30 Mart 1964, Cleveland doğumlu
Tracy Chapman, müzikal doğumuna denk gelen 80-90 kuşağının gönlünü çalmış şahane bir folk pop, folk rock, blues rock, pop rock bestecisi ve icracısı. Buna benzer klişe girişler herhangi bir müzisyeni tanımlamak için yeterlidir. Arkanızı dönüp gidebilirsiniz. Ama
Chapman onlardan değil. Söz konusu kuşağa, o kuşağın sevinçlerine, hüzünlerine, politik ve sosyal öfkelerine tercüman olmuş bir kadın. Yine aynı kuşağın fertleri arasında yolu
Chapman ile kesişmiş herkesin bir tanışma anısı veya onu konumlandırdığı nostaljik alanlar mevcuttur. Benimkinin pek özel bir yanı yok. TV'de nadiren, radyoda ise sık sık çalan
Fast Car şarkısı haricinde hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadan, sırf o şarkının hatırı ve diğer şarkıların da onun gibi çıkması umuduyla alınan bir kaset. Her dinleyişte biraz daha büyüyen, çiçek gibi açılan, üzerine yaşanmışlıklar bindikçe yerini daha da sağlamlaştıran, efkarlanmanın keyfini yaşatan bir kaset. En önemlisi de her şarkının
Fast Car gibi olmayıp kendi küçük evrenlerini kurabilecekleri gerçeğini kabullendiren olağanüstü bir kaset.
Cinsiyetsiz bir sese, edebi yollarla anlatacak pek çok hikayeye, politik duyarlılığa, siyah blues köklerden beslenen, protest yönünü hep diri tutan çağdaş bir folk anlayışına sahip olması onu çok özel kılıyordu. Bu yenilikçi anlayış, mıymıntı folk şarkılarından medet uman, çoğu zaman da umduğunu bulamayan dinleyiciler için bulunmaz bir nimetti. Folk müziğin köklerine inmiş fakat orada çakılıp kalmamış, akılda kalıcı, zamansız, ana akım folk standartlarını modernize etmiş şarkılardı bunlar. Bunu sadece
Fast Car'dan anlamak bile mümkündü. Ama onun hemen öncesinde açılışı yapan
Talkin' Bout A Revolution,
Chapman şarkılarının müzikal anlamda ne derece katmanlı olduğunu, lirik olarak da ne kadar cesur ve isyankar olduğunu gösterir nitelikteydi. Başlarda en geri planda kaldığını düşündüğüm
Across The Lines,
Why? ve
For My Lover bile zaman içinde o kadar mücadele verdi, o kadar olgunlaştı ki, bu harikulade debut için kendi mütevazi evrenini yarattığını söylemek en doğru tanımlardan biri olmalı.
Chapman bu albümde körü körüne sadece folk müziğe yaslanmadı. Folk müziğe yaslandığı şarkılarda bile yenilikçi, ısrarcı, tutkulu olması bir yana,
Baby Can I Hold You ile yürek yakan bir pop rock,
She's Got Her Ticket ile olağanüstü güzel bir reggae,
Mountains O' Things ile etnik tatlar taşıyan kıpır kıpır bir akustik pop yazdı. Hatta bütün enstrümanları susturup sadece ama sadece sesiyle
Behind The Wall'u söyleyerek tüyler ürperten saf bir çıplaklık hissi yarattı. Hemen her şarkının bir yerlerine sinmiş olan country ruhu, eşine az rastlanır ses renginden dolayı yine her şarkıya sinmiş soul karizması altında toplanan tüm bu unsurlar bir bütünün birbirine muhtaç parçalarıydılar. İnceden pop caz esintisi taşıyan
If Not Now ve koyu, karamsar, bitkin bir akustik güzellik olan
For You'nun yaptığı kapanış da gerçekleşince, ortaya ölümsüzlüğünü ilan eden bir albüm çıkmış oldu. Tabii bu ölümsüzlüğü o zamanlar tam idrak edemiyorsunuz. İçinde sadece birkaç şarkının iyi olduğu, geri kalanları kazanmak için çaba göstermenin üşendirici göründüğü bir albüm sanıyorsunuz. Ama sonra müziğin derinlerine inip, sözlerin gücüne vakıf olmaya başlıyorsunuz. İşler değişiyor.
Gizli ve açık ırkçılık, politik zulüm, cinsiyetçilik, polis şiddeti, gelir adaletsizliği, kısıtlanan özgürlük, ve bu kara bulutların arasından sızan ışık hüzmeleri misali aşk, bu şarkıların öfkeli, arzulu, naif, şiirsel kimliklerini liriksel anlamda pekiştiriyor. Toplamda 8 stüdyo albümüne sahip bir folk sanatçısı olması, en iyisi de fazla örneğine (hele de kaliteli örneğine) rastlamadığımız siyah bir folk sanatçısı olması onu çok özel kılıyor. Mesele siyahlıktan ziyade, soul ve folk buluşmasından ortaya çıkan büyüde gizli. Sonraki 7 albümünde de bu büyü devam etti. Ama hiçbiri ilk olanın yerini tutamadı. 1987'de Tufts Üniversitesinde öğrenci olan, bir protesto etkinliği düzenlerken aradığı şarkıcıyı bir tavsiye üzerine "Cappucino" adlı bir kafede bulan oyuncu, yapımcı, senarist, yönetmen
Brian Koppelman'in görür görmez, duyar duymaz çarpıldığı
Tracy Chapman ismindeki bu genç kız, ünlü yapımcı
David Kershenbaum'un da katkılarıyla Elektra Records ile anlaşmasa belki de bu harikulade şarkıları hiç duyamayacak,
Tracy Chapman'ı hiç tanımayacaktık. Ama iyi şarkılar yazanların, üstüne onları iyi yorumlayanların önünde kimse duramıyor. Doğru yer, doğru zaman, doğru şarkılar olsun yeter...
1. Talkin' Bout a Revolution
2.
Fast Car
3. Across the Lines
4. Behind the Wall
5. Baby Can I Hold You
6. Mountains O' Things
7. She's Got Her Ticket
8. Why?
9. For My Lover
10. If Not Now…
11. For You
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder