8 Mart 2020 Pazar

Jungle Fire - Tropicoso


Rutin download devriyem esnasında rastladığım Jungle Fire grubunun kendi adını taşıyan albümünün künyesinde afro-funk yazdığını görünce hiç tereddüt etmedim. Zira bu enfes müziğin bünyeme iyi gelen özelliklerini saymaya kalksam Afrika'ya yol olur. Nitekim yanıltmadı ve yılın en iyi funk albümlerinden birini dinlemiş oldum. Bunun geldiği yerde başka var mı diye baktığımda Tropicoso (2014) ve Jambu (2017) adında iki şahane albüm daha buldum. Grubun duyulmasına az da olsa katkım olsun diye birini seçmek istediğimde ise fazla düşünmeden ilk albümleri Tropicoso'yu seçtim. Belli bir nedeni var mı, yok mu diye kendime sorduğumda, diğer iki albümden bir tık daha lezzetli geldiğini fark ettim. Afro-funk'a dair çok şey barındırması yanında, latin funk ve blaxploitation esintileri de yoğun olarak duyuluyor. Sevgili Gloria Estefan'ın "Come on, shake your body baby, do the conga / I know you can't control yourself any longer" tadı da, bir Pam Grier filminin jenerik müziği tadı da almak mümkün. Deep funk türünün kıvraklığını "afro" prensiplere hapsetmeden kendine özgür oyun alanları yaratan, çok fazla da dağılmayıp kafa karıştırmayan enfes şarkılar üretiyorlar.

Fotoğraflarında 10 kişi saydığım Jungle Fire, bu kalabalığı sosyete pazarına döndürmeden, doğru yer ve zamanı iyi bilen müzisyenlerin birbirlerini koruyup kolladıkları bir grup. Tropicoso, vokal duymaktan sıkılan, kendini kaliteli enstrümantal funk müziğin kollarına bırakmak isteyen funksterlar için süper bir seçenek. La Mano adlı 44 saniyelik interlude sayılmazsa toplam 10 şarkının 10'unda da boş yok. Bir dakikalık perküsyon hüzmesi Rompecuero ile açılan albüm, sanki bir 70'ler polisiye filminin açılış jeneriğini andıran sinematik Comencemos (Let's Start) adlı şarkıyla motoru çalıştırıyor. Özellikle sırf Tokuta, Firewalker ve Culebro üçlüsünün inanılmaz funk enerjisi bile albümü dinlemek için önemli bir sebep. Ortak yanları, şarkının büyük bölümünü yürüten kıvrak gitar melodilerinin üstüne funk ustalıklarını profesyonelce serpiştirmeleri. O melodiler şarkı boyunca tekrar ederken bas, davul ve şarkıyı bu tekrardan dolayı monotonlaştırmaktan kurtaran sirkülasyon halindeki nefesliler kendi işlerini görüyorlar. Yani şarkının vokal görevini nefesliler üstleniyor ve harika şarkılar söylüyorlar. Albüme adını veren Tropicoso'da bu durum adeta düet vokallere dönüşüyor. Şarkının westerne çalan tropik funk dokusu muhteşem.

Kazdıkça maden çıkan albüm, Village Hustle adında afro-latin bir diskodan fırlamış gibi duran fıkır fıkır bir şarkıyla sürüyor. Şarkı boyunca tepemizde dönüp duran disko topunun zaten hastasıyız. Oturma odası, sokak, araba artık neredeysek orası bir anda rengarek yanıp sönen ışıklarla bezeli bir dans pistine dönüşüyor. Bir başka tropik deep funk güzellik olan Chalupa'nın artık neresini öveceğimi bilemiyorum. Funky James Bond introsu gibi başlayıp psychedelic reggae moduna giren, bir yanıyla da yine western sıcağını ensemizde hissettiren Snake Pit, albümün bir başka güzelliği. Albüm kapanışını ise bir cover yapıyor. Kübalı ünlü latin funk, salsa, bolero, marangue ustası Luis Santí'nin 1975 tarihli El Bigote albümünün kapanışında yer alan Los Feligreses adlı bu cover, orijinalini bilmesem de sanki orijinal bir Jungle Fire parçası gibi albümün mükemmelliğine cuk oturuyor. Albüm bitince diğer iki Jungle Fire albümüne tekrar döndüğümde Tropicoso'nun füzyon zenginliğinin daha öne çıktığını fark ediyorum. Yani hiçbir şarkı bütünüyle bir funk, latin jazz, reggae değil. Hepsi birbirinin içinde erimiş, birbiriyle paslaşan, birbirini besleyen nitelikte. Bir türü alternatif sınıfına koyan, orada pişirip olgunlaştıran tavır da tam olarak bu.

1. Rompecuero (Intro)
2. Comencemos (Let's Start)
3. Tokuta
4. Firewalker
5. Tropicoso
6. Culebro
7. La Mano (Interlude)
8. Village Hustle
9. Chalupa
10. Snake Pit
11. Los Feligreses

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder