14 Mayıs 2009 Perşembe

Charlie Winston - Hobo



Yılsonu en iyiler seçimlerine bakıp da bir şey sandığınız, dinledikten sonra bir temiz sövdüğünüz albüm de çoktur hani. Bu sınıfa aldığınız albümlerin çoğunda deneysel ruhsuzluk hakimdir size göre. O nedir diyorsanız, iş olsun diye entelektüel cazırtılardan, post modern elektro sentezlerden veya “ne kadar anlaşılmaz, o kadar kültürlü” şarkı(!)lardan oluşturulmuş gavur eziyetleri derim. İçinde “şarkı” olan albümleri seviyorum. Kulağa deneysel ses yığınları olarak gelen, melodisiz, dilsiz, kulaksız şeyler bana göre değil. Kendine, albümüne, şarkılarına (lafta) karizmatik isimler uydurup, pop-art basın fotoları çektirip, indie veya deneysel yaftasıyla ortada dolaşan bu insanlar başka bir gayretin meyveleri bana kalırsa. Hani artık yazacak şarkı kalmadı da farklı birşeyler deneme uğruna böyle arayışlara girildi dense, arayış dediğin müzik değil de ses ise bir nebze anlaşılır. Ulan kötü olsun, ama şarkı olsun bari! Charlie Winston dinleyince böyle şeyler geçti aklımdan. Onun bir suçu yok. Sadece insanın daha yazacak çok şarkısı olduğu ümidini yüreklere salan bir müzik + şarkılar ürettiği için, artık standart normlarda şarkılar yapmanın bile kötü gözle bakılma sebebi sayılmaya yüz tuttuğu bir dönemde bu kadar doğal, normal ve keyifli olabildiği için suçludur olsa olsa!

Charlie Winston bir İngiliz. 2007’de Make Way isminde bir albüm yayınlıyor. Ama o albümden bazı şarkıları tekrar elden geçirip yanlarına yenilerini de ekleyerek temiz bir sayfa açmak suretiyle 2009’da Hobo albümünü çıkarıyor. Çok da iyi ediyor. Kulağımın pasını şöyle sağlamından siliyor. Şu ilk paragrafta dile getirmek istediğim bazı şeyleri bana daha ilk dizesiyle sunan Kick The Bucket, 80’lere el sallayan piyano baladı Boxes, her şeyiyle gerçek bir şarkı Like A Hobo, "voulez-vous coucher avec moi"yı bile çok güzel yerleştirdiği Tongue Tied ve bazen durgun, dingin, bazen de akustiğini hiç bozmadan eğlendiren diğerleri… İtinayla okunası sözleri, dinlendiği anı özelleştiren usta işi müziği ile uzun süredir görülmeyen bir dost sanki. Her şey bir yana çok güzel bir sesi var adamın. Soul statüsünde bile adını gururla taşıyabilecek derece hem de. Bu bile Hobo albümüyle uzun vadeli bir ilişki sağlayabilir benim için.

1. In Your Hands
2. Like A Hobo
3. Kick The Bucket
4. I Love Your Smile
5. My Life As A Duck
6. Boxes
7. Calling Me
8. Tongue Tied
9. Soundtrack To Falling In Love
10. Generation Spent
11. Every Step
12. My Name

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder