28 Ekim 2009 Çarşamba

Shannon McNally - Geronimo


1973 Long Island doğumlu Shannon McNally, üniversitede antropoloji okurken çeşitli kulüplerde çalıp söylemişliği olan, mezun olduktan sonra bir süre Paris’te sokak şarkıcılığı da yapmış üç albümlü bir müzisyen. 1997 yılında bir şekilde major plak şirketlerinden Capitol ile anlaşma imzalıyor. Hatta aynı dönemde Shannon için Alanis Morissette adlı gencecik kızı ikinci plana bile alıyor Capitol. Ama piyasa normlarına göre daha içe dönük akustik takılmayı yeğleyen Shannon, gayet tecrübeli müzisyenlerle kotarılan ilk albüm Jukebox Sparrows ile Sheryl Crow gibi kendi liginde isimler kadar, 70’ler soundundan da izler taşıyan bir rota belirliyor. Ama Capitol, nedense albümü süresiz biçimde askıya alınca parsayı Alanis Morisette topluyor.

Fakat aslî amacı meşhur olup yırtmak değil, müzik yapmak olan Shannon McNally yılmayıp kendini kanıtladığı süre zarfında Stevie Nicks, Ryan Adams gibi isimlerin konser açılışlarında yer almayı başarıyor. Hatta müzik dışında, dillere destan güzelliği sayesinde Urban Decay kozmetik ürünlerinin modelliğini bile yapıyor. Bunları görüp ellerini ovuşturmaya başlayan Capitol, nihayet 2002 Ocak ayında Jukebox Sparrows’u yayınlamaya karar veriyor. Albümün geç de olsa hak ettiği başarı sonucu, John Mellencamp ile yaz boyu turlamaya kadar terfi ediyor. Burada adı geçen ünlü isimlerin tümü, çeşitli platformlarda McNally’e hep övgü dolu sözler sarfediyorlar.

Jukebox Sparrows, genel hatlarıyla idare eder bir albüm. Birtakım pop rock ve blues klişeleri yanında az da olsa soul, caz, hatta albümle aynı adı taşıyan şarkıda deneysel tınılar duymak mümkün. Ama 2005 yılına gelindiğinde üzerinde Geronimo yazan albüm, McNally’nin o yıla dek yaptığı her şeyden daha olgun ve özellikle country blues hatlarını daha da keskinleştirmiş bir pop rock anlayışı taşıyor. Bunu daha açılış parçası The Worst Part Of A Broken Heart ile anladım diyebilirim. Jukebox Sparrows’da bile böyle bir şarkı yoktu zira. The Hard Way misali kaya gibi bir şarkı da yoktu orada. Leave Your Bags By The Door’un akusti-epik tevazusunu da bulamazsınız o albümde mesela. Weathervane, Sweet Forgiveness, In the Name Of Us Honey örnekleri de Shannon McNally çağdaşları sayılabilecek pek çok country kadının ulaşamadığı samimiyet çizgisinde bana göre. Zaten o kadınların çoğu gibi sahte biçimde ağlak olmaktansa, dürüst biçimde muğlak olmayı tercih ediyor çoğu zaman. Bir zamanlar beraber turladığı Stevie Nicks'in ilk yıllarını biraz daha ince perdeden de olsa andıran dişi karizma sahibi vokali de ayrı bir özellik. Albümün tek eksisi, kendine yakışır biçimde kapanış yapamayan Lovin' In My Baby's Eyes belki de.

Shannon McNally bu yıl içinde de Coldwater isminde 8 şarkılık bir albüm yaptı. Yine country blues ağırlıklı olmakla birlikte, türe fazla bağlı kalmasından ötürü olgun, ama Geronimo’daki farklı ruhu yakalayamadığını düşündüğüm bir albüm Coldwater... Bu bilgilerin ışığında, “benim sadece bir Shannon McNally’lik yerim var” diyenler için önereceğim yegâne albüm Geronimo olur kesinlikle. Bir zamanlar kendisine tercih edilen Alanis Morisette ile karşılaştıracak olursak, ben kendisini albüm olarak değil, şarkı şarkı severim. Ama haklı olarak dillere kobra gibi dolanmış onca şarkısına rağmen Morisette’in şimdiye kadar Geronimo gibi bir albüm bütünlüğü, olgunluğu, tevazusu yakalayamadığını düşünüyorum.

1. The Worst Part of a Broken Heart
2. Miracle Mile
3. Sweet Forgiveness
4. Geronimo
5. Pale Moon
6. The Hard Way
7. Beautiful and Strange
8. Tennessee Blues
9. Weathervane
10. Leave Your Bags by the Door
11. In the Name of Us, Honey
12. Lovin' in My Baby's Eyes

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder