31 Ekim 2014 Cuma

Issız Ada Radyosu Arşivi (Ekim 2014)

The Marvelettes - The Ultimate Collection
Yıl: 1994 ABD
Tür: Pop Soul, Rhythm & Blues
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Please Mr. Postman"
Johnny Marr - Playland
Yıl: 2014 İngiltere
Tür: Indie Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Easy Money"
 
The History of Apple Pie - Out of View
Yıl: 2013 İngiltere
Tür: Indie Pop, Shoegaze, Dream Pop
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "See You"
Pompeii - Loom
Yıl: 2014 ABD
Tür: Post-Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Rescue"
 
Guns n' Roses - Use Your Illusion I
Yıl: 1991 ABD
Tür: Hard Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Live and Let Die"
 
Guns n' Roses - Use Your Illusion II
Yıl: 1991 ABD
Tür: Hard Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Pretty Tied Up"
 
Meiko - Dear You
Yıl: 2014 ABD
Tür: Indie Pop, Singer/Songwriter
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Sweeter"
The Tea Party - The Ocean at the End
Yıl: 2014 Kanada
Tür: Progressive Rock, Hard Rock, Alternative Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Submission"
Beggar's Blues Diary - Back to Basics...
Yıl: 2011 Yunanistan
Tür: Blues Rock, Hard Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "The River"
 
Lisa Smith's Powerhaus - Maze of Souls
Yıl: 2008 Kanada
Tür: Blues Rock, Hard Rock
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "The Needle"
 
The Vines - Wicked Nature
Yıl: 2014 Avustralya
Tür: Alternative Rock, Garage Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Rave It"
 
The Chemical Brothers - Surrender
Yıl: 1999 İngiltere
Tür: Big Beat, Neo-Psychedelia
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Music: Response"
Betty Who - Take Me When You Go
Yıl: 2014 Avustralya
Tür: Synth Pop, Dance-Pop
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Somebody Loves You"
 
Vaudou Game - Apiafo
Yıl: 2014 Fransa / Togo
Tür: Funk, Rock, World
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Lazy Train"
Russell Crowe & 30 Odd Foot of Grunts - Other Ways of Speaking
Yıl: 2003 Avustralya
Tür: Blues Rock, Pop Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Mission Beat"
Andersons - Stephen & Emily
Yıl: 2014 Japonya
Tür: Indie Pop, Dream Pop
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Liberty"
 
Smooth Hound Smith - Smooth Hound Smith
Yıl: 2014 ABD
Tür: Folk Rock, Americana
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Crazy Over You"
 
Shantanu Moitra - 3 Idiots OST
Yıl: 2009 Hindistan
Tür: Pop, Hindi
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: Sonu Nigam, Swanand Kirkire & Shaan - "Aal Izz Well"
Kill It Kid - You Owe Nothing
Yıl: 2014 İngiltere
Tür: Alternative Rock, Blues Rock, Hard Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Black It Out"
 
Rage Against The Machine - Rage Against The Machine
Yıl: 1992 ABD
Tür: Alternative Rock, Funk Metal, Rap Rock
"F" Rate: 10/10
I.A.R. tavsiyesi: "Take the Power Back"
 

28 Ekim 2014 Salı

Beggar's Blues Diary - Desperate Rock 'N' Roll


Yannis Passas (vokal, gitar), Nikos "Chili" Savvidis (bas), Aggelos Tanis (davul) gibi ad ve soyadlardan anlaşılacağı üzere komşu Yunanistan'dan gelen blues / hard rock üçlüsü Beggar's Blues Diary ile üçüncü albümleri Desperate Rock 'N' Roll sayesinde tanıştım. 2008'de kurulan grubun Back To Basics (2011) ve The Truth (2013) albümlerini bir şekilde ıskalamış olmamı sorun etmeden üçüncü sıçrayışlarında yakaladığım bu çekirgelerin Atina'dan çıktıklarını tahmin etmezdim doğrusu. Bizim buralarda blues tabanlı hard ve stoner rock yönünden en ufak bir örnek ve çaba görmemişken burnumuzun dibinde bu kadar güçlü bir müzik duymak sevinç ile kıskançlık arasında salıncak kuran duygulara sebep olabiliyor. (Gerçi birkaç tane örnek görmüştüm ama kusura bakmasınlar, çekilir eziyet değillerdi doğrusu.)

Yine tanışma sonrası hoşlaştığım gruplarda yaşadığım üzere önceki albümlerine döndüğümde grubun güçlü rock tarzını hiç bozmadığını, tam aksine her albümde üzerine birşeyler koyduğunu hissettim. Grubun doğaçlamaya müsait, uyumlu, sert ama yıldırmayan müziği, köklere olan bağlılıklarını iyi analiz ettiklerini gösterir nitelikte. Tabii burada kökler derken rebetiko, entexno, sirtaki gibi algılar oluşmasın. Grubun bugüne kadarki bütün söz ve müziklerini yazan Yannis Passas'ın yer yer Lemmy Kilmister'in ilk zamanlarını hatırlatan vokali de bu kalifiye blues rock'a güç verince Beggar's Blues Diary'ye kayıtsız kalınmıyor. Biz de kaydımızı yaptırıp kendimizi Mart sonunda çıkan üçüncü albüm Desperate Rock 'N' Roll'un akışına geç de olsa bırakıyoruz. Geç oluyor belki ama sözünü ettiğimiz rock türevlerinin buluşmasından alınan keyif, dinleyicisine hiç güçlük çıkarmıyor, rifflerle, köprülerle, sololarla perçinleniyor. Bazen bir piyano, bazen bir saksafon ortaya çıkıp bu sıkı rock notaları arasında kendilerine yer açıyorlar.

Enstrümantal Gotta Mova'nın açılışta hemen motoru çalıştırmasının ardından Lunatic, The Motorchrist, Downtown Train, Desperate Rock 'n' Roll, Renegade Son başta olmak üzere Passas'ın tüm besteleri sıradanlıktan uzak bir rock kardeşliği sergiliyorlar adeta. Araya Jesse James gibi tutkulu bir country rock baladı da koyarak kendi sınırları içindeki yelpazesini ortaya koyan grup, gereksiz hızdan ve bayıltan yavaşlıktan uzak, hızını ve yavaşlığını yerine göre çok iyi ayarlayan ölçülü bir tavırla müziğine serbest hava kanalları açıyor adeta. Yaptığım benzetme çok kişisel. Öyle ki bu hava kanallarına sahip olmayan bazı gruplar ne kadar dirayetli bir müzik ortaya koysalar da bir süre sonra gitar, bas, davul üçlemesinin yoğun taarruzu, kapalı bir yerde duman altı olmuş moduna sokuyor adamı. Tabii şarkıların da iyi yazılmış olmaları gerek ki, "iyi müzik ayrıdır, iyi şarkı ayrıdır" diye düşündürtmesin o aynı adama. Mesela birkaç saat önce dinlediğim Crobot ismindeki Amerikalı stoner rock grubunun taş gibi müziğine rağmen aklımda tek bir şarkısı kalmadı. Tekrar dinlemek isteyecek birşey bulamadım. Tekrar dinlemek isteyecek birşeyler bulabildiğim Beggar's Blues Diary benzeri grupları bu yüzden seviyorum.

1. Gotta Mova
2. Lunatic
3. The Motorchrist
4. These Days
5. Jesse James
6. Renegade Son
7. That Road
8. Lizard
9. Downtown Train
10. Gun in My Hand
11. Desperate Rock 'N' Roll

20 Ekim 2014 Pazartesi

Lisa Smith's Powerhaus - 612


Lisa Smith ve Chuck Page tarafından 2006 yılında Toronto'da kurulan Lisa Smith's Powerhaus, blues kökenli hard rock alanında çok iyi işler yaptığı halde henüz dünya çapında popüler olamamış onlarca gruptan biri. Ama aynı durum ülkesi Kanada için söz konusu değil doğal olarak. Smith ve Page'in iki stüdyo müzisyeni arkadaşlarını da aralarına almalarıyla dörtlü haline gelen grup, 2008 yılında çıkardıkları ilk albüm Maze Of Souls ile çok olumlu eleştirilere mazhar olup çeşitli ödül ve adaylıklar elde etmiş. Daha çok konser performanslarıyla uğraştıklarından, yeni albüm çalışmalarına başlamaları 2011'i bulmuş. Materyal toplayalım, turları bitirelim, arada stüdyoya girip kayıt yapalım derken sene 2014 olmuş ve Ekim ayında yeni albüm 612 çıkmış. İyi de olmuş çünkü aksi taktirde ne gruptan, ne de Lisa Smith gibi harika bir sesten haberimiz olmayabilirdi. Tesadüfen Maze Of Souls ile karşılaşmak gerekiyordu önce.

Maze Of Souls ile karşılaşmak da şahsen bana pek güven aşılamayabilirdi. Zira klasik hard rock havasında ilerleyen ilk albüm, grubu sevdirecek niteliklere sahip değildi bana göre. Grubu sevdirecek niteliklere sahip numaramız 612'den oluşuyor. Klasik hard rock havasında problem yok. Lakin o havayı daha kaliteli şarkılarla, blues ve soul incelikleriyle doldurunca, en önemlisi de Lisa Smith'in haklı olarak yere göğe sığdırılamayan karizmatik sesiyle bezeyince aradaki fark barizleşiyor. Smith'in sesi bile daha bir güzel çıkıyor bu albümde. Jeff Beck, Jimmy Page, Eric Clapton hayranı olan gitarist Chuck Page'in akustikten elektriğe uzanan yetkin gitar kompozisyonları kendini hard rock ile sınırlandırmayıp blues, pop rock ve soul gitarına da gönlünü açık tutmuş bir görüntü çiziyor. İlk albümde duyup duymadığımı bile hatırlamadığım klavye desteğini de unutmamak lazım. Silkeleyince ortaya Loves Blind Eye, Free, No Skin, Zombie Man misali canavar gibi rock şarkıları, I Am ve Pill-O misali taş gibi power baladlar saçılıyor.

Rock alışkanlıklarının bir bölümü 80'ler hard rock'ıyla alakalı, bir bölümü de hard tarafından blues ve soul sempatisiyle içli dışlı dinleyici kitlesi için "daha yok mu" kıvamına gelmek kuvvetle mümkün. Ama müzik ne kadar dirayetli olursa olsun, Lisa Smith gibi, mikrofonu yaz güneşinde kalmış dondurmaya çevirebilecek "kadının dibi" bir ses pek çok şeye farklı bir gözle bakmaya sebep olabiliyor. Ama bu demek değil ki Lisa Smith's Powerhaus tüm başarısını Smith'e borçlu. O dediğiniz Evanescence gibi yavan projeler için geçerli. Smith, sahip olduğu o sesi kişilikli grubuyla birlikte daha da olgunlaştıran, daha da yükseğe taşıyan kolektif bir zenginliğin parçası. Gerçek bir parça olmanın, sahte bir bütün olmaktan daha yeğ tutuluşunu simgeler adeta.

1. Loves Blind Eye
2. Rebel Red Star
3. Distortional Romance
4. I Am
5. Free
6. No Skin
7. Zombie Man
8. Pill-O
9. Slave
10. Siren / 612
11. Pill-O (Extended)

10 Ekim 2014 Cuma

The History Of Apple Pie - Feel Something


İki kız, üç erkekten kurulu Londralı The History Of Apple Pie, indie rock, dream pop, shoegaze odaklı müzikleriyle büyük dalgalar yaratmayan, orta karar bulduğum 2013 tarihli ilk albüm Out Of View ile yüzdüğü çok fazla derin olmayan sularda da boğulmayan bir grup. Orta karar ilk albümden bir sene sonra, bu kez daha kararlı sayılabilecek yeni albüm Feel Something ile debut olarak kalmış yüzlerce indie gruptan farklı bir konuma gelen beşlinin temelleri, birlikte müzik yapan şarkıcı Stephanie Min ile gitarist Jerome Watson'ın faaliyetlerini internette paylaşmalarıyla atılmış. Bu sayede bazı yapımcılardan ve firmalardan teklif almaları suretiyle bir grup olmaya karar vermişler. Stephanie ve Jerome, düzenledikleri seçmelerle gitarist Aslam, bas gitarist Kelly ve davulcu James ile anlaşarak The History Of Apple Pie'ı oluşturmuşlar. Bu enteresan ismi de Google'dan rastgele derledikleri isimler listesi arasından seçip kendilerine layık görmüşler.

Sound yönünden çok fazla farkı olmasa da Out Of View'dan daha iyi bulduğum Feel Something, bu "iyi bulma" meselesinin bazen sadece basit bir "his"ten ibaret olabileceğini gösteren albümlerden. Mesafeyi daha rahat görebilmek için iki albümü peşpeşe dinlediğimde Out Of View'ün kendi türü içinde sivrilmeyen, kaş kaldırtmayan, iz bırakmayan, See You dışında bana göre çok düz ilerleyen yapısı Feel Something ile artık birşeyler hissettiren bir yöne dönmüş gibi sanki. Bir albüm dinliyorsanız, o bütünlük dahilinde aklınızda kalanlar bazen o bütünün kendisi olur, bazen de o bütünü değerli hale getiren belli parçalar olur. Feel Something gibi albümler genelde ikinci sınıfa dahil edilebilir. Come Undone, Tame, Don't You Wanna Be Mine?, Snowball, hele de Jamais Vu, bana göre Feel Something'i değeri kılan parçalar. İlk albümden See You dışında aklımda kalan şarkı olmadığını düşününce iyi bir ikinciyle karşılaştığımı söyleyebilirim.

1. Come Undone
2. Tame
3. Keep Wondering
4. Special Girl
5. Jamais Vu
6. Puzzles
7. Don't You Wanna Be Mine?
8. Ordinary Boy
9. Snowball
10. Just Like This

30 Eylül 2014 Salı

Issız Ada Radyosu Arşivi (Eylül 2014)

Annett Louisan - Zu viel Information
Yıl: 2014 Almanya
Tür: Pop, Folk
"F" Rate: 6/10
 I.A.R. tavsiyesi: "Zu viel Information

Imogen Heap - Sparks
Yıl: 2014 İngiltere
Tür: Art Pop, Electronic
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Mind Without Fear" (feat. Vishal-Shekhar)
Mr. Big - Lean Into It
Yıl: 1991 ABD
Tür: Hard Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Green-Tinted Sixties Mind"
 
Ryan Adams - Love is Hell
Yıl: 2004 ABD
Tür: Alt-Country, Indie Rock, Singer/Songwriter
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Wonderwall"
 
Leonard Cohen - Popular Problems
Yıl: 2014 ABD / Kanada
Tür: Folk, Singer/Songwriter, Pop Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Slow"
 
The Pierces - Creation
Yıl: 2014 ABD
Tür: Pop Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Creation"
 
The Wanderers OST
Yıl: 1979 ABD
Tür: Pop, Rock & Roll, Rhythm & Blues
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: Dion - "Runaround Sue"
 
Black Swan Lane - A Moment of Happiness
Yıl: 2014 İngiltere
Tür: Dream Pop, Post-Punk
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Time"
 
The Black Crowes - Amorica
Yıl: 1994 ABD
Tür: Hard Rock, Blues Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Gone"
 
Kurtalan Ekspres - Göğe Selam
Yıl: 2011 Türkiye
Tür: Progressive Rock, Pop Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Unutamadım" (Bülent Ortaçgil & Erkan Oğur)
Kurtalan Ekspres - Göğe Selam 2
Yıl: 2014 Türkiye
Tür: Progressive Rock, Pop Rock
 "F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Nem Kaldı" (Haluk Bilginer)
 
Sophie-Tith - J'aime ça
Yıl: 2014 Fransa
Tür: Chanson, Pop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Enfant d'ailleurs"
 
The Smashing Pumpkins - Adore
Yıl: 1998 ABD
Tür: Alternative Rock, Dream Pop
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Ava Adore"
 
Nouvelle Vague - 3
Yıl: 2009 Fransa
Tür: Pop, Lounge, Cover
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Master & Servant"
 
Tyler Jakes - Evil
Yıl: 2013 ABD
Tür: Blues Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "This is a Robbery"
Bungalow Bums - Lawless Days in Reservation
Yıl: 2014 Rusya
Tür: Psychedelic Rock, Stoner Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Mother River"
 
The Asteroids Galaxy Tour - Bring Us Together
Yıl: 2014 Danimarka
Tür: Indie Pop, Dance Pop, Pop Soul
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Rock the Ride"
 
Public Enemy - Greatest Misses
Yıl: 1992 ABD
Tür: Hip Hop, Rap
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "You're Gonna Get Yours"
 
Undogmatic - Velvet Textures Vol. 3
Yıl: 2014 Portekiz
Tür: Dark Ambient, Downtempo, Dub
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Atmosphere of Seduction"
Robert Plant - Lullaby and... the Ceaseless Roar
Yıl: 2014 İngiltere
Tür: Folk Rock, Blues Rock
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Little Maggie"

27 Eylül 2014 Cumartesi

The Black Crowes - Shake Your Money Maker


Chris Robinson (vokal) ve Rich Robinson (gitar) kardeşlerin 1989 yılında kurdukları The Black Crowes, 9 adet stüdyo, sayamadığım adet de konser albümüne (ki bunların arasında Jimmy Page ile beraber takıldıkları 2000 yılına air Live At The Greek de var) mesai harcamış tecrübeli rock gruplarından. 1990 tarihli Shake Your Money Maker ise onları tanımama ve sevmeme vesile olan ilk albümü. Tabii bu sevgi zamanla azalarak bitme noktasına geldi. Oraya birazdan geleceğiz. Namlunun ucunda patlamak üzere olan grunge'ın hemen öncesinde kasetine sahip olduğum Shake Your Money Maker, Robinson kardeşlerin etkilendiği The Rolling Stones, Lynyrd Skynyrd, Faces, Buddy Guy, Otis Redding gibi isimlerden sesler ve renkler taşıyan harika bir rock albümüydü. Bu isimlerden anlaşılacağı üzere hard rock'ın blues ile olan yakınlığından devşirilen 10 şarkı, Chris Robinson'ın mükemmel vokaliyle listelerin altını üstüne getirmiş, rock radyolarına feleğini şaşırtmıştı.

Otis Redding klasiği Hard To Handle'ın süper coverı hariç tüm şarkıları Robinson biraderlerin yazdığı albüm, bu coverla birlikte Jealous Again, Twice As Hard, She Talks To Angels, Seeing Things singlelarıyla daha ilk albümden hasılatın ve prestijin gözüne vurmuştu. Evet, 9 albüm arasında en çok satan hala Shake Your Money Maker... Bunun verdiği doygunluk mu, bundan sonra gelecek albümlerin kendini tekrardan öteye gitmeyebileceği ihtimali mi ya da her ikisi mi bilinmez, bu albümün ardından gelen The Southern Harmony and Musical Companion (1992) ve Amorica (1994) ile grup yavaş yavaş ticari gücünü reddedercesine daha ağırdan almaya, hani dilim varmıyor ama southern rock'ı bir tuval gibi görerek sanatsal kesikler atmaya başladı. Sanki "biz bu ilk albümü ticari açıdan kendimizi müzik alemine kabul ettirmek için yaptık, aslında sanatsal açıdan çok derin bir potansiyele sahibiz" mesajı iletiyorlardı.


Shake Your Money Maker sonrası sözünü ettiğim iki albüm Sting Me, Remedy, Thorn In My Pride, Black Moon Creeping, Gone, A Conspiracy, P.25 London gibi cevherler içeriyordu. Ama bir süre sonra o albümlerden sadece sevdiğim şarkıları dinlediğimi, geri kalanları pek umursamadığımı, hatta bazılarına tahammül edemediğimi farkettim. Hele 1996 albümleri Three Snakes and One Charm ve sonrası benim için çekilir eziyet değildi. Azalarak biten The Black Crowes sevgimi albüm formatında ifade eden yegane iş, ismiyle müsemma Shake Your Money Maker olarak kaldı. Hem o dönemin nostaljisini taşıdığı gibi, zamansızlığıyla da her döneme sirayet edebilecek yetkinlikte şarkılarla canavar gibi bir 45 dakika vaad ediyordu. Gruba iyi para kazandırdı, istediklerini yapabilmesinin önünü açtı, benim gibi bu albümü sevenlere her zaman sıkılmadan dinleyecekleri 10 sıkı rock şarkısı armağan etti.

Şarkı şarkı isim vermek anlamsız. Albümde vasat bulup sıkıldığım tek bir şarkı yok. Hareketli olanlarda o müthiş "jam band" coşkusu, orta tempolularda rock karizmasının özellikle The Rolling Stones ve Faces sularında yüzen görüntüsü, Sister Luck, Seeing Things ve She Talks To Angels üçlüsünden oluşan slow kanadın olgun bir blues karakteri oluşturması Shake Your Money Maker'ı bir para makinesi olmaktan çok ötede konuşlandırıyor. Nakaratlar o zaman dilime nasıl yapıştıysa hala orada duruyor. Baştan sona bir barda veya dev bir konser salonunda dinlermiş gibi kanlı canlı kalabilen bir albümün sadece Amerika'da 5 milyon kopya satması değil, satmaması şaşırtırdı. Ne zaman dinlemeye başlayacağım hiç belli olmasa da, o mükemmel Stare It Cold ile albüm her bittiğinde içimi iyi bir şey yaptım duygusu kaplıyor. Sonra Amorica albümünün yıldızı Gone'ı dinliyorum. Aradaki değişime rağmen neden artık grubun yaklaşık 20 yıldır bu kadar iyi şarkılar yapmadığına üzülüyorum. Lakin eskiler hep orada bir yerlerde cankurtaran simidi gibi duruyorlar.

1. Twice as Hard
2. Jealous Again
3. Sister Luck
4. Could I've Been So Blind
5. Seeing Things
6. Hard to Handle
7. Thick n' Thin
8. She Talks to Angels
9. Struttin' Blues
10. Stare It Cold

23 Eylül 2014 Salı

The Loves - Technicolour



Kızlı erkekli bir 60’lı yıllar çetesi gibi kimilerinin “twee-pop” dediği, benim “garaj-pop” tanımını uygun gördüğüm, bir yanıyla da “pop’n roll” türü kelime oyunlarına açık, “rock’n roll” kıvamlı The Loves, 2004’te başladığı müzikal yolculuğuna şimdiye dek üç albüm sığdırmış leziz bir topluluk. Love (2004), Technicolour (2007) ve Three (2009) albümlerinden son ikisini dinlemiş biri olarak kendimi mutlu ve mesut hissediyorum. Bu hissi bana veren ise henüz dinleme şansına ulaşmadığım Love ve dinleyip pek hoşlanmadığım Three albümleri değil, ortanca evlat Technicolour şirinliğidir. Gerçi bu tür müziğin icra edildiği albümlerin pek birbirinden farkı yoktur diye yaygın bir kanı bulunur. Ama bana göre The Loves çocukları bu farkı Technicolour ile görünür kılmışlar ya da bana öyle gelmiş. Zaten bu farkı algılama biçimimizi açıklamaya çalışmak da kimi zaman fevkalade gerzeklikten ibaret. Dinledin, beğendin işte. Daha ne demeye önceki albüm, sonraki albüm karşılaştırması yaparsın ki? Yine de yapılan güzel müzik sizi dolduruşa getirdiğinde oluyor bu tip kıyaslamalar. Müziği dinlemek kadar konuşmanın da keyfini tattıran gruplardan biri The Loves

Technicolour'a gelirsek, 60’lar, twee-pop, şirinlik falan derken daha ilk şarkı Je T'aime, Baby’nin yedi dakikalık karamsar, hüzünlü ve yoğun rock dokusuyla karşılanıyorsunuz. “Je T'aime, Baby”den başka söz bulunmayan bu parça, grup elemanlarının enstruman hakimiyetlerini de daha baştan kanıtlayıp hafife alınmamaları gerektiğinin altını çiziyor. Je T'aime, Baby’nin kasvetli havasından sıyrılınca da 1, 2, 3 dakikalık türe dönüşler başlıyor. Fakat o kısacık sürelerde bile müziklerine gösterdikleri özen hayranlık verici. I My She Love You, Honey, Summertime gibi bol paça pantolon giyip dansedilesi kıyaklıktaki şarkılar yanında daha düşük tempolu ve akustik 60’lar esintisi bulmak mümkün. She'll Break Your Heart...Again şarkısının daha girişinde Mickey & Sylvia’dan Love Is Strange çalacak sanıyorsunuz mesela. Kolayca hafife alınma riski taşıyan bildik bir sound. Ama dibinde alternatif bir ruh da taşıyor. Fazla söze gerek yok. Technicolour albümünü dinledikten sonra Three’yi dinler, biraz da 2009 etiketli olduğu için ondan bahsederim diye düşünüyordum. Ama Technicolour beni Three’den çok daha memnun etti.

1. Je T'aime, Baby
2. I My She Love You
3. She'll Break Your Heart...Again
4. The Rainbow Connection
5. Xs and Os
6. Honey
7. Jazz My Bads (for JT)
8. So Sad
9. Summertime
10. How Does It Feel To Be Loved?
11. The Good Times (Gimme Gimme)
12. Goodbye

21 Eylül 2014 Pazar

Jaws - Be Slowly


Dört Birminghamlı genç tarafından 2012 yılında kurulan Jaws'ın ilk albümü Be Slowly, bana sonbaharın ilk güzel hediyesi oldu. Aslında grup, bu dört gençten biri olan solist ve gitarist Connor Schofield'ın Cameron şarkısının demosunu internet üzerinden paylaşmasıyla kuruldu denebilir. Şarkıya yapılan olumlu geri dönüşler Schofield'ı gaza getirmiş, o da Halesowen College'dan üç arkadaşıyla temasa geçerek Jaws'ı oluşturmuş. İki EP sonrası bazı yerel gruplarla düzenlenen turnelere davet edilmişler. İyice piştiklerine kanaat getirdikten sonra da 2013 sonlarında ilk albüm çalışmalarına başladıklarını duyurmuşlar. Neticede ortaya Be Slowly gibi son derece güçlü bir indie rock albümü çıkmış. Bunları sakin bir klişelikte dile getiriyor olduğuma bakılmasın. Be Slowly 2014 yılı içinde beni en fazla heyecanlandıran albümlerden biri oldu.

Jaws'ın hayata geçirilmesine vesile olan Cameron'dan başlarsak, fena bir şarkı olmadığını, ama ne uzayan ne de kısalan düz bir indie beste olduğunu söyleyebiliriz. Jaws gibi bir grubun oluşmasına vesile olabilecek bir şarkı olmadığını, buna rağmen Jaws gibi bir grubun oluşmasına vesile olduğu için teşekkürü hak ettiğini de sözlerimize ekleyebiliriz. Albümün asıl bombaları başka. Be Slowly sadece Time, Gold ve Swim üçlüsünü aynı çatı altında topladığı için bile yılın en iyilerinden biri sayılmalı. Bu üç şarkı, grupla ilgili ne söylenecekse hepsini teker teker ya da ortak bir ruhla dile getiriyor. Indie rock şeklinde kabası alınan, fakat dream pop, post-punk ve kıyıdan kenardan new wave şeklinde rötuşlanan müzikal bir tanıma yakın görünüyorlar. Sisli puslu olmayı tercih etmeyen, buna rağmen sisli puslu bir gizemi de peşlerinden sürükleyebilen anlaşılabilirliğe sahipler.


Bazı grupları anlamayabilir ama sevebilirsiniz. Tam tersi de mümkün. Oysa ben Jaws'ı müzikal duyarlılık yönünden hem anladım, hem de çok sevdim. 80'ler new wave / post-punk ölçütlerine olan bağlılıklarını kesinlikle nostaljik baştan çıkarma amaçlı kullanmayıp, kendi melankolik sertliklerinde eritmeyi beceriyorlar. Bu sayede elde tuttukları modern indie rock formüllerini istedikleri zaman bir koza çevirmeye muktedirken (ve kağıt üstünde çömez bir grubun kolaylıkla düşeceği abartma hatasına düşme riski varken) müthiş hamlelerle hem indie, hem pop, hem rock, hem punk, hem melankolik, hem de hırslı olabiliyorlar. Asıl mesele tüm bunları olurken, daha ilk albümünü yapan yeni bir gruptan beklenmeyen olgunluğa erişmiş görünmeleri. Buna benzer cümleleri birçok yeni grubun çok iyi olan ilk albümü için kurmuşumdur. Jaws hiçbirinden farklı değil.

Jaws'ın müthiş hamlelerinin adı Time, Gold ve Swim ile sınırlı değil elbette. Home, Be Slowly, Surround You ve sevmek için çok fazla uğraşmayacağım, zamana bırakılan Jaws şarkılarının toplandığı bu debut, son dönemde bana denk gelen onlarca kıytırık indie albüme toz toprak yutturan cinsten. Be Slowly gibi albümleri anlatmak için en güzel cümleleri seçmek istiyorum. Lakin onlar albümlerini anlatmak için en güzel şarkılarını zaten seçmişler. Tür olarak farklılıklar gösterseler de Amerikan synth pop dörtlüsü The New Division ile ruhani bir kardeşlik bağları mevcut sanki. Her iki grup da belki görünüş olarak çok havalı değil ve şarkılarının hakkını veremeyen klipler çekiyorlar. Yine de bu durum onları sevmek için engel teşkil etmiyor. Jaws, son derece havalı tiplerin biraraya gelip acayip iyi klipler çekseler bile şarkıların önüne geçemedikleri bir dünyada ikamet eden gruplardan. Zor tabii!

1. Time
2. Cameron
3. Gold
4. Swim
5. Home
6. Be Slowly
7. Think Too Much, Feel Too Little
8. Filth
9. Sunset State
10. Surround You
11. NYE

10 Eylül 2014 Çarşamba

Ryan Adams - Ryan Adams


Multi-enstrümantalist, şarkıcı, besteci, yapımcı, şair, ressam Ryan Adams, 8 yaşındayken büyükannesinin daktilosuyla yazmaya başladığı kısa hikayeler ve şiirlerden, içinde onlarca albüm ve bir sürü proje barındıran müzikal bir kişilik haline gelene dek türlü maceralar yaşamış tecrübeli müzisyenlerden. Hayatını yazsa roman mı olur bilmem ama çocukluğunu, ergenliğini ve an itibariyle 40 yaşın verdiği orta yaş olgunluğunu şekillendirmiş rock tutkusu onu hep üretken kılmış. İlk grubu Whiskeytown ile 3 albüm yaptıktan sonra 2000 yılında solo kariyerine başlayan Adams, milenyumdan günümüze tam 14 stüdyo albümü ("gedik"li bir hesaplama sonucu) dünyaya getirmiş. Her sene bir albüm, bir müzisyeni "üretken" olarak tanımlamak için yeterince adil. Ama Adams bu albümlerin arasına başka yan projeler, ünlü isimlerin albümlerine yapımcılık faaliyetleri, Infinity Blues ve Hello Sunshine adında iki şiir / kısa hikaye kitabı, albümlerine veya sosyal medyaya serpiştirdiği coverlar, turlar, konserler de ekleyince "tek işle geçinmek zor" yanlış algısını üretkenlik ile değiştiriyoruz.

Ryan Adams, bu karpuzcu müzisyenin 14. stüdyo albümü. (Bu arada bu 14 albümün 4'ünü kadim dostları The Cardinals ile beraber yaptığını belirterek adamların hakkını verelim.) Indie'ye çalan pop rock, blues kökenli alternatif country şeklinde çorba tarifi yapabileceğimiz müziği aslında tarif gerektirmeyecek kadar basit ve tanıdık. Kendisiyle ilk kez karşılaşmıyor olmakla birlikte, albüm olarak özene bezene dinlediğim ilk işinin 14. albümü Ryan Adams olduğunu belirteyim. Sözünü ettiğim coverlar (ki aralarında Wonderwall ve Wasted Years de var) kendisine hep uzaktan bir saygı beslememe vesile olmuştur. Son derece kötü bir kapakla çıkan Ryan Adams adlı son albüme rastlayınca belki içinde yine sağlam bir cover vardır beklentisiyle uğradım. Yoktu. Ama Adams'ın sade ve bu yüzden hoş 11 parçası vardı ki ortada burun kıvıracak bir şey de yoktu. Kendisiyle adam akıllı tanışma fırsatını yakaladığımı düşündüm.

Açılış şarkısı ve aynı zamanda ilk single Gimme Something Good, hemen ardından gelen Kim, onun ardından gelen Trouble üçte üç yaparak albümünden keyif alacağımı hissettirdiler. Yalnız Adams'ın bu albümde country ve blues öğelerini evde bırakıp saf bir pop rock hassasiyeti tercih ettiği görülüyor. Şikayetçi değilim. Hatta tam tersi, başta Gimme Something Good, Kim, Stay With Me, Feels Like Fire olmak üzere Adams'ın 80'ler pop rock'ının naifliğinden acayip etkilendiğini gördüm. Zaten bunu görmemek için o yıllarda müzik dinlememiş ya da henüz doğmamış olmak gerek. Kafalarda 80'ler ışığı yakabilmek için blues, folk veya country pek doğru tercihler sayılmaz. Bu yüzden Adams'ın 2014 tarihli 14. albümünü en çok da bu nostaljiyi hakkını vererek yaşatabildiği için sevdim. Tabii Trouble ve I Just Might gibi 80'lerden kopamamış 90'lara götürebilen çok iyi iki şarkıyı da es geçmek olmaz. Bu albümün gösterdiği önemli bir başka şey de, her sene bir albüm yapıp 14. albüme ulaşan bir müzisyenin hala abartısız ve içten kalabilmesi ki, daha seyrek albüm yaparak ve bir sonraki albümde daha tumturaklı olmaya çalışmak gibi tuhaf işler peşinde koşanlar için ders gibi bir adam kendisi. Seneye 15. albümde görüşmek üzere.

1. Gimme Something Good
2. Kim
3. Trouble
4. Am I Safe
5. My Wrecking Ball
6. Stay with Me
7. Shadows
8. Feels Like Fire
9. I Just Might
10. Tired of Giving Up
11. Let Go

31 Ağustos 2014 Pazar

Issız Ada Radyosu Arşivi (Ağustos 2014)

Tom Petty & The Heartbreakers - Hypnotic Eye
Yıl: 2014 ABD
Tür: Blues Rock, Pop Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "American Dream Plan B"
Kimbra - The Golden Echo
Yıl: 2014 Avustralya
Tür: Indie Pop, Art Pop
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Carolina"
 
The Flaming Lips - The Soft Bulletin
Yıl: 1999 ABD
Tür: Psychedelic Pop, Art Pop
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Buggin'"
 
INXS - X
Yıl: 1990 Avustralya
Tür: Pop Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R.tavsiyesi: "Disappear"
 
The Relatives - The Electric Word
Yıl: 2013 ABD
Tür: Funk
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Say It Loud (It's Coming Up Again