
2. Remember
3. Wry
4. Better Said
5. Lonely Times
6. Queen of the Ashes
7. Those Quiet Goodbyes
8. So Far Away
9. Silvia
10. Knotty Eyes
11. Melodious Day

8 Şubat 2026 Pazar

Lykke Li - Wounded Rhymes


Lykke Li Timotei Zachrisson, ya da bilinen adıyla Lykke Li, İsveç'ten dünyaya açılmış bir alternatif pop esintisi. 2008'de çıkan Youth Novels adlı ilk albümüyle duymayanın kalmadığı, kaldıysa da ikinci albümü Wounded Rhymes ile artık duyarlar diye ümit ettiğimiz bir güzellik. Babası Johan Zachrisson'un Dag Vag ve Ojj! 600 adlı rock gruplarında çalmışlığı var. Aynı zamanda Zilverzurfarn diye sevgi poleni bir takma adla yaptığı dört solo albümü bulunmakta. Öte yandan annesi Kärsti Stiege de İsveçli kızlardan kurulu bir punk grubu olan Tant Strul'da 1979-81 yılları arasında vokal cazgırlığı yapmış. Şimdi tutup bu kızın muhasebeci olmasını bekleyemezsiniz. Küçük Lykke Li 19 yaşına kadar leyleği havada görmekle kalmayıp, onu havada kaydederek boş zamanlarında izlemişçesine Lizbon, Fas, Hindistan, New York gezmiş durmuş. Çok gezenin çok müzik dinlediği resmi kayıtlarda rivayet olunmamıştır ama bunu anlamamak için meşe odunu olmak gerek sanırım.

Müziğe atılımı ise 2007'de Little Bit adını verdiği çok beğenilen üç şarkılık EP ile olmuş. Debut albüm Youth Novels haklı olarak yepyeni ve tertemiz bir sesin, piyasa normlarını sallamayan, fakat uyuzca deneysellikler peşine de takılmadan kulakların ısınabileceği 14 güzel şarkıya evsahipliği yapmış. Yalnız bu imzayı tek başına değil, İsveç indie pop sahnesinin tanınmış simaları Peter Bjorn & John grubunun Bjorn olanı, yani Björn Yttling'in azımsanmayacak yardımlarıyla atmış. Yttling, Lykke Li albümlerinin yapımcılığını üstlendiği gibi, şarkıları da onunla birlikte yazmış. Youth Novels'dan çıkan I'm Good, I'm Gone, Breaking It Up, Tonight 45'likleri ve çıkmayan diğerleriyle sevimli olduğu kadar olgun bir müziğin ayak seslerini duyurmuştu. Wounded Rhymes ise o ayak seslerinin sahibiyle aramızda yabancılığın kalmadığının, buna rağmen gizem unsurunun hâlâ ilk albüm kadar hissedildiği çok yerinde bir ikinci adım.


Wounded Rhymes'da yer bulmuş 10 şarkı yine ağırlıklı olarak Li/Yttling etiketi taşıyor. Ancak bu defa 6 şarkıda bu ikiliye eşlik eden bir başka isim daha var. O da bugüne kadar çalıştığı isimler arasında Madonna, Dido, Nelly Furtado, Cee-Lo Green, Sia, Santana, Sinéad O'Connor, Texas, Stevie Nicks, Yusuf Islam (Cat Stevens), Tupac Shakur, Cher gibilerinin bulunduğu, multi enstrümantalist şarkı yazarı/yapımcı Rick Nowels... Her müziğe başlayan insanın karşısına çıkmasını isteyeceği bu başı kalabalık insan Lykke Li ile nasıl nerede karşılaştı bilinmez. Ama adamın iyi sesten ve gelecek vaatlerinden anladığı, şarkıcı sarrafı olduğu belli ki o da Li fırsatını kaçırmak istememiş.

Youth Novels'da gençliğin türlü hallerine yerinde dokunuşlar yapan Li, yeni albümünün ilk şarkısı Youth Knows No Pain ile bu tavrını sürdürüyor. Şarkının enerjisi hem çağdaş bir pop, hem de 60'lar duyarlılığı taşımakta. Devamındaki I Follow Rivers, el çırpışların eşlik ettiği tatlı mı tatlı dans hissiyatlarını akılda kalıcı nakaratı ile pekiştirmekten geri durmuyor. Unrequited Love, yine 60'lar geleneklerini ön ve geri vokallerle sağlama alarak nostaljik bir hüzün dalgası yaratıyor. Derken edepsizliği karizmasından yenmeyen taş gibi bir blues pop denemesi Get Some, aynı karizmaya ve taş olma haline sahip Rich Kids Blues, dipten 80'ler hüznü enjekte eden Sadness Is A Blessing, albümün beş dakikanın üzerindeki iki hüzün yumağı I Know Places ve Silent My Song ve daha bir sürü afili cümle kurduracak kadar ilham verici söz, parça, bölüm, nakarat, geçişten oluşan kaliteli şarkılar etrafınızı kuşatıyor.

Lykke Li, M.I.A., Santigold, Miss Li gibi kızlar, biraz büyük ablaları Imogen Heap, Beth Orton, Emilíana Torrini, Goldfrapp, Feist ve Sia gibilerinin yolunda emin adımlarla ilerliyorlar ve her geçen albüm biraz daha büyüyüyorlar. Daha ilk iki albümüyle parlak şarkıların bir battaniyeye sarıp çay vermek isteği uyandıran pamuk sesli şarkıcılarından biri olması, üstelik sesini verdiği şarkıların da öyle hafife alınmayacak nitelikte yıllara meydan okuyacak sağlam temellere sahip olması Lykke Li'nin değerini kat kat arttırıyor. O veya biz hayatta kalırsak ve kendisinin "olgunluk dönemi" tabir edilen albümlerini dinleme şansı yakalarsak, o albümlerle bunlar arasındaki 7 farkı nasıl bulacağız çok merak ediyorum.

1. Youth Knows No Pain
2. I Follow Rivers
3. Love Out Of Lust
4. Unrequited Love
5. Get Some
6. Rich Kids Blues
7. Sadness Is A Blessing
8. I Know Places
9. Jerome
10. Silent My Song