31 Mayıs 2018 Perşembe

Issız Ada Radyosu Arşivi (Mayıs 2018)

Bombino- Deran
Yıl: 2018 Nijerya
Tür: Tishoumaren, Folk Rock, World
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Imajghane"
CHVRCHES - Love Is Dead
Yıl: 2018 İngiltere
Tür: Synthpop, Electropop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Get Out"
Lord Huron - Vide Noir
Yıl: 2018 ABD
Tür: Indie Folk, Indie Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "The Balancer's Eye"
 
Deadpool 2 OST
Yıl: 2018 ABD
Tür: Pop Rock, Pop, Electronic
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: Peter Gabriel - "In Your Eyes"
John Cougar Mellencamp - Big Daddy
Yıl: 1989 ABD
Tür: Folk Rock, Pop Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Mansions in Heaven"
Now, Now - Saved
Yıl: 2018 ABD
Tür: Indie Pop, Dream Pop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "AZ"
Aq Bure - Уйнап, Көлеп, Җырлап, Биеп​.​.​.
Yıl: 2018 Tataristan / Rusya
Tür: Folk Metal
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Алдым Кулга Думбыра"
Friendship - Ain't No Shame
Yıl: 2018 Norveç
Tür: Hard Rock, Psychedelic Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Gypsy"
 
Greyhounds - Cheyenne Valley Drive
Yıl: 2018 ABD
Tür: Soul, Blues Rock, Americana
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "No Other Woman"
Halo Maud - Je Suis Une île
Yıl: 2018 Fransa
Tür: Indie Pop, Dream Pop
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Du Pouvoir/Power"
 
Only Makebelieve - Message From a Mockingbird
Yıl: 2008 ABD
Tür: Progressive Rock, Pop Rock
 "F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Nuclear Reactor"
Arash - Arash
Yıl: 2005 İran/İsveç
Tür: Pop, Dance-Pop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Temptation (feat. Rebecca)"
 
Tribali - RABA'
Yıl: 2018 Malta
Tür: World
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Dharamsala"
 
niXes - niXes
Yıl: 2017 Polonya
Tür: Psychedelic Pop, Neo-Psychedelia
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Summer Waves"
La Luz - Floating Features
Yıl: 2018 ABD
Tür: Surf Rock, Garage Rock
 "F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Floating Features"
Mos Generator - Shadowlands
Yıl: 2018 ABD
Tür: Stoner Rock, Hard Rock
 "F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Shadowlands"
 
Professor Electric - Mark of the Serpent
Yıl: 2018 ABD
Tür: Heavy Blues Rock, Stoner Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Strannik"
Yossi Sassi & The Oriental Rock Orchestra - Illusion of Choice
Yıl: 2018 İsrail
Tür: Progressive Rock
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Monad"
Matrix OST
Yıl: 1999 ABD
Tür: Electronic, Altrenative Rock
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: Rage Against The Machine - "Wake Up"
 
Thunderpussy - Thunderpussy
Yıl: 2018 ABD
Tür: Hard Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Speed Queen"

27 Mayıs 2018 Pazar

Spiders - Killer Machine


İsveçli dörtlü Spiders'ın 2014'ün en iyi rock albümlerinden biri olan Shake Electric albümleri sayesinde İsveç'teki hard rock kalitesinden, eskiye olan sadakatlerinin günümüze olumlu yansımalarından söz etmiştim. Shake Electric ile o dönem epey vakit geçirmiştim. Araya bir dünya albüm girince görüşmelerim seyrekleşti, sonra bitti. Dinlemeyeli 1 seneden fazla olmuştur. Bir dünya albüm sonrası yeni albümleri çıkacak mı, ne zaman çıkacak diye bile düşünmeye fırsat olmadı. Ama bir gün üzerinde Spiders yazan Killer Machine adlı albümü görünce eski dostlarımı görmüş kadar sevindim. Sapına kadar güven veren Shake Electric'in üzerinden 4 yıl geçmiş olması neticesinde Killer Machine'in de çok iyi olduğuna emin gibiydim. Çünkü o albümdeki oturmuşluk, uyum, tutku ve köklere bağlılık, yeni albümden beklentilerimi sabitlemişti. Nitekim sanki Shake Electric'ten bir yıl sonra çıkmış gibi kaldıkları yerden Killer Machine ile devam ettiklerini görmek çok güzel. Herşey yerli yerinde, neredeyse en ufak bir değişiklik yok. Sadece kendi kalitelerinin başka bir versiyonu ile geri dönmüş durumdalar. Konu Spiders olunca, bu değişiksizliğe en ufak bir itirazım olmaz, olamaz.

Aralarında tam rock radyolarına marş olası Dead or Alive'ın da yer aldığı ilk dört şarkı yağ gibi akıp giderken, ilk dinleyişin verdiği tam yerleşmemiş çiğliği (ki çok severim) hissedince zaten albümü seveceğime dair içimde en ufak bir şüphe olmamasıyla gurur duydum. Fakat önce özellikle nakaratıyla bir ABBA şarkısının coverlanmış hali gibi duran Like A Wild Child, sonra da albümün tam orta yerine bırakılmış bir bomba gibi Higher Spirits, yerleşmemişlik, çiğlik falan dinlemeden direk olmuş halleriyle daha ilk dinleyişte kalbimi çaldı. Higher Spirits, yine nakaratının verdiği coşkunun birkaç saniyede 70'lere, 80'lere uzanışına hayran bıraktıran bir şarkı olarak her seferinde ayaklarımı yerden kesiyor. Zaten Spiders'ın en sevdiğim özelliklerinden biri, hard rock genlerinin tartışılmaz üstünlüğü kadar, o genlerin içinde güçlü bir pop duygusu da taşıyor olmaları. Bu duyguyu 70'ler hard rock türüne, hatta 70'ler etkisinde kalmış 80'ler nostaljisine dayayabilmek, bunların hepsini 2018'de yapmak ancak birinci ligde mücadele eden rock gruplarında görülen bir durum. Spiders zaten Shake Electric ile o lige çıkmaya hak kazanmıştı, Killer Machine ile bunu ne kadar hak ettiğini tescilliyor.

Like A Wild Child ve Higher Spirits'e geldiğimizde, "tamam, albüm olmuş, burada bitse bile olur" dedikten sonra geriye 5 şarkı daha kaldığını görmek ne güzel bir duygudur. Buraya kadar türlü hard rock numarasıyla mest eden Spiders, gaza gelmiş Whitesnake şarkılarını anımsatan Swan Song ve inceden Fleetwood Mac ruhu taşıyan So Easy ile durmak bilmiyor. Ta ki, 80'lerin "Hard'n Heavy Ballads" albümlerinden birine koyulsa garipsenmeyecek Don't Need You molasına kadar. 5:23 ile albümün en uzunu olması, 80'ler olması, balad olması vs. yanıltmasın, o da albümün genel karakterine uygun biçimde yağ gibi akıyor bana göre. Kapanışı yapan Heartbreak, albümün ve kapanış itibariyle grubun karizmasına cuk oturan, nakaratıyla, mızıkasıyla, hard pop rock duruşuyla, son iki dakikasında enstrümantal başka bir şarkıya dönüşen özgürlüğüyle son darbeyi indirip gidiyor. Albümün ilk dönüşü bitince ikinci tura başlamıyorum. Çünkü ilk seferin demlenmesi gerekiyor, çok iyi bulduklarımı özlemek istiyorum. Nakaratları, ritimleri, soloları, Ann-Sofie Hoyles'un vokal iniş çıkışlarını hayal meyal hatırlamak çok hoşuma gidiyor. İkinci dinleyişte hatırlayışlarım, taşların yavaş yavaş yerine oturması da öyle. Üçüncü artık bambaşka birşeye dönüşüyor. Belki 4 yıl sonra yine görüşürüz. Ama o zamana dek Killer Machine ile daha çok şey yaşayacağız.

1. Shock and Awe
2. Dead or Alive
3. Burning For You
4. Killer Machine
5. Like a Wild Child
6. Higher Spirits
7. Swan Song
8. So Easy
9. Don't Need You
10. Take What You Want
11. Heartbreak

15 Mayıs 2018 Salı

Novo Amor & Ed Tullett - Heiress


Ed Tullett, İngiltere'nin East Essex bölgesinden bir folk müzisyeni. Never Joy (2011) ve Fiancé (2016) adlı iki albümü, Trawl (2012) adlı bir EP'si var. Novo Amor (gerçek adı Ali Lacey) ise yine İngiltere'nin Caerdydd diye hiç duymadığım bir yerinden gelmekte. Onun da Woodgate, NY (2014) diye bir albümü, Bathing Beach (2017) diye de bir EP'si bulunmakta. Bu ikili 2013 Kasım'ında tanışıp hemen kaynaşmak suretiyle birlikte müzik yapmaya başlamışlar. Bu işbirliğinin ilk meyveleri Faux (2014) ve Alps (2016) adındaki iki enfes şarkı olmuş. Bu şarkılar kendilerini takip eden indie çevreler tarafından haklı övgüler almış ve albüm beklentileri artmış. Nihayet belli aralıklarla 4 yıl boyunca üzerinde çalıştıkları ilk albümleri Heiress, 2017'nin sonlarına doğru gün yüzüne çıkmış. Faux ve Alps'in yer almadığı albüm, onları hiçbir şekilde aratmayan 11 harika şarkıyla benim için 2017'ye damgasını vuranlar arasında yerini aldı.

Heiress, duyar duymaz vurulduğum bir albüm oldu. Normalde çok az folk albümüne bu şekilde ilk görüşte aşık olurum. Tabii bazı vurulma kriterlerim var. Örneğin işin içinde sadece folk gitarları olmamalı, tuşlular veya yaylılarla hem güçlü, hem kırılgan, hem de epik bir atmosfer yaratılmalı, şarkılar dream pop kuşağına yakın durmalı, ortaya nezih bir "dream folk" çıkmalı. Bunların hepsi ve henüz kelimelere dökemediğim başkaları Lacey - Tullett ikilisinin büyülü müziğinde mevcut. Açık konuşmak gerekirse, Heiress gibi albümleri ilk dinleyişte kabullenmem kolay olmaz. Çünkü çok fazla yoğun, ağır, katran karası bir keder ile yoğrulmuş karakterdedirler. Dinleyeni hemen içine almak istemez, onu uğraştırmak, çeşitli testlerden geçirmek isterler. Oysa Lacey ve Tullett sanki bir an önce o hüzne kendini hazır hisseden bünyeleri hiç vakit kaybetmeden kucaklamak, onlara ağlamaları için omuz vermek ya da onların omuzlarında ağlamak için çok güçlü bir keder samimiyeti kuruyorlar. Dinleyene hem huzur, hem de karamsarlık içeren çok acayip bir ağırlık yüklüyorlar.

Açılışta ilk görüşte aşk yaşatan Silvery, aslında albümün genel karakterinin de bir özeti sayılabilir. Hüznün binbir türlü hallerinden damıtılmış, bir albüme, o albümdeki 11 şarkıya ne kadar sığdırılabilirse o kadar sığdırılmış kolektif bir ruh. Konsept albüm diye düşünsek sırf müziğin bu bütünlüğü neticesinde olağanüstü bir deneyim. Sözler zaten o bütünlükten hiç kopmayan folk naifliğinde. Eşine az rastlanır bu karakteri veren en önemli unsur Novo Amor ve Ed Tullett'in inanılmaz sesleri. Ayrı ayrı ayırt edilmesi nüanslara bağlı bir yalnızlığın özetiyken, çift ses kullandıklarında destansı anlar yaratıyorlar. Ortaya Silvery, Vantablack, Anatome, Freehand, Amateur Blood, Euphor gibi harikulade besteler çıkıyor. 11 şarkı için ayrı birer paragraf açılabilir, hissettirdikleri üzerine bilinç akışıyla içimizi dökebiliriz. Fakat bu durum tıpkı onların müziklerine yansıttıkları gibi çok içe dönük, bazen kafası karışık, çoğunlukla acı çeken ama acısını içine dönmüş vaziyette yaşayan türden olacağı için herkesin ilgili paragrafta yazacağı şeyler de kendi acılarından beslenecektir.


Bu acı ve artık adı her neyse, onun bir standardı (var gibi görünse de) yok aslında. Mesela Cavalry gibi bir şarkı başından sonuna değişip dönüşen, asla nasıl süreceği ve nasıl biteceği kestirilemeyen bir progressive folk adeta. Pteryla'yı kazanmak oldukça zor. Ontario da kısa ama emek isteyen şarkılardan sayılır. Ama onlar bile Lacey ve Tullett'in derinlerindeki derinliği temsil etme yetisine sahipler. Piyano darbeleri müthiş bir gerilim yaratırken bir anda ortalık süt liman olur, çift vokal kendi bölümünü bülbül gibi şakırken arka planda kah bir slide gitar, kah yaylılar, ama hep bir ambient ambiyans vuku bulur. Şarkılar kendini aşar, kendilerine sinematik bir doku oluşturmaya başlarlar. Olay artık folk, rock, pop olmaktan çıkar. Dönüşüm kendi içinde kırılgan olduğu kadar kararlıdır da. Lacey ve Tullett, belki de milyonlarca folk müzisyeninin, hatta Fleet Foxes'ın ilk iki albümünde yaklaştığı, bazen ulaştığı zirveye eliyle koymuş gibi ulaşabilmektedir. Heiress belki kır kültürünün kenti reddedişini bir Fleet Foxes albümü kadar kesin çizgilerle çizmez. Ama Heiress bu kültürü Amerika'ya hapsetmeyip olması gerektiği gibi globalleştirir ve yitip gitmekte olanlara mükemmel ağıtlar yakar.

Bu her yüreğe erişim sağlayabilecek tavrı belki de en fazla Terraform'da hissederiz. O Terraform ki albümün göz bebeği. Çok sevdiğim şarkıların videolarını izlemekten korkarım. Şarkı iken yarattığı büyüyü videosunda bozan yüzlerce örnek sayabilirim. Terraform'un videosunu izlemekten de bir süre bu yüzden kaçtım. Ama dayanamayıp izledikten (hatta iki damla gözyaşı döktükten) sonra bir bütün olarak Heiress'in varoluş nedenlerini zihnimde katmanlaştırmak biraz daha kolaylaştı. Jorik Dozy ve Sil van der Woerd'in yönettiği 5 dakikalık video, Endonezya'da bulunan Ijen Dağı'ndaki zehirli kraterlerlerden sülfür çıkaran 100 kadar madenciden biri olan Bas'ın bir gününü özetliyor. Günde iki defa her biri 95 kilo çeken sepetlerle, hiçbir modern ekipman olmadan kraterden sülfür çıkaran bu insanlardan biri olan Bas, günde en fazla 10 dolar için yaptığı bu iş ile eşi ve küçük kızının geçimini sağlamaya, geleceğini kurmaya çalışıyor. Lacey ve Tullett de bu video ile hem farkındalık yaratmak, hem de Bas gibi işçilere ve ailelerine yardımcı olmak istiyorlar. (Konuyla ilgili detaylı bilgiye videonun yapımcılarının kurduğu ijenassistance.com adresinden ulaşılabilir.) Biz neden Bas ve ailesi için daha güzel bir dünya yok diye düşünürken, onlar şarkılarında "gezegeni yaşanabilir kılmak biraz zaman alsa da, bu değişimi gerçekleştirebiliriz" diyerek güçlü bir ümidi, güçlü bir müzikle birlikte taşıyorlar.

1. Silvery
2. Euphor
3. Cavalry
4. Amateur Blood
5. Pteryla
6. Vantablack
7. Anatome
8. Ontario
9. Dancer
10. Terraform
11. Freehand

9 Mayıs 2018 Çarşamba

The Postmarks - Memoirs At The End Of The World


The Postmarks, Miami’den çıkma bir pop üçlüsü. Tabiî pop kelimesi burada anlamını gayet piyasa dışı bir stil ile bulmakta. 60’ların, özellikle de Sean Connery’li James Bond filmlerinin tematik bütünlüğünü bozmayacak derecede retro bir pop ile, içine dahil olunması çaba gerektirebilecek ölçüde grileşmiş dream pop öğelerinin yoğunluğu sezilmekte. Bunun adı da pulp literatürde “seksi” olarak geçiyor çoğu zaman. Eski dost, aynı zamanda müzik ortağı Christopher Moll ve Jon Wilkins’in tüm enstrümanları paylaştığı, sesi kadar güzel Tim Yehezkely’nin şantözlüğünü yaptığı The Postmarks, 2007’den başlayıp hiç ara vermeden yılda bir albüm çıkarmış bir grup aynı zamanda. 2007’de kendi isimlerini verdikleri debut ile iyi bir başlangıç yapıp, yaz festivallerinin gülü Lollapalooza’dan, çocuk şovu Yo Gabba Gabba’ya kadar pek çok yere çıkmışlar. 2008’deki By The Numbers ile Bob Marley, Blondie, The Jesus & The Mary Chain, David Bowie, The Cure, The Ramones şarkılarının da yer aldığı 12 coverdan oluşan albümleriyle çizgilerini fazla bozmamışlar. Buradaki son “-mış”, bizzat benim yorumum. Zira grubun dinlediğim tek albümü de oydu bugüne kadar.

2009’un Ağustos ayında çıkan üçüncü albüm Memoirs At The End Of The World, bu kez tamamı grubun ortak bestesi 13 şarkıdan oluşuyor. Nefesliler, yaylılar, tuşlular, telliler derken, bugüne kadar ajanlı casuslu bir sürü filme yaptıkları müziklerle klâsikleşmiş Henry Mancini, John Barry, Lalo Schifrin gibi ustalara bolca göndermeler yapıyorlar sanki. Fakat retro da olsa pop yönlerinden ödün vermemeye gayret ederek. Cover albüm By The Numbers’da bile bu kadar etkileyici değillerdi açıkçası. Daha ilk şarkı No One Said This Would Be Easy başladığında vokale birden Shirley Bassey girecek sanıyor insan. Meğer grubun enstruman zenginliğini ve atmosfer yaratma kabiliyetini tüm gücüyle sunan büyülü bir parçaymış. Dinlemeye başladığım andan itibaren geride 12 parça daha olduğunu düşünüp koltuğuma daha bir rahat yerleşmemi sağladı. Gerisini hatırlamıyorum diyeceğim, yalan olacak. All You Ever Wanted, I'm In Deep, Don't Know Till You Try, Go Jetsetter, My Lucky Charm öyle pat diye unutulacak şarkılar değil benim için. Böylesine güçlü orkestrasyonlara sahip şarkıların Yehezkely’nin neredeyse albüm süresince hiç değişmeyen düşük vokal tonuyla seslendirilmesi ise ciddi bir risk gibi görünebilir. Ama bu sayede müzikal zenginlik daha ön plana çıkmış, bu vokal de şık bir davette o zenginliğe eşlik etmiş sanki.


Retrodan ekmek yemek isteyen grupların sayısı son zamanlarda hayli arttı. Samimiyetleri tartışılması gerekenlerin sayısı bana göre fazla olmasına rağmen, arada The Postmarks gibilerin çıkması sevindirici. Burada esasen neye seviniyoruz? 2009 model bir grubun ne kadar eski kalabildiğine mi? Retronun moda hale gelmesini fırsat bilip, 60’lar, 70’ler, 80’ler gibi giyinerek ilgili dönemlerin soundlarını taklit etmek bir marifet değil. Bunu yaparken o ruhu yakalamayı başaran iyi şarkılar da yazmak gerek. Benim için The Postmarks gibilerinin sevindirici olması, retroyu kendi modern müzik anlayışları için mükemmel bir zemin olarak gören, onun sırtından geçinmek yerine, onun günümüz elektronik ve pop kalıplarıyla uyum içinde yaşayabileceğini kanıtlayan gruplardan biri olmasından kaynaklanıyor.

