8 Şubat 2017 Çarşamba

Louise Burns - Young Mopes


2000'lerin başında Kanadalı dört kızdan kurulu pop rock grubu Lillix'te bas çalmış, birlikte üç albüm yapmış, 2011'de solo çalışmalara yönelmiş Louise Burns, 2017 Şubat ayında çıkardığı Young Mopes ile kendi kariyerinin üçüncü albümüne sahip olmuş, pek kimsenin bilmediğini düşündüğüm bir müzisyen. Öyle ki, zamanında Mellow Drama (2011) ve The Midnight Mass (2013) albümlerini dinlediğimi fark edene kadar ben bile bilmiyordum. Tabii aklımda hiç yer etmemiş bu iki albümün üzerinden hızlıca tekrar geçtiğimde (Young Mopes hatırına) neden aklımda yer etmediklerini bir kez daha anlamış oldum. Zaten Young Mopes'u da onun üçüncü albümü olarak dinlemedim. Yeni çıkmış bir indie müzisyenin ilk albümü deseler hemen inanırdım. Çünkü Louise Burns diye biri yoktu benim için. Ta ki çok kaliteli bir indie pop (bazen de rock) albümü olarak bir gün çıkıp gelen Young Mopes'a kadar. Kısacası, bu albümle unuttuğum birini hatırlamadım, adeta benim için yeniden doğdu. Aslında böyle afili laflardan ziyade daha mütevazi övgüler duymayı hak eden bir albüm Young Mopes. Bir köşede unutulup gidecek belki. Ama bana göre daha ikinci ayında 2017'nin en iyilerinden biri bana göre.

Açılışı yapan Who's The Madman, bana nedense direk yaz mevsiminin huzur dolu şezlong tembelliklerini anımsattı. Ama böyle söyleyerek onu basitleştirmiyorum. (Zaten tembellik, indirgeme yöntemi olarak kullanılmayacak kadar yüce bir duygudur benim için.) Tam tersi, o yaz huzurunun rüyamsı atmosferinden ve o atmosferden çıkıp gerçek dünyaya dönüşün hüznünden izler taşıyan enfes bir şarkı olduğunu söylemeye çalışıyorum. Pharaoh, Storms, Dig gibi albümün kalite çıtasını yükselten şarkılar, indie pop ve indie rock karması nasıl olmalıdır sorusuna kendi tevazularıyla alternatif cevaplar verebiliyorlar. Kısaca pop rock olarak da telaffuz edilebilecek iken, kısaca telaffuz edilmek istemiyorlar sanki. Louise Burns bu karışım arasına kesin çizgiler koymamayı tercih ediyor. Singer/songwriter karakteristiği olarak isteyen istediği şekilde görsün diye. Ben de nasıl gördüysem öyle seviyorum kendisini ve şarkılarını.

Fakat Burns bununla yetinmiyor. Who's The Madman ile birlikte Moonlight Shadow ve albüme adını veren Young Mopes ile biraz daha fazla hissedilen 80'ler synth ruhunu bu indie lezzetiyle karıştırmak suretiyle gözümde biraz daha büyüyor. Hatta Strange Weather'ın karizmatik western dokunuşlarıyla alt. country / folk rock sularında da rahatlıkla kulaç atabileceğini gösteriyor. Bazen bu tür şarkıları "outlaw country" olarak da tanımlayabiliyorlar. Strange Weather için de böyle deseler bayılırım. Demeseler de ben onu öyle görmekten memnunum. Albümle ilgili tek negatif eleştirim, kapanışta yer verilen Downtown Lights'ın vasatlığı olabilir. Şarkı gerçekten vasat mı, yoksa böyle iyi bir albümün kapanışını layığıyla yapamadığı için öyle mi görünüyor tam bilemedim. Onu çıkardığımızda 8. şarkı Young Mopes ile şık bir final yapılabilirmiş. Onun dışında tek bir nota bile eklenmemesi gereken, tam kararında, tam kıvamında bir albüm Young Mopes.

1. Who's the Madman
2. Pharaoh
3. Storms
4. Moonlight Shadow
5. Hysteria
6. Dig
7. Strange Weather
8. Young Mopes
9. Downtown Lights

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder