12 Mart 2010 Cuma

Izzy Stradlin & The Ju Ju Hounds - Izzy Stradlin & The Ju Ju Hounds


Vakt-i zamanında Guns’n Roses ile ilgili bir yorumda rastladığım bir cümle, demek ki aynı şeyleri hissettiğimiz insanlar da varmış dedirten türdendi: Axl’da öfke, Slash’te asi rock karizması, Duff’ta enerji vardır. Izzy’de ise kalp!” O Izzy, grubun fotoğraflarında bile dikkat çekmeyecek kadar silik görünen, halbuki Guns’n Roses altyapısının rock tarihinde türlü referanslarını bulmasına en büyük katkıda bulunmuş değerli bir parçası olan Izzy Stradlin’di. Zaten grubun demirbaş albümlerinden sonra, Axl ile olan takışmalarının da etkisiyle kendi yoluna gitmek istemiş, böylece Guns’n Roses ruhu da bitmiştir. Alkol problemlerine ve onun getirdiği dengesizliklere rağmen belki de grubun en olgun, müzikal anlamda en klas elemanıydı. Bir süre oradan oraya savrulduktan sonra 92’de yanına The Georgia Satellites'tan Rick Richards’ı (gitar), Buckcherry'den Jimmy Ashhurst’ü (bass) ve Charlie Quintana isimli avare davulcuyu alarak kurduğu Izzy Stradlin & The Ju Ju Hounds ile resmen bağımsızlığını ilân etmiş oldu. Ne yazık ki tek albümlük bir grup olarak kalan dörtlü, çiğ, enerjik, akustik, saygı duyulası bir rock’n roll’un müdavimi olanların yollarına güller döktü kendi adlarını taşıyan bu albümle.

Klâsik rock’n roll, punk, reggae etkileri taşıyan albüm, müzik dünyasına yeni bir çehre kazandırmış işlerden değil. Öyle bir iddiası da yok. Eski kalıplar üzerine kendi kimyalarından kattıkları kadarıyla, kendi yağlarıyla kavruluyorlar. Ama Izzy’nin kalbi aynen orada. Üstelik Guns’n Roses’ın sırf gürültülü olabilmek adına kastığı anlardan tamamen arınmış biçimde. Mutlaka bir referans gerekirse müziklerini tanımlamak için The Rolling Stones ve The Faces isimleri sıkça kullanılıyor ki, bu da onların klâsik yönlerini yeterince ele verir nitelikte. Bu albümle kaset formatında grunge öncesi çok güzel anlar paylaşmışlığım vardır. Az sayıda insanın biliyor olmasına kanaat getirdiğim için sevinirim aynı zamanda. Bu durum onları gözümde çok daha özel kılar. Asıl adı Jeffrey Dean Isbell olan Izzy, 10 şarkıda da sakin ama tutarlı gitarıyla, sakin ama tutarlı vokalini taş gibi şarkılara nakış gibi işlemiştir. Yıllanmış şaraptır. Sonbahar ateşidir. O gittikten sonra, onsuz müzik yapmaya çabalayan Guns’n Roses’ı cebinden çıkarıp bozuk para gibi harcayacak kadar sağlamdır. Ama maalesef arkası gelmeyendir, tektir! The Ju Ju Hounds’tan sonra önü açılan, canı sıkıldıkça solo albüm yapan, türlü projelerde boy gösteren Izzy için stadyumlar değil, kulüpler, barlar dolarsa müzik bir şeye benzer.


Somebody Knockin' ile daha başlar başlamaz hafiften The Rolling Stones esintileri üfleyen dinamik müzikleri, Toots & The Maytals klâsiği Pressure Drop coverı ile önce punk, sonlara doğru da reggae çeşmesinden içiriyor. Pressure Drop’tan sonra albümden çıkan ikinci single olan Shuffle It All, orta tempolu yoğunluğuyla Izzy için neden “kalp” yakıştırması yapıldığının kanıtı adeta. Time Gone By’ın Bo Diddley ritimli akustik Güney Rock akışkanlığı iç ısıtıyor. Take A Look At The Guy, Train Tracks ve Cuttin' The Rug gibi Stones etkili kıvrak rock’n rollar sallayıp yuvarlıyor. Özellikle de Stones efsanesinin Faces efsanesinden gelme entellektüel gitaristi Ronnie Wood’un gitarı ve sesiyle konuk olduğu Take A Look At The Guy, albümün en iyilerinden. Yine güney efkârı taşıyan, gospel vokallerle zenginleşen huzur dolu Come On Now Inside ile albümün kapıları kapanıyor. Benim için o kapılar her açılışında hiç değişmeden aynı hisleri de içeri buyur ediyor. Dinlediğim bazı Izzy Stradlin solo albümleri de iyidir. Ama Izzy Stradlin & The Ju Ju Hounds albümü çok başka. Zamansız ve samimi bir rock duymak istediğimde başvurduğum belli adreslerden biri. Hep öyle oldu ve olmaya da devam edecek.

1. Somebody Knockin'
2. Pressure Drop
3. Time Gone By
4. Shuffle It All
5. Bucket O' Trouble
6. Train Tracks
7. How Will It Go
8. Cuttin' the Rug
9. Take a Look at the Guy
10. Come On Now Inside

1 yorum:

  1. iyi albümdür...yine de gnr'den o dönem ayrılmasıydı...

    YanıtlaSil