7 Mart 2026 Cumartesi

Helicon & Al Lover - Arise

 
Helicon, 2008'de Güney Lanakshire/İngiltere'de kurulmuş beş kişilik (bazen bu sayı artabiliyormuş) psychedelic rock, neo-psychedelia grubu. Dört albümleri var. San Francisco/ABD'li Al Lover ise yine psychedelic rock, neo-psychedelia, electronic, hip-hop takılan bir başka müzisyen. Onun da 20'den fazla albümü var. Her iki ismi de hayatımda ilk kez duydum. Birbirlerini nasıl buldukları bilgisi bende yok ama bir şekilde Helicon ve Lover arasında transatlantik çevrimiçi demo alışverişi başlamış. 20'den fazla demo internet üzerinden gönderildikten ve bazıları elendikten sonra Helicon grubu stüdyoya girip temel kayıtları yapmış. Lover da onlara katılarak davul makinesi, synthesizer ve sampler'larla sihrini göstermiş. Her iki taraf da bu ortaklıktan çok memnun kalıp birbirlerini ve ortaya çıkan müziği öven demeçler vermişler. Övülecek kadar da varlar. Helicon & Al Lover, Helicon'un kendine özgü saykodelik tarzını Al Lover'ın türler arası elektronik müziğiyle birleştirerek, hipnotik, yaratıcı, canlandırıcı, biraz da gizemli bir sound elde ediyorlar. Böyle ilginç ortaklikları seviyoruz. Pandemi zamanı da şartlar gereği böyle birkaç albüm çıkmıştı. Glasgow'daki Castle Of Doom Stüdyolarında Tony Doogan (Mogwai, The Jesus & Mary Chain) tarafından prodüksiyonu yapılan Arise, trip-hop break'lerini, derin bas seslerini ve dub dokularını katmanlayarak rock ile buluşturan nefis bir albüm. Daha şimdiden 2026'nın en iyi albümlerinden biri olarak aldım, kabul ettim.

Helicon ve Al Lover'ı kendi albümleriyle hiç dinlemedim. Ama sanki bir DJ olarak Lover bir tık baskın gelmiş gibi göründü. Özellikle Arise'ın ritim altyapısı trip hop, hip-hop çeşnileriyle güçlendirilmiş. Ama buradan başka anlamlar çıkmasın. Helicon'un bilmediğim rock stiliyle birleştiğinde ortaya kimi zaman post-rock, kimi zaman shoegaze numuneler çıkmış. Arise ve Backbreaker gibi çok iyi iki şarkıyla müthiş bir açılış yapan grup, ne saykodelik, ne elektronik, hem saykodelik, hem elektronik tarzıyla beni hemen etki alanına aldı. Tabula Rasa gelince daha üç şarkıda albüme bağlandım ve yolculuğun keyfini çıkarmaya baktım. Not A Thought işin shoegaze'e kayan kısmını çok yerinde betimliyor. Ama öyle bir Adjust The Dosage var ki, hem saykodelik, hem elektronik, hem epik, hem sinematik bir sekilde albümün tam orta yerinde anıt gibi duruyor. Goodbye Cool World'ü de kapanış olarak beğendim. Bu birlikteliği benzetecek o kadar çok şey varken aklıma ilk elden The Besnard Lakes'in gelmesini hiç beklemiyordum. Bazı anlarıyla The American Dollar titreşimleri de almak mümkün. Tabii bu iki grubun genel tarzlarından değil, bazı parçalarından izler bulunabilir. Sonuç olarak Helicon ve Al Lover ortaklığı bir çok yönden verimli, tutkulu, ağırbaşlı, özenli, kaliteli ve güçlü sıfatlarını sonuna kadar hak ediyor. İki kez dinledim, üçüncüyü de iple çekiyorum. Ayrıca bu ortaklıktan önce neler yaptıklarını da merak ediyorum.

1. Arise
2. Backbreaker
3. Tabula Rasa
4. Not a Thought
5. It Won't Stop
6. Adjust the Dosage
7. We Don't Belong
8. Midnight Mass
9. Goodbye Cool World

28 Şubat 2026 Cumartesi

Issız Ada Radyosu Arşivi (Şubat 2026)

IST IST - Dagger
Yıl: 2026 İngiltere
Tür: Post-Punk
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "I A m the Fear" 

Jessie Buckley & Bernard Butler - For All Our Days That Tear the Heart
Yıl: 2022 İrlanda/İngiltere
Tür: Chamber Pop, Folk
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Footnotes on the Map"
Altın Gün - Garip
Yıl: 2026 Hollanda
Tür: Neo-Psychedelia, Anatolian Rock, World
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Niğde Bağları"
Rosie Carney - Doomsday...Don't Leave Me Here
Yıl: 2026 İngiltere
Tür: Indie Pop, Indie Folk
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Everything Is Wrong"
Sababa 5 - Ça va Ça va
Yıl: 2026 İsrail
Tür: Neo-Psychedelia, Jazz-Funk
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Allô"
GUV - Warmer Than Gold
Yıl: 2026 ABD
Tür: Indie Rock, Power Pop
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Let Your Hands Go"
Gondhawa - Käampâla
Yıl: 2021 Fransa
Tür: Progressive Rock, Psychedelic Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Raba Dishka"
Sārab - Mīt warde
Yıl: 2026 Fransa
Tür: Jazz-Rock, Arabic Alternative
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Electric Yasmin"
georgia, georgia - Looking For Affection
Yıl: 2026 İtalya
Tür: Indie Rock, Indie Pop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "slow down"
Dina Ögon - Människobarn
Yıl: 2026 İsveç
Tür: Psychedelic Pop, Soft Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Dålig teve"



The Traveling Wilburys - The Unreleased Masters
Yıl: 2003 ABD
Tür: Pop Rock, Rock & Roll
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Handle With Care"
Maara - Ultra Villain
Yıl: 2026 Kanada
Tür: Trip Hop, Breakbeat, EBM
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Obsessive Compulsion"

Keep Shelly in Athens - Now I'm Ready
Yıl: 2015 Yunanistan
Tür: Dream Pop, Synthpop, Chillwave
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Hollow Man"
Clawfinger - Before We All Die
Yıl: 2026 İsveç
Tür: Rap Metal, Nu Metal
"F" Rate: 3/10
I.A.R. tavsiyesi: "Tear You Down"
PONY - Clearly Cursed
Yıl: 2026 Kanada
Tür: Indie Pop, Power Pop
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Freezer"
The Bodyguard OST
Yıl: 1992 ABD
Tür: Soul, Pop, R&B
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: Whitney Houston - I Will Always Love You"
She Past Away - Mizantrop
Yıl: 2026 Türkiye
Tür: Post-Punk, Darkwave, Synthpop
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Sessiz Orman"


Michelle David & The True-Tones - Soul Woman
Yıl: 2026 ABD
Tür: Soul, Funk, R&B
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Speak to Me"
Cemetery Reign - Confined to Time
Yıl: 2026 ABD
Tür: Death Metal
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Pendulum Clock"

True Funk Players - Tradition Revisted
Yıl: 2026 ABD
Tür: Funk, Jazz, Soul
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Deliver Me"

25 Şubat 2026 Çarşamba

Gondhawa - TÄKOMĀ

 
Gondhawa Fransa'dan şahane bir üçlü. 2021'de Käampâla adında 6 şarkılık ilk albümlerini çıkarmışlar, ruhumuz duymamış. Üstüne Astral Session ve Mäanthagorī diye iki EP yapmışlar görmemişiz. Clement Pineau (davul, vokal), Idriss Besselievre (gitar, vokal), Paul Adamczuk (bas, keyboard) şeklindeki kadro 2026'nın şimdilik en iyi keşiflerinden biri oldu benin için. Psychedelic, progressive, oriental psych rock olarak özetleyebileceğimiz müzikleri daha ilk seferinde kendini sevdirdi. Zaten Tinariwen ve Tamikrest gibi çöl rockçılarının kayıt yaptığı Studio Adjololo'dan çıkma bir albüm olarak TÄKOMĀ, King Gizzard & The Lizard Wizard’ın deneysel coşkusu, Mdou Moctar’ın çöl karizması ve İsveçli Goat’ın saykodelik cazibesi arasında çok iyi bir yerde duruyor. Yine de kendi ritmi, evreni, "Gondhawii" dedikleri kendi icatları olan özgun bir dil yapıları da var denebilir. Bu dil daha çok sesin kendisi üzerinden kurulan bir anlatı. Heceler, çığlıklar, tekrarlardan oluşuyor. Vokal, sanki bir şeyler anlatmıyor, ritüeli yönetiyor. Müziğin doğu-batı dengesi hayranlık verici. Mikrotonal gitarlar, doğu ezgileri, Anadolu rock, Moğol sanxianı (Orta Asya ve Çin - Moğol kültürlerinde kullanılan üç telli, uzun saplı, perdesiz bir telli çalgı. Gövdesi genellikle deri kaplı ve parlak, kuru, ritmik bir tınıya sahip) gibi geleneksel öğelerle harmanlanmış yoğun bir rock enerjisi taşıyorlar. Ruhumuz duymamış, keşfettik falan dedik ama grup, Fransa, İspanya, Portekiz, İsviçre ve İtalya’yı kapsayan 50’den fazla Avrupa konseri vermiş.

TÄKOMĀ’nın en güçlü yanlarından biri de akışı. Parçalar tek tek güçlü ama asıl etki, albüm bütününde ortaya çıkıyor. Gondhawiice bilmiyor olabiliriz ama müzikal anlamda bir konsept albüm gözüyle bakılabilir. Enerji sürekli yükselip alçalıyor. Tam “tamam artık, budur” dediğin anda başka bir ritim kapısı açılıyor. Bu yüzden mümkünse albüm tek seferde, ara vermeden ve bu gibi katmanları olan albümlerde olması gerektiği üzere kulaklıkla dinlenmeli. King Gizzard & The Lizard Wizard’ın özellikle Flying Microtonal Banana albümüyle olan akrabalığı hissediliyor. TÄKOMĀ’nın o albüme nazaran bir miktar garaj kaldığı söylenebilir. Üstelik şarkıları zihinde birbirinden ayırabilme süresi daha uzun bana göre. Ama bu hiç de şikayet edeceğim bir durum değil. Tam tersi, böylelikle albümün ömrü uzuyor, her seansta keşfedilecek başka ritimler, riffler, pencereler, kapılar, bacalar peydah oluyor. Öte yandan Tinariwen, Tamikrest gibi geleneksel Tuareg müziğinden kök alan Kuzey Afrika blues rock'ı "tishoumaren" esinlenmeleri albümü hem çok iyi bir sentez, hem de özgün bir keşif haline getiriyor. Gondhawa'nın bu müziğe Fransızca veya başka bir dil yerine kendi icadı bir dili uygun görmesinin altında yatan motivasyonu bilmiyorum. Belki evrenselliğe, aidiyetsizliğe ya da tam aksine kendi Gondhawa evrenine olan bağlılıklarına, aidiyetlerine yönelik bir reflekstir. Ne olursa olsun kesinlikle orijinal, oryantal, bu tür bir rock janrıyla uyumlu, hatta bazen komik bir lisan duyuyoruz.


Her ne kadar konsept bir albüm görüntüsü verse de TÄKOMĀ şarkıları kendilerini bu konseptten belli oranlarda sıyırabilmiş karakterlere sahip. Zira konsept albümlerde şarkı ismi zikretmek pek kolay değildir. Ama bu albümde yüzeydeki benzerliğin altındaki karakterize olmuşluğa erişmek büyük haz veriyor. Takameyo, desert rock unsurları ve doğu melodileriyle nefis bir açılış yapıyor. Ritmik, hipnotik, sürükleyici, daha ilk dakikası bitmeden belki de albümün tarzını, kalitesini ortaya seren yetkinlikte. Wha Ghena Ghenno, psychedelic garage yönü biraz daha belirgin, enerjik, tempolu bir devamlılıkla ikide iki yapıyor. Sayarha, daha sakin bir şekilde başlayıp sonlara doğru enerjiyi iyice yükseltiyor. Öyle ki aslında Gondhawa'nın kendi çeperleri dahilindeki epik yönünü de gösteriyor. Arka arkaya dinlediğimiz Thuaraï ve Eywa'da Afrika ve Asya ritimlerinin sentezlendiği, dikkatli kulakların Moğol tınıları da sezebileceği egzotik hava dikkat çekiyor. Coşku, tezahürat, öfke ve mutluluğun iç içe geçtiği güçlü bir müzik bu. Mesela Banou Leï'nin hipnotik, gerilimli, mistik halleri geri kalan tüm şarkılara sinmiş. Uzaktan bakıldığında kendini tekrarla suçlanabilir. Ama TÄKOMĀ yakından bakılması gereken bir albüm. Ancak o zaman bunun bir tekrar değil, bütünden kopup hem sadık, hem de bağımsız kalmayı başarmış, kendi yolunu çizmiş parçacıklar olduğu fikrine ikna olabiliyorsunuz.

Hossora ! şahane bir kapanış. Enerjik, saykodelik, kafası hafif kırık, çiğliği ve modernliği aynı kalıba koyabilmiş bir şarkı. Bir veda gibi değil, "acaba tekrar dinlesem mi" ya da "bir sonraki dinlememde acaba başka neler keşfedeceğim" veya "bu iş burada bitmedi" heyecanı taşıyan bir "tekrar görüşeceğiz" şarkısı. Gondhawa genel olarak nakarat peşinde koşan bir grup sayılmaz. Ama nakarat yapınca da iyi yapıyor. Takameyo, Hossora !, Thuaraï, Eywa gibi şarkıların nakaratlarına nakarat demeyip, "uydurma bir dilin doğaçlamaları" olarak bakınca kulağa daha bir hoş geliyor. Gondhawa, “şu türe, şu gruplara benziyor” demenizi de umursamıyor. Mutlaka etnik enstrümanları rock müziğe entegre eden gruplar arasında beğendikleri, ilham aldıkları vardır. Sıklıkla groove tabanlı bir bilinç akışı izliyorlar. Ama eğer müziği bir alan, bir atmosfer, hatta bir trans hali olarak seviyorsanız, bu albüm sizi içine alıyor, yoğuruyor ve bırakmıyor. Doğu ağırlıklı coğrafyalarda gezdiriyor. Anadolu rock müziğinden tuareg çöl blues'una kadar muhtelif baharatlarla marine edilmiş müziğini bilinçli reflekslerle dolaşıma sokuyor. Kendi camiasında pek ses getirdiği, popüler olduğu söylenemez. Ama benim için 2026'nın ilk iki ayı içinde duyduğum en iyi albüm. Bakalım TÄKOMĀ'nın şimdilik koyduğu çıtayı kim aşacak ya da aşacak mi?

1. Takameyo
2. Wha Ghena Ghenno
3. Sayarha
4. Thuaraï
5. Eywa
6. Lastik Mü
7. Olele Koko
8. Dioko Saïko
9. Banou Leï
10. Hossora !

17 Şubat 2026 Salı

Keep Shelly in Athens - V

 
Yunan ambient/dream pop/synthpop ikilisi Keep Shelly in Athens’in 11 şarkılık beşinci uzunçaları V, 16 Ocak 2026 tarihinde yayınlandı. Sanırım önceki dört albümü de dinledim. Ama hiçbir şey hatırlamıyorum. Demek ki bende iz bırakan bir grup olmamış. Belki değişen zamanın getirdiği/götürdüğü bazı dinleme alışkanlıkları buna sebep olmuştur. Zira V gayet eli yüzü düzgün bir albüm. Şimdiye kadarki en iyi albümleri diyemiyorum. Çünkü dediğim gibi diğerleri bende silindi gitti. Az sayıda rastladığım kısa eleştirilerde önceki Keep Shelly in Athens prodüksiyonları göz önünde bulundurulduğunda bu albüm grubun kreatif çizgisini olgunlaştırdığı ve kişisel anlatımını derinleştirdiği yönünde bir genel görüş edindim. Benim şu an duyduğum müzikte olgun bir 80'ler melankolisi ile günümüz dream pop atmosferi arasında paslaşmalar, kucaklaşmalar mevcut. Ölçülü synthler, yumuşak ritimler ve havada süzülen vokaller huzurlu/hüzünlü bir dinleme deneyimi sunuyor. Şarkıların birbiri arasından sivrilebilmesi için zaman gerekmekte. Benim için bu zamanı ayırmaya değer bir albüm V.

Parça isimlerinden ve şarkı sözlerinden hissedilen duygu katmanları, özlem, geçmişle hesaplaşma, sessiz ama derin etki bırakan ayrılıklar ve nostalji üzerine kurulmuş. Bu inşanın müzikle uyumu da aynen bu duygularla ifade edilebilir.  A Flower and A Waterfall ile enstrümantal bir açılış yapan V, tam da bu kapıdan girişi hissettiren çok iyi bir parça. Ardından gelen ve bildiğim kadarıyla albümdeki tek single olan Remember, bundan dolayı albümün radyolara en fit duran bestelerinden biri. Bu "hatırlama", "hafıza", "nostalji" üçlüsü neredeyse bütün lirikleri bir şekilde ele geçirmiş ve müzikler de buna eşlik ediyor. Söz ve müzik ikilisi birbirine çok uyumlu çiftler gibiler adeta. 80'ler hissiyatı çok ama en fazla duyulduğu şarkılar A Flower and A Waterfall ve Knotty Eyes bence. Those Quiet Goodbyes, albümün en kısa parçalarından biri olmasına rağmen belli bir duygusal ağırlığa sahip. Better Said ve Lonely Times'da ise shoegaze kıyısından dönmüşlük sezdim ki, bu bir şeylerin sınırından dönme işini albüm geneline vurursak, V epik bir pop albümü olmanın sınırından dönmüş diyebiliriz. İster güçleri yetmemiş olsun, isterse bunu tercih etmemiş olsun, Keep Shelly in Athens olgun, mütevazi, dürüst bir pop yapmış.

1. A Flower and A Waterfall
2. Remember
3. Wry
4. Better Said
5. Lonely Times
6. Queen of the Ashes
7. Those Quiet Goodbyes
8. So Far Away
9. Silvia
10. Knotty Eyes
11. Melodious Day

8 Şubat 2026 Pazar

Lykke Li - Wounded Rhymes


Lykke Li Timotei Zachrisson, ya da bilinen adıyla Lykke Li, İsveç'ten dünyaya açılmış bir alternatif pop esintisi. 2008'de çıkan Youth Novels adlı ilk albümüyle duymayanın kalmadığı, kaldıysa da ikinci albümü Wounded Rhymes ile artık duyarlar diye ümit ettiğimiz bir güzellik. Babası Johan Zachrisson'un Dag Vag ve Ojj! 600 adlı rock gruplarında çalmışlığı var. Aynı zamanda Zilverzurfarn diye sevgi poleni bir takma adla yaptığı dört solo albümü bulunmakta. Öte yandan annesi Kärsti Stiege de İsveçli kızlardan kurulu bir punk grubu olan Tant Strul'da 1979-81 yılları arasında vokal cazgırlığı yapmış. Şimdi tutup bu kızın muhasebeci olmasını bekleyemezsiniz. Küçük Lykke Li 19 yaşına kadar leyleği havada görmekle kalmayıp, onu havada kaydederek boş zamanlarında izlemişçesine Lizbon, Fas, Hindistan, New York gezmiş durmuş. Çok gezenin çok müzik dinlediği resmi kayıtlarda rivayet olunmamıştır ama bunu anlamamak için meşe odunu olmak gerek sanırım.

Müziğe atılımı ise 2007'de Little Bit adını verdiği çok beğenilen üç şarkılık EP ile olmuş. Debut albüm Youth Novels haklı olarak yepyeni ve tertemiz bir sesin, piyasa normlarını sallamayan, fakat uyuzca deneysellikler peşine de takılmadan kulakların ısınabileceği 14 güzel şarkıya evsahipliği yapmış. Yalnız bu imzayı tek başına değil, İsveç indie pop sahnesinin tanınmış simaları Peter Bjorn & John grubunun Bjorn olanı, yani Björn Yttling'in azımsanmayacak yardımlarıyla atmış. Yttling, Lykke Li albümlerinin yapımcılığını üstlendiği gibi, şarkıları da onunla birlikte yazmış. Youth Novels'dan çıkan I'm Good, I'm Gone, Breaking It Up, Tonight 45'likleri ve çıkmayan diğerleriyle sevimli olduğu kadar olgun bir müziğin ayak seslerini duyurmuştu. Wounded Rhymes ise o ayak seslerinin sahibiyle aramızda yabancılığın kalmadığının, buna rağmen gizem unsurunun hâlâ ilk albüm kadar hissedildiği çok yerinde bir ikinci adım.


Wounded Rhymes'da yer bulmuş 10 şarkı yine ağırlıklı olarak Li/Yttling etiketi taşıyor. Ancak bu defa 6 şarkıda bu ikiliye eşlik eden bir başka isim daha var. O da bugüne kadar çalıştığı isimler arasında Madonna, Dido, Nelly Furtado, Cee-Lo Green, Sia, Santana, Sinéad O'Connor, Texas, Stevie Nicks, Yusuf Islam (Cat Stevens), Tupac Shakur, Cher gibilerinin bulunduğu, multi enstrümantalist şarkı yazarı/yapımcı Rick Nowels... Her müziğe başlayan insanın karşısına çıkmasını isteyeceği bu başı kalabalık insan Lykke Li ile nasıl nerede karşılaştı bilinmez. Ama adamın iyi sesten ve gelecek vaatlerinden anladığı, şarkıcı sarrafı olduğu belli ki o da Li fırsatını kaçırmak istememiş.

Youth Novels'da gençliğin türlü hallerine yerinde dokunuşlar yapan Li, yeni albümünün ilk şarkısı Youth Knows No Pain ile bu tavrını sürdürüyor. Şarkının enerjisi hem çağdaş bir pop, hem de 60'lar duyarlılığı taşımakta. Devamındaki I Follow Rivers, el çırpışların eşlik ettiği tatlı mı tatlı dans hissiyatlarını akılda kalıcı nakaratı ile pekiştirmekten geri durmuyor. Unrequited Love, yine 60'lar geleneklerini ön ve geri vokallerle sağlama alarak nostaljik bir hüzün dalgası yaratıyor. Derken edepsizliği karizmasından yenmeyen taş gibi bir blues pop denemesi Get Some, aynı karizmaya ve taş olma haline sahip Rich Kids Blues, dipten 80'ler hüznü enjekte eden Sadness Is A Blessing, albümün beş dakikanın üzerindeki iki hüzün yumağı I Know Places ve Silent My Song ve daha bir sürü afili cümle kurduracak kadar ilham verici söz, parça, bölüm, nakarat, geçişten oluşan kaliteli şarkılar etrafınızı kuşatıyor.

Lykke Li, M.I.A., Santigold, Miss Li gibi kızlar, biraz büyük ablaları Imogen Heap, Beth Orton, Emilíana Torrini, Goldfrapp, Feist ve Sia gibilerinin yolunda emin adımlarla ilerliyorlar ve her geçen albüm biraz daha büyüyüyorlar. Daha ilk iki albümüyle parlak şarkıların bir battaniyeye sarıp çay vermek isteği uyandıran pamuk sesli şarkıcılarından biri olması, üstelik sesini verdiği şarkıların da öyle hafife alınmayacak nitelikte yıllara meydan okuyacak sağlam temellere sahip olması Lykke Li'nin değerini kat kat arttırıyor. O veya biz hayatta kalırsak ve kendisinin "olgunluk dönemi" tabir edilen albümlerini dinleme şansı yakalarsak, o albümlerle bunlar arasındaki 7 farkı nasıl bulacağız çok merak ediyorum.

1. Youth Knows No Pain
2. I Follow Rivers
3. Love Out Of Lust
4. Unrequited Love
5. Get Some
6. Rich Kids Blues
7. Sadness Is A Blessing
8. I Know Places
9. Jerome
10. Silent My Song

31 Ocak 2026 Cumartesi

Issız Ada Radyosu Arşivi (Ocak 2026)

Brother Jon - A Friend to All
Yıl: 2026 ABD
Tür: Folk, Instrumental
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Duke Street"
Eigenstate Zero - Shape of God Thought of Sun
Yıl: 2025 İsveç
Tür: Progressive Death Metal, Avant-Garde Metal
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Trope Controller"
PVA - No More Like This
Yıl: 2026 İngiltere
Tür: Alternative Dance, EBM, Darkwave
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Enough"


Sassy 009 - Dreamer+
Yıl: 2026 Norveç
Tür: Alt. Pop, Alternative Dance, Trip Hop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Butterflies"

Kula Shaker - Wormslayer
Yıl: 2026 İngiltere
Tür: Britpop, Psychedelic Rock, Neo-Psychedelia
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Wormslayer"
The Stripp - Life Imitates Art
Yıl: 2026 Avustralya
Tür: Garage Rock, Punk
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Gotta Go"
Boney M. - The Best of 10 Years
Yıl: 1986 Almanya
Tür: Funk, Soul, Euro-Disco
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Ma Baker"
Dirty Sound Magnet - Me and My Shadow
Yıl: 2026 İsviçre
Tür: Psychedelic Rock, Stoner Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Dead Inside"
Radium Dolls - Wound Up
Yıl: 2026 Avustralya
Tür: Alternative Rock
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Scorching Heat"
Whitelands - Sunlight Echoes
Yıl: 2026 İngiltere
Tür: Alternative Rock, Dream Pop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Heat of the Summer"


Enshine - Elevation
Yıl: 2026 İsveç
Tür: Melodic Death Metal
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Shimmering"


Summer of Hate - Blood and Honey
Yıl: 2026 Portekiz
Tür: Psychedelic Rock, Shoegaze
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Além"
Random Lab - The Geometry of Coincidence
Yıl: 2026 ABD
Tür: Downtempo, Trip-Hop, Electronic
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "The Best Life of Your Day"

The Toms - Sound Bytes
Yıl: 2025 ABD
Tür: Power Pop, Pop Rock
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "SOUND BYTES"
YĪN YĪN - Yatta!
Yıl: 2026 Hollanda
Tür: Neo-Psychedelia, Funk, World
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "In Search of Yang"
Fantome - It All Makes Sense
Yıl: 2014 Almanya
Tür: Industrial Rock, Post-Punk
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Song for God"
SEPALOT - closer
Yıl: 2026 Almanya
Tür: Soul, Hip-Hop, Trip Hop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "my own way (feat. lla J)
Stabbing - Eon of Obscenity
Yıl: 2026 ABD
Tür: Brutal Death Metal
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Reborn to Kill Once More"

Silver Halos - Silver Halos
Yıl: 2026 ABD
Tür: Shoegaze, Dream Pop
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "See"


Imarhan - Essam
Yıl: 2026 Cezayir
Tür: Tishoumaren, Desert Rock, World
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Azaman Amoutay"

26 Ocak 2026 Pazartesi

Eigenstate Zero - A Thousand Blind Windows

 
Kendine Igorrr diyen Gautier Serre, kendine Devin Townsend diyen Devin Townsend ve şimdi de kendine Eigenstate Zero diyen bir başka multi enstrümantalist Christian Ludvigsson... Bu üç kişinin ortak özelliği metal müziği olduğu gibi kabul etmek yerine onu değiştirmek, dönüştürmek, destinasyonu belirsiz bir yolculuğa çevirmek. Devin Townsend'i zaten tanıyordum. Ama şu son iki ay içinde önce Igorrr, şimdi de Eigenstate Zero sayesinde metal müziğin hazırda algılandığı şeylerin ötesinde heyecan verici bir sanat formu olduğuna daha fazla ikna oluyorum. Hazırda algılandığı şeylerden de gayet memnunum. Fakat böylesi yenilik peşinde koşarken ulaşılan olağanüstü sonuçlar beni benden alıyor. Progressive death metal, avant-garde metal denince akla kimler, hangi albümler gelir pek bilmem. Neticede her albüm ancak size hissettirdiği kadardır. A Thousand Blind Windows, Ludvigsson'un 5. albümüymüş. Bana hissettirdiği ilk şey, bu işin burada kalmayacağı, bu albümü anlamak, sindirmek için önünüzde uzun bir yolculuk olduğuydu.

Eigenstate Zero müziğini “şarkı yazmak”tan ziyade “bir bilinç durumu inşa etmek” olarak görmek lazım. Sertliğin, hatta zaman zaman rahatsız eden bir atmosferin bilinç akışı diye de okunabilir. A Thousand Blind Windows'un en güçlü tarafı atmosfer ve yapı kurulumu. Parçalar hızlı tatmin peşinde değil. Tam tersi yavaş yavaş örülen, katmanlanan ve dinleyiciden dikkat talep eden bir mimariye sahip. Gitarlar hem power metal'e bakan tarzda melodik, hem de boğucu distortion’larıyla kaotik. Ludvigsson şarkıları birer riff toplamı olmaktan çıkarıp tek parça bir ses kütlesine dönüştürüyor. Bu yaklaşım, post-metal ve deneysel technical death metal çizgisine yakın dururken, progresif bir anlatı disiplininden hiç vazgeçmiyor. Parçalar, parçaların içinden çıkan parçalar yer yer matruşka bebekleri hatırlatırken, hiperaktif bir zihinden çıkmış olduklarını haykırıyorlar sanki. Ludvigsson'un hiperaktif bir birey olduğuna yemin edebilir ama ispatlayamayız muhtemelen. Onun vokal kullanımı da daha çok bir enstrüman gibi. Çok güçlü, öfkeli, karizmatik. Sözlerin anlaşılmazlığı bir eksik değil, zaten death metal mayasında bulunan bilinçli bir tercih olsa gerek.

Parçalar, kendilerine ait belli alanlar yaratmıyor. Ara geçişlere, kasıtlı olarak yarım bırakılmış akslara, sürpriz eslere sahipler. Gerilim hep pusuda. 20 kez de dinleseniz, sonra size rastgele bir şarkının rastgele bir dakikasını dinletseler hangi şarkı olduğunu anlamazsınız. Bu da A Thousand Blind Windows’u tek tek şarkılarla değil, baştan sona dinlenmesi gereken bir albüm haline getiriyor. Her dinleyişte ilk defa dinliyormuş duygusu yani. Adam hiçbir şekilde durup soluklanmıyor. Her şarkının her dakikasında anlatacak önemli bir şeyleri varmış gibi sürekli arayış içinde. 19 dakikalık kapanış "şarkısı" Mockingbird, tek başına bir albümlük malzeme barındırıyor mesela. A Thousand Blind Windows, kolay tüketilen, playlist dostu bir albüm değil. Sabır istiyor, dikkat istiyor ve karşılığında dinleyicisine net cevaplar değil, sorular veriyor. Eigenstate Zero, bu albümle tür sınırlarını zorlamaktan çok, algının kendisini sorgulayan bir iş ortaya koymuş. Karanlık, yoğun ve bilinçli şekilde mesafeli. İşte tam da bu yüzden etkileyici.

1. A Thousand Blind Windows
2. The Golden Dawn
3. Obsidian
4. Hollowheart
5. Moloch!
6. Mr Illuminati
7. Darkroom Dread
8. Mockingbird

13 Ocak 2026 Salı

Igorrr - Amen

 
Fransız multi-enstrümantalist Gautier Serre, 20 yıldır Igorrr adıyla müzik yapıyor ve ben ilk kez duyuyorum. Her yere yetişmemiz mümkün değil elbette. Belki bir yerlerde yolumuz kesişecek gibi olmuştur, ben de "experimental" kelimesini görünce hızla olay yerinden uzaklaşmışımdır. Bu süre zarfında beş adet stüdyo albümü çıkarmış. Kendisini son albüm Amen ile tanımak nasip oldu. 2025'in son günlerinde duyup, yılın en iyilerinden biri olduğunu anladığımız albümleri seviyorum. Aslında Amen kağıt üstünde pek de sevebileceğim bir albüm değil gibi duruyordu. Avant-Garde metal, experimental, breakcore, barok, trip hop, death metal gibi çok acayip bir karışımı idare etmek kolay iş değil. Meğer Serre bunu 20 senedir yapıyormuş. Ancak Amen'e yetişebildim. Öncesini bilmiyorum ama Amen'de gördüğüm kadarıyla bu karışım ustalık seviyesinde. Daha önce duymadığım bir karışımın ustalık seviyesinde olduğunu anlayabilme ya da yorumlayabilme cüretim dinleyici tecrübelerimle sınırlı. Amen şahane bir albüm. Bunu anlamak için uzman olmaya gerek yok. Gautier Serre'nin gitar, her türlü synth, perküsyon, cowbell (tuhaf bir vurmalı çalgı), saw (bildiğin el testeresi), anvil (bir başka tuhaf vurmalı) elektronik davul, flüt, piyano ve temassız enstrüman theremin çaldığı, dört kişilik grubunun ve bir dolu yardımcı müzisyenin çeşitli şarkılara katkı sağladığı albüm uçuyor, kaçıyor, aynı zamanda çok da iyi konuyor.

Fransa'nın avangart, progressive, death metal'e çok çarpıcı örnekler verdiği bir gerçek. Naïve ve Lazuli ilk aklıma gelenler. Ama Igorrr tarz olarak onlardan farklı. Muadil olarak belki Kanadalı Devin Townsend'i gösterebiliriz. Onda da benzer bir delilik mevcut. Lakin Serre bana bir parça daha yenilikçi ya da deneysel hiperaktiflikte göründü. Tabii yenilikten tam olarak ne anladığımıza bağlı bir durum bu. Her iki isimde de metal müziğe yönelik güçlü bir tutku, progresif bir arayış, epik fikirleri sakız etmeden tasarımlarına ekleyen cool bir tavır söz konusu. İlk üç şarkı, birbirlerinden bazı detaylarla ayrılan, yine de ortak bir zihnin ürünü olduğunu belli eden katmanlara sahip. Progresif düsturlar gereği bir hızlanan, bir yavaşlayan, bir sertleşen, bir yumuşayan, ses efektleri, drum machine ve yaylı tasarımları, teknik death metal'e, industrial metal'e kur yapan cüretkar hamleleriyle Igorrr dört dörtlük bir proje. Yine de hep bu tonda yürüse belki bir yerden sonra sıkabilir, yorabilirdi. O yüzden ADHD ve Ancient Sun gibi iki şahane şarkıyla elektro-industrial, post-industrial, hatta alternatif pop sularında görüyoruz kendisini. Albüme ferahlık, farklılık, canlılık katan bu şarkıların sağaltıcı etkisi, klas bir denge de kuruyor. İlk üç şarkının yoğunluğuna sahip Dinleyici açısından Infestis, Pure Disproportionate Black and White Nihilism ve Silence'a tekrar dönüş bu yüzden çok zorlayıcı olmuyor. Hatta bu saydığım son iki şarkı arasına bir buçuk dakikalık akustik Étude n°120 konmuş ki dinleyici bunalmasın.

Amen'in iki önemli konuğu var. Mustard Mucous adlı çılgın parçanın trash metal ile dirsek teması kurmasının sebebi, artık bir nostaljiye dönüşmüş Anthrax grubunun gitaristi Scott Ian'ın misafirliği. Bildiğim kadarıyla Anthrax'ın damga vurduğu 80'lerin ikinci yarısında bile başka yan projelere, yeniliklere açık bir insandı kendisi. Hazır Scott Ian demişken, evli olduğu Pearl'ün çok beğendiğim Little Immaculate White Fox adlı ilk albümünün üzerinden 15 sene geçmiş. Aynı zamanda Meat Loaf'un kızı olan Pearl, 2010'un en iyi hard rock albümlerinden birine imza attıktan sonra bir daha ses vermedi ne yazık ki. Amen'in bir diğer misafiri de, sadece 94-95 yılları arasında Faith No More'da çaldığını öğrendiğim, onun haricinde bir sürü adı sanı duyulmamış grupta mesai harcamış gitarist Trey Spruance. Bence albümün en iyi şarkılarından biri olan Blastbeat Falafel'de yer alan Spruance'ın hınzır gitarı, şarkının kara komedi havasına ustalıkla sızmış. Spruance ve Scott Ian'ın kesişme noktası ise, pek sevmediğim deneysel avangart rock grubu Mr. Bungle. Aslında Gautier Serre'nin onlarla temas kurup albümüne davet etmesi de pek şaşırtmaz. Sonuçta hepsi de metal formuna yenilikler katma peşinde insanlar. Serre önceki albümlerde onlarla yine çalıştı mı ya da başka kimlerle çalıştı merak ediyorum doğrusu. En kısa zamanda Igorrr evrenine iyice bir bakmak lazım. Zira Amen'e bakınca geçmişte nice madenlerin saklı olabileceği hissi oluştu.

1. Daemoni
2. Headbutt
3. Limbo
4. Blastbeat Falafel (feat. Trey Spruance)
5. ADHD
6. 2020
7. Mustard Mucous (feat. Scott Ian)
8. Infestis
9. Ancient Sun
10. Pure Disproportionate Black and White Nihilism
11. Étude n°120
12. Silence

5 Ocak 2026 Pazartesi

Yılın Albümleri (2025)

 

1. Arc de Soleil - Lumin Rain

2. Sababa 5 - Nadir

3. Floating - Hesitating Lights


4. Şatellites - Aylar
5. Daniel Ögren - Pine
6. Psychedelic Porn Crumpets - Carpe Diem, Moonman
7. Orbit Culture - Death Above Life
8. Igorrr - Amen
9. S H I R A N & Bakal - Electro Baghdad
10. SG Lewis - Anemoia
11. Morgan James – Soul Remains the Same
12. Emperor Niño - Sedimentary Blues
13. Daniel Pemberton - The Bad Guys 2
14. Matt Berry - Heard Noises
15. Noura Mint Seymali - Yenbett
16. The Bongolian - Indian Summer of Love
17. Big Wreck - The Rest Of The Story
18. The Budos Band - VII
19. Ouzo Bazooka - Kapaim
20. Turnstile - Never Enough
21. Islandman - Island5
22. Eje Eje - Primordial Soup
23. AY YOLA - Ural Batyr
24. Sanguisugabogg - Hideous Aftermath
25. Yasmine Hamdan - I remember I forget بنسى وبتذكر
26. Derya Yıldırım & Grup Şimşek - Yarın Yoksa
27. Jimmy Barnes - Defiant
28. The Bronx Teleport Company - The Uprising
29. Nusantara Beat - Nusantara Beat
30. BAB EL WEST - Amane
31. Emma Elisabeth - A Sudden Break In The Clouds
32. Big Thief - Double Infinity
33. Orchestra Gold - Dakan
34. The Raveonettes - Pe'ahi II
35. Adwaith - Solas
36. Naxatras - V
37. Chitra - You Can See It When It's Dark
38. Kara Delik - Kara Delik
39. Romano - Güle Güle
40. Toumani Diabaté, -M- & Fatoumata Diawara - Lamomali Totem
41. Fly By Midnight - The Fastest Times Of Our Lives
42. Lord Huron - The Cosmic Selector Vol. 1
43. Mokhtar - Mokhtar Airlines
44. Darling West - Woods
45. Lowswimmer - Godspeed, Fantasy
46. Перемотка [Peremotka] - Зелёный луч
47. WITCH - SOGOLO
48. Coroner - Dissonance Theory
49. Hatchie - Liquorice
50. Pabst - This Is Normal Now


51. Kombynat Robotron - AANK
52. Fobos Hailey - Bulletproof
53. Mogwai - The Bombing Of Pan Am 103
54. Sadu - PROBLEEMID PARADIISIS
55. Tom Meighan - Roadrunner
56. Zangoma - Faka Mulilo
57. Bloodred Hourglass - We Should Be Buried Like This
58. In Mourning - The Immortal
59. Nova Twins - Parasites & Butterflies
60. Wizards Of Osgoode - Make Do Breathe Mind
61. Fusion Funk Foundation - When You Feel This Funk
62. Myagi - The World Of Tomorrow
63. Mogli - Paradox
64. Never Plenty - Never Plenty
65. Shake Some Action! - Top Gear
66. Calibro 35 - Exploration
67. The Young Gods - Appear Disappear
68. Swim School - Swim School
69. The Halo Effect - March of the Unheard
70. This Is Wreckage - Transaction / Service
71. Sun Cult - Sun Language
72. James and The Cold Gun - Face in the Mirror
73. Zålomon Grass - Trouble in Time
74. Helloween - Giants & Monsters
75. The Hives - The Hives Forever Forever The Hives
76. Thee Coronados - Thee Coronados
77. Sinners OST
78. Los Straitjackets - Somos Los Straitjackets
79. Sally Shapiro - Ready To Live A Lie
80. Nick Lawyer & UFO9 - Landing
81. Twen - Fate Euphoric
82. Bajoperro Bondi - Nébula
83. SNAKES SNAKES SNAKES - Syk
84. crushed - No Scope
85. Velvet Moon - Endless War In The Summer
86. Hundredth - Faded Splendor
87. Frankie and The Witch Fingers - Trash Classic
88. Goblyns - Three Sisters
89. M83 - A Necessary Escape
90. Bloodywood - Nu Delhi
91. Erja Lyytinen - Smell The Roses
92. Moonchild Sanelly - Full Moon
93. The Sure Fire Soul Ensemble - Gemini
94. Ida Maria - Seven Deadly Sins + 3
95. Johnny Tupolev - The Best Unknown
96. Future Pop - BLOWOUT - Electrifying Rock
97.Sabhankra - Nocturnal Elegies
98. Blaue Blume - Regnvåde sale
99. Wretched Path - Sea Of Death
100. Bamby - MUSE