1. No One Said This Would Be Easy
2. My Lucky Charm
3. Thorn in Your Side
4. Don't Know Till You Try
5. All You Ever Wanted
6. Run Away Love
7. For Better...or Worse?
8. I'm in Deep
9. Thorn in Your Side (Reprise)
10. Go Jetsetter
11. Theme From "Memoirs"
12. The Girl From Algenib
13. Gone

30 Nisan 2018 Pazartesi

Issız Ada Radyosu Arşivi (Nisan 2018)

Tinavie - Terrua
Yıl: 2018 Rusya
Tür: Indie Pop, Dream Pop, Art Pop
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Ursula"
Sting & Shaggy - 44/876
Yıl: 2018 İngiltere/Jamaika
Tür: Pop, Reggae
"F" Rate: 3/10
I.A.R. tavsiyesi: "44/876"
Octopus - Supernatural Alliance
Yıl: 2018 ABD
Tür: Hard Rock, Stoner Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Strike (While the Iron Is Hot)"
Stonefield - Stonefield
Yıl: 2013 Avustralya
Tür: Hard Rock, Psychedelic Rock
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "House of the Lonely"
Kimbra - Primal Heart
Yıl: 2018 Yeni Zelanda
Tür: Art Pop, Electropop
"F" Rate: 4/10
I.A.R. tavsiyesi: "Top of the World"
VA - Quantic Presents The World's Rarest Funk 45s
Yıl: 2006 İngiltere
Tür: Funk, Soul
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: Larry Ellis & The Black Hammer - "Funky Thing (Pt. 1)"
Orphaned Land - Unsung Prophets & Dead Messiahs
Yıl: 2018 İsrail
Tür: Folk Metal Progessive Metal
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Yedidi"
Janelle Monáe - Dirty Computer
Yıl: 2018 ABD
Tür: Art Pop, Alternative R&B, Neo-Soul
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Crazy, Classic, Life"
A Perfect Circle - Eat the Elephant
Yıl: 2018 ABD
Tür: Alternative Rock, Art Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Disillusioned"
Albaitil Ashwai - Nuun
Yıl: 2018 Ürdün
Tür: Rock, World
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Al Sama'A"
Gizelle Smith - Ruthless Day
Yıl: 2018 İngiltere
Tür: Funk, Soul
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Dust"
Ebo Taylor - Yen Ara
Yıl: 2018 Gana
Tür: Afrobeat, World
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Mumudey Mumudey"
AWOLNATION - Here Comes the Runts
Yıl: 2018 ABD
Tür: Alternative Rock, Pop Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Miracle Man"
VA - Anatolia Rocks: A Musical Trip Through Turkey 1968-83
Yıl: 2009 Türkiye
Tür: Rock, Pop, Psychedelic Rock
"F" Rate: 10/10
I.A.R. tavsiyesi: Erkin Koray - "Estarabim"
VA - Anatolia Rocks 2: A Second Musical Trip Through Turkey 1971-80
Yıl: 2010 Türkiye
Tür: Rock, Pop, Psychedelic Rock
"F" Rate: 9/10
I.A.R. tavsiyesi: Barış Manço - "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa"
Stone Temple Pilots - Stone Temple Pilots
Yıl: 2018 ABD
Tür: Alternative Rock, Grunge
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Middle of Nowhere"
 
The Turbans - The Turbans
Yıl: 2018 İngiltere
Tür: World, Gypsy Folk
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Zawi"
Sofi Tukker - Treehouse
Yıl: 2018 ABD
Tür: Electropop, Dance-Pop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Fuck They"
Suzanne Vega - Solitude Standing
Yıl: 1987 ABD
Tür: Pop Rock, Folk, Singer/Songwriter
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Luka"
Altın Gün - On
Yıl: 2018 Türkiye/Hollanda
Tür: Anaolian Rock
"F" Rate: 10/10
I.A.R. tavsiyesi: "Tatlı Dile Güler Yüze"

24 Nisan 2018 Salı

Stonefield - Far From Earth


Soyadları Findlay olan Amy, Hannah, Sarah ve Holly kardeşlerden oluşan Avustralyalı rock grubu Stonefield, 2006'da kendi aralarında ilk başlarda Iotah ismiyle kurup geliştirdikleri bir müzikal yolculuk olarak kariyerine başladı. 2010 yılında Avustralya'nın radyo çapındaki yetenek avcısı yarışmasını Foreign Lover isimli şarkılarıyla kazanan grup, o saatten sonra başka şarkıları ve coverlarıyla o festival senin, bu festival benim dolaşmaya başladı. Orta karar sayılabilecek Stonefield (2013) ve bana göre direk kötü As Above, So Below (2016) albümlerinin ardından kendileri hakkında büyük beklentiler içinde değildim. Öyle ki, 13 Nisan 2018'de çıkan Far From Earth'ü dinleyip çok beğendikten sonra geçmişlerine baktığımda, bu iki albümü önceden dinlemiş (ve unutmuş) olduğumu fark ettim. Adında "stone" kelimesi bulunan zibilyon tane grup arasından onları hatırlayabilmem için Far From Earth gibi bir albüm yapmaları yeterliydi. Geç oldu, güç olmadı. Demek ki yapılabiliyormuş. Önceki albümlerde sound olarak 70'ler hard rock / heavy metal etkileri gösteren, ancak bunu iyi şarkılarla temsil edemediklerini düşündüğüm Stonefield, tembel işi bestelerden kendini kurtarıp çok sıkı bir albümle olgunlaştıklarını göstermişler.

Sahip oldukları potansiyeli göstermek kimine daha ilk albümde, kimine de üçüncüde kısmet olur. Kimi de bu potansiyeli her albümde azar azar yükselterek, üzerine koyarak gösterir. Far From Earth, uyuşuk, ruhsuz, çapsız bir albümden iki yıl sonra azar azar değil, birden çok acayip bir yükselişle adeta küllerinden doğmuş bir albüm. İlk dinlediğimde şarkılar bana oldukça düz geldi. Ama albüm bittiğinde 70'ler psychedelic atmosferinin modern hard rock dokunuşlarıyla ustaca buluşturulmuş olmasından kaynaklı harikulade bir tat bıraktı. Bu demek oluyordu ki, o düzlük aslında kendi içinde türlü engebeler, virajlar, inişler, yokuşlar barındıran çok boyutluluğun kendini çok iyi gizleyen (yani daha ilk elden kendini teslim etmeyen) yanlarını keşfetmişler. Aslında ilk dinleyişte bile anlaşılabilir, fakat derinliğini ancak birkaç dinleme ile dinleyene hissettirebilir bu bir garip üslup, sound kalitesinden ziyade, çok iyi yazılmış şarkılar sayesinde gücünü ortaya koyuyor. Gerçek rock tutkunlarının gönlünde 70'ler rock müziğinin modası hiç geçmez. Ama bu moda hantal şarkılarla fazla uzağa da gidemez. Bir kere en baştan bunun bilincine ulaşmış bir albüm Far From Earth.


Açılışı yapan Delusion, Far From Earth, In The Eve, Together ve Sleepyhead beşlisi için ne kadar konuşsam az. Ortak bir açıklama olarak, 70'lerin psychedelic uçarılığına hepten kendini kaptırmamış, bir ayağı her zaman yerde olan, köprüleri, kıvrımları, nakaratları çok iyi tasarlanmış karizmatik rock şarkıları desem de yetmeyecek. En önemli unsurlardan biri de, davulcu / vokalist Amy'nin vokal dizaynları. Bu beş şarkının herhangi birinin herhangi bir yerinde yaşadıkları yükselişin son noktasında o vokalin iz bırakıcı bir etkisi mevcut. Ses rengi olarak olağanüstü bir durumdan bahsetmiyoruz. Ama o sesin şarkı içinde kendini konumlandırış biçimi, bu beş şarkının beşinde de değişik suretlerde o zirveyi yakalıyor. Bu vokal geleneğinin karşılığında Black Sabbath geleneğinden yetişmiş Ozzy tarzı az çok hissedilse de, kadın eli değmiş bir ustalığın kendi kendini var ettiğini, Amy'nin de her şarkı için olabilecek en iyi söyleyiş şeklini keşfettiğini söylemek gerek.

Sürekli beş şarkı dediğime bakılmasın. Diğer şarkılar bana göre bu beşliden bazı ufak detaylarla ayrıldığı için ve her birine aynı methiyeleri düzmemek adına böyle bir gruplaşma yaptım. Mesela Visions'ın tüm bu olanlara bir de pop rengi ilave edişini, Broken Stone'un tüm bu olanlara daha psychedelic progressive bir yoğunlukta müdahil oluşunu, Through The Storm'un tüm bu olanlara Black Sabbath veya Deep Purple duruşunu biraz daha belirginleştirerek yanıt verişini duymak ayrıca keyif verici. Peki neden ilk zamanlar böyle güçlü albüm yapamadılar diye düşünmenin artık anlamı yok. Stonefield, bir grubun en temel kuruluş amacı olan iyi şarkılarla iyi müzik yapma misyonunu Far From Earth ile tamamlamış bulunuyor. Hatta iyiden daha fazlası olarak. İşin kolayına kaçıp bir dakikalık hızlı ve ruhsuz punk şarkıları, uyuşuk indie rock besteleri veya enstrümanlara abanıp tüm kusurlarını kaosla örtebileceklerini düşündükleri heavy metal yavanlıkları yapmıyorlar. Nerede gerekli gördülerse orada sert, yumuşak, ayrıntılı, basit, coşkulu, gizemli, ama hep dengeli oluyorlar. Her müzisyen veya grup kötü şarkılar veya albümler yapsın. Şayet sonunda Far From Earth gibi albümlere ulaşacaklarsa...

1. Delusion
2. Far From Earth
3. In the Eye
4. Visions
5. Together
6. Broken Stone
7. Through the Storm
8. In My Head
9. Sleepyhead
10. Celestial Spaces

17 Nisan 2018 Salı

The Superimposers - Sunshine Pops!


2004 civarlarında Dan Solo (vokal, gitar, bas, perküsyon, recorder) ve Miles Copeland (vokal, fender rhodes, piyano, perküsyon, kazoo) tarafından kurulmuş olan The Superimposers, 2010 albümü Sunshine Pops!'a gelene kadar üç albüm çıkarmış bir ikili. Özellikle ses tasarımı okumuş ve tuhaf isimli avant-garde müzisyenlerle fikir alışverişinde bulunmuş Miles Copeland'ın ağırlığını hissettirdiği Sunshine Pops!, beklenildiğinin aksine akademik kafa şişirmelerden ziyade müzik öğrencilerinin albümü gibi. Bu da şikâyet edilecek bir durum değil tabiî. Gerçi bu durumun da yer yer kafa şişirici etkileri yok değil. İsmiyle müsemma 60'lar sunhine pop'undan etkilenen, hatta çoğu kez etkilenmeyip direk sunshine pop olan şarkılar yazan grup, koyu ve ıslak Londra'dan çıktığı halde içinde "beach", "sun", "sea" kelimelerinin bolca geçtiği, sadece sözlerden değil, müziğinden de yaz konseptini benimsemiş bir albüm sunuyor.

Ne var ki, ya o 60'lardan fazla etkilenmiş ve grubun gerçekte ne olduğunu görmemizi engelleyen sound, ya da bu etkilenimi kendi lehine çeviremeyen şarkı yazımları yüzünden birtakım ıskalamalar yaşatabiliyorlar dinleyene. Sitar, marimba, kazoo gibi egzotik çalgıların, ba ba ba, dü dü dü geri vokallerin kattığı sevimliliğe laf yok. Kaldı ki, bütün gün sıcaktan ensesinde omlet pişirmiş bünyelere sıcak bir yaz tatili akşamı geçirteyim niyetine sahip olduğu hissedilen bu egzotizm, içinde kendine has unsurlar taşımayı adeta elinin tersiyle itmiş gibi geldi bana nedense. Bu da hiç hoş değil. Mesela Where Do You Go? ile iyi başlayan bir albümün Little Miss Valentine'a neden ihtiyacı olsun? Seeing Is Believing'de taşıdığı "bildik ama sevdik" pop potansiyelini neden yaklaşık dört dakika süren The Harbour Mystery uyuşukluğuyla heba etsin? Zaten albümün sonlara doğru iyice tempo kaybedip, sıradan bir soul işine dönüşmesi olayın sonunu belli etti. Yarı yarıya iyi bir albüm diyeceğim ama dokuz şarkı olduğundan, sadece dört şarkısını beğendiğim bir albüm oldu Sunshine Pops!. The Superimposers'ın, genele yaymadığı bu negatifliğinden ötürü bir çırpıda buruşturulup atılacak bir grup olmadığı kesin. Belki bazılarının o uyuşukluğa ihtiyacı bile vardır.

1. Where Do You Go?
2. Little Miss Valentine
3. Seeing Is Believing
4. The Beach
5. The Harbour Mystery
6. Tumbledown
7. Four Leaf Clover
8. Sometimes
9. Would It Be impossible

7 Nisan 2018 Cumartesi

Cats On Trees - Neon


Yohan Hennequin ve Nina Goern ikilisinin 2007'de kurdukları Cats On Trees ile münasebetimiz 2013 tarihli kendi adlarını taşıyan debut ile başlamıştı. Beş yıl gibi bir indie pop gurubunun tutunamayıp dağıldığını düşündürebilecek uzun bir aranın ardından kaldıkları yerden devam ettiklerini görmek sevindirdi. İlk albümle çokça vakit geçirmiş, hala da belli aralıklarla ziyaret eden bir dinleyici olarak özellikle Jimmy ve Wichita'nın eskimeyecek indie pop besteleri olmasının verdiği güven sayesinde Neon hakkında çok iyi beklentilerim vardı. Nitekim yanılmadığım için mutluyum. Neon da ilk albüm kadar lezzetli, lafı dolandırmayan, duygu sahibi bir albüm. Jimmy, Wichita ve diğer iyi şarkıları aratmayan, onların yanına yeni kardeşler ekleyen, çizgisini hiç bozmamış bir grubun yeni albümü bu. Sanki aradan beş sene geçmemiş de, ilk albüme koyamadıkları bestelerden yeni bir albüm yapmışlarmış hissiyatı var. Neon, Cats On Trees albümünden önce çıkmış olsaydı bile kimse bunu anlamazdı.

Yine Nina Goern'in piyanosu ve vokaliyle, Yohan Hannequin'in davuluyla sürüklediği Neon, kendi içinde yoğunluk sağlamayı bilen, kabından dışarı taşmayan ama kabı da hakkıyla dolduran şarkılara sahip. İnsan haliyle Jimmy, Wichita, Burn tipinde şarkılar aramadan edemiyor. Evet belki onlar yok. Ama bu defa Keep On Dancing, If You Feel, Mama Said, Smile, Bad Boy (bunun olası bir remiksini hayal ettim, sonra hep böyle kalsın diye vazgeçtim) gibi birinci sınıf canlı indie pop besteleri var. "Tiki" takıntıları sürdüğü için ilk albümdeki Tikiboy'un bu kez Tikiway adında bir versiyonunu daha yapmışlar, o da çok hoş olmuş. Black Lips'i de zamanla severim gibi geliyor. Lion, Blue ve Birthday üçlüsüne de tıpkı ilk albümdeki birkaç şarkıları gibi pek ısınamadığımı söylemeliyim. Bunun nedeni de sanırım diğer şarkılarda yüksek tuttukları kalite çıtasının altında kalmış olmaları ve yukarıda adını vermiş olduğum şarkıların giriş, gelişme, sonuç uzantısına ekledikleri çok güçlü nakaratların oluşturduğu keyifli düzenin dışında kalmaları. Lakin şu sıralar indie pop namına bir dolu kötü albümle karşılaşmış olmamı bir nebze unutturan ilaç gibi bir albüm. Beş yıldan sonra birdenbire habersizce karşıma çıkan eski bir dost olarak Neon, 2018'in en iyi indie pop albümünden biri.

1. Keep on Dancing
2. Lion
3. If You Feel
4. Mama Said
5. Blue
6. Smile
7. Black Lips
8. Tikiway
9. Bad Boy
10. Birthday

31 Mart 2018 Cumartesi

Issız Ada Radyosu Arşivi (Mart 2018)

Ari Barokas - Lafıma Gücenme
Yıl: 2018 Türkiye
Tür: Rock, Pop Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Gavurlar"
Lo Moon - Lo Moon
Yıl: 2018 ABD
Tür: Art Pop, Dream Pop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Loveless"
The Herbaliser - Bring Out the Sound
Yıl: 2018 İngiltere
Tür: Hip Hop, Trip Hop, Downtempo
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Breach"
Emir Custurica and The No Smoking Orchestra - Corps Diplomatique
Yıl: 2018 Sırbistan
Tür: Balkan Folk Music, Gypsy Punk
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Scared of Dental Drills"
Portishead - Portishead
Yıl: 1997 İngiltere
Tür: Trip Hop, Electronica, Acid Jazz
"F" Rate: 9/10
I.A.R. tavsiyesi: "All Mine"
Blade OST
Yıl: 1998 ABD
Tür: Hip Hop, Techno, Big Beat
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: Junkie XL - "Dealing with the Roster"
 
Blade II OST
Yıl: 2002 ABD/İngiltere
Tür: Hip Hop, Drum & Bass, Big Beat
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: Massive Attack & Mos Def - "I Against I"
 
Blade: Trinity OST
Yıl: 2004 ABD
Tür: Hip Hop, Big Beat
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: Overseer - "Skylight"
Bragolin - I Saw Nothing Good So I Left
Yıl: 2018 Hollanda
Tür: Darkwave, Post-Punk
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Into Those Woods"
 
Jack White - Boarding House Reach
Yıl: 2018 ABD
Tür: Art Rock,Blues Rock
"F" Rate: 3/10
I.A.R. tavsiyesi: "Over and Over and Over"
 
Elektro Hafız - Elektro Hafız Dub
Yıl: 2016 Almanya/Türkiye
Tür: Electronic, Dub, Krautrock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Deutsche Freunde (Hey Douglas Dubmix)"
Stephen's Shore - September Love
Yıl: 2018 İsveç
Tür: Indie Pop, Power Pop
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Ojai"
Katie Herzig - Moment of Bliss
Yıl: 2018 ABD
Tür: Indie Pop, Indie Folk
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Strangers"
Nathaniel Rateliff & The Night Sweats - Tearing at the Seams
Yıl: 2018 ABD
Tür: Blues Rock, Soul, Folk Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Shoe Boot"
Calexico - The Thread That Keeps Us
Yıl: 2018 ABD
Tür: Alt. Country, Indie Rock, Folk Rock
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "End of the World With You"
Gili Yalo - Gili Yalo
Yıl: 2017 İsrail
Tür: Pop, Rock, World
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Selam"
Jimmy Page & Robert Plant - No Quarter
Yıl: 1994 İngiltere
Tür: Blues Rock, Folk Rock
"F" Rate: 10/10
I.A.R. tavsiyesi: "Kashmir"
Hello Tut Tut - World Music Dance Band
Yıl: 2018 Avustralya
Tür: Balkan, Gypsy, World
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Rhino's Daydream"
 
Kacey Musgraves - Golden Hour
Yıl: 2018 ABD
Tür: Country Pop, Pop Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Slow Burn"
 
VA - Habibi Funk 007: An Eclectic Selection of Music From the Arab World
Yıl: 2017 Almanya
Tür: Funk, Disco, World
"F" Rate: 10/10
I.A.R. tavsiyesi: Attarazat Addahabia - "Unknown"