Helicon, 2008'de Güney Lanakshire/İngiltere'de kurulmuş beş kişilik (bazen bu sayı artabiliyormuş) psychedelic rock, neo-psychedelia grubu. Dört albümleri var. San Francisco/ABD'li Al Lover ise yine psychedelic rock, neo-psychedelia, electronic, hip-hop takılan bir başka müzisyen. Onun da 20'den fazla albümü var. Her iki ismi de hayatımda ilk kez duydum. Birbirlerini nasıl buldukları bilgisi bende yok ama bir şekilde Helicon ve Lover arasında transatlantik çevrimiçi demo alışverişi başlamış. 20'den fazla demo internet üzerinden gönderildikten ve bazıları elendikten sonra Helicon grubu stüdyoya girip temel kayıtları yapmış. Lover da onlara katılarak davul makinesi, synthesizer ve sampler'larla sihrini göstermiş. Her iki taraf da bu ortaklıktan çok memnun kalıp birbirlerini ve ortaya çıkan müziği öven demeçler vermişler. Övülecek kadar da varlar. Helicon & Al Lover, Helicon'un kendine özgü saykodelik tarzını Al Lover'ın türler arası elektronik müziğiyle birleştirerek, hipnotik, yaratıcı, canlandırıcı, biraz da gizemli bir sound elde ediyorlar. Böyle ilginç ortaklikları seviyoruz. Pandemi zamanı da şartlar gereği böyle birkaç albüm çıkmıştı. Glasgow'daki Castle Of Doom Stüdyolarında Tony Doogan (Mogwai, The Jesus & Mary Chain) tarafından prodüksiyonu yapılan Arise, trip-hop break'lerini, derin bas seslerini ve dub dokularını katmanlayarak rock ile buluşturan nefis bir albüm. Daha şimdiden 2026'nın en iyi albümlerinden biri olarak aldım, kabul ettim.
Helicon ve Al Lover'ı kendi albümleriyle hiç dinlemedim. Ama sanki bir DJ olarak Lover bir tık baskın gelmiş gibi göründü. Özellikle Arise'ın ritim altyapısı trip hop, hip-hop çeşnileriyle güçlendirilmiş. Ama buradan başka anlamlar çıkmasın. Helicon'un bilmediğim rock stiliyle birleştiğinde ortaya kimi zaman post-rock, kimi zaman shoegaze numuneler çıkmış. Arise ve Backbreaker gibi çok iyi iki şarkıyla müthiş bir açılış yapan grup, ne saykodelik, ne elektronik, hem saykodelik, hem elektronik tarzıyla beni hemen etki alanına aldı. Tabula Rasa gelince daha üç şarkıda albüme bağlandım ve yolculuğun keyfini çıkarmaya baktım. Not A Thought işin shoegaze'e kayan kısmını çok yerinde betimliyor. Ama öyle bir Adjust The Dosage var ki, hem saykodelik, hem elektronik, hem epik, hem sinematik bir sekilde albümün tam orta yerinde anıt gibi duruyor. Goodbye Cool World'ü de kapanış olarak beğendim. Bu birlikteliği benzetecek o kadar çok şey varken aklıma ilk elden The Besnard Lakes'in gelmesini hiç beklemiyordum. Bazı anlarıyla The American Dollar titreşimleri de almak mümkün. Tabii bu iki grubun genel tarzlarından değil, bazı parçalarından izler bulunabilir. Sonuç olarak Helicon ve Al Lover ortaklığı bir çok yönden verimli, tutkulu, ağırbaşlı, özenli, kaliteli ve güçlü sıfatlarını sonuna kadar hak ediyor. İki kez dinledim, üçüncüyü de iple çekiyorum. Ayrıca bu ortaklıktan önce neler yaptıklarını da merak ediyorum.
1. Arise
2. Backbreaker
3. Tabula Rasa
4. Not a Thought
5. It Won't Stop
6. Adjust the Dosage
7. We Don't Belong
8. Midnight Mass
9. Goodbye Cool World

