1949 doğumlu multi-enstrümantalist, besteci, şarkıcı, yapımcı
Lindsey Adams Buckingham, solo bir müzisyenden ziyade 1975-87 arasında görev yaptığı
Fleetwood Mac'in demirbaşlarından biri olarak bilinir. Ama belki de onun hakkında bilinmeyen şeylerden biri,
Fleetwood Mac'i ayakta tutanların başında gelen isim olması. Grubun en mühim başarılarından olan
Tango In The Night albümünün aslında
Buckingham'ın 3. solo albümü olarak piyasaya çıkacağını, ancak grup arkadaşlarını birarada tutmak ve onlarla beraber takılabilmek için albümü
Fleetwood Mac adıyla ve bu arkadaşlarının katkılarıyla çıkarmayı tercih ettiğini söylemiştik. İlginçtir ki albümün çıkmasından birkaç ay sonra
Buckingham'ın gruptan ayrıldığını da sözlerimize eklemiştik. Kendisi 1997'de gruba tekrar dahil oldu ve en son 2003'te çıkan
Say You Will albümünden beri gruptan haber alınamamakta. 1987'ye geri dönersek,
Tango In The Night'ın olağanüstü başarısına rağmen grupla beraber tura çıkmak istememesi, en önemlisi de ayrıldığı sevgilisi
Stevie Nicks ile aynı grupta müzik yapıyor olmanın gergin ve hüzünlü duygusal gelgitlerinden uzaklaşma ihtiyacı duyması yüzünden
Fleetwood Mac ile yollarını ayıran
Buckingham, inzivaya çekildiğini düşündürdü. Ama gruptan ayrılması ile yeni solo albümü arasındaki beş yıllık süre boyunca
Out Of The Cradle'ı yazmış, çizmiş, çalmış, söylemişti.
Liriklerin büyük bir kısmına yansıdığı üzere
Buckhingham'ın
Nicks ile olan bitmiş ilişkisinin izlerini taşıyan
Out Of The Cradle, adeta
Tango In The Night'ın devamı gibi. Gitar, bas, keyboard ve perküsyon çalan,
The Beach Boys'tan sonra en çok etkilendiği gruplardan
The Kingston Trio şarkısı
All My Trials'dan uyarladığı
All My Sorrows dışında tüm şarkıları yazan (bazılarını
Richard Dashut ile birlikte yazan)
Buckingham, bu albümüyle bana göre solo kariyerinin en iyi albümüne adını yazdırmış. Yine kaset şeklinde hayatıma girmişliği, oradan uzun süre çıkmamışlığı olan bu albümü satın almaya karar verme sebebim, 80'lerin sonlarında kaset olarak boynuma asıp gezmek istediğim
Tango In The Night sevgimdi. Hemen öncesinde
Countdown single'ını duyunca
"bu adam Fleetwood Mac'ten ayrıldıktan sonra ölmemiş meğer" dedim. Tabii o zamanlar neden gruptan ayrıldı, bunca zaman nerelerdeydi öğrenemedik, ince işlerinden, sevdiceğinden ayrıldığından, hatta bir sevdiceği olduğundan haberimiz yoktu. Kaseti alır almaz kulaklarım ilk
Countdown'ı aradı, bulunca da yine o dönem müdavimi olduğum
Traveling Wilburys şarkılarına benzediğini daha iyi anladım. Ardından gelen
All My Sorrows ile birlikte bu iki şarkı benim için albümün zirve anı oldu bir süre.
Fakat albüm demlendikçe, ben de ince bellide onu her içtiğimde yeni şeyler keşfetmeye başladım.
Big Love'a çok ama çok benzeyen (bundan şikayetçi de olmadığım)
Doing What I Can, 70'lerin progressive rock ruhunu kendi modern tarzına uyarladığı
This Is The Time, single olarak çıkmamış bir hit gözüyle baktığım
You Do Or You Don't, yağmur efektiyle iyice ıslatılmış bir gece atmosferi solutan
Street Of Dreams, bütün ana ve geri vokalleri kendisinin yaptığı, bu suretle süper bir gitarist olması yanında süper de bir vokal olduğunu bir defa daha gösterdiği
Don't Look Down, tropikal esintileriyle altyapısı bu kez
Family Man'i andıran
Soul Drifter, yaklaşık son bir dakikasını elektro soloyla süsleyen
Wrong, benim
Out Of The Cradle'dan çıkardığım inciler. Albümden
Wrong,
Countdown,
Soul Drifter,
Don't Look Down sıralamasıyla çıkan single ekibi,
Tango In The Night single ekibi kadar olmasa da zamanında iyi satmış, listelerde fink atmış besteler. Yapımcı
Richard Dashut, kallavi
Fleetwood Mac albümlerindeki katkılarını bu albümde de sürdürerek hoş bir devamlılık sağlamış.
Out Of The Cradle ile ilgili hala içimde kalan bazı şeyler var. Mesela 1973'te
Stevie Nicks ile
Buckingham Nicks adıyla ilk ve son albümlerini yapmış, uzun süre
FM kanatları altında
Nicks ile çalıp söylemiş
Lindsey Buckingham, bu mühim ayrılık sonrasında biraz daha hüzünlü bir albüm yapabilir miydi diye aklıma takılmıştır. Gerçi bu derin hüznün emareleri yok değil. Yine de öyle ağlak bir adam olmadığını, efkarını da kendi tarzında yaşadığını belli eden şarkılar bunlar. Hayat devam ediyor. Zaten evli ve üç çocuk babası
Buckingham 1997'de gruba geri döndü,
Nicks ile de çok iyi iki dost olarak çalışmayı sürdürüyor. Bana göre bir
Out Of The Cradle olmasalar da
Gift Of Screws (2008),
Seeds We Sow (2011) gibi albümlerle solo faaliyetlerini sürdürüyor. Pena kullanmadan tüm zamanların en iyi 100 gitaristi arasında olmaya, sesini şekilden şekile sokup karakterize ederek şarkılarını söylemeye devam ediyor.
1. Don't Look Down
2. Wrong
3. Countdown
4. All My Sorrows
5. Soul Drifter
6. This Is the Time
7. You Do or You Don't
8. Street of Dreams
9. Surrender the Rain
10. Doing What I Can
11. Turn It On
12. This Nearly Was Mine
13. Say We'll Meet Again
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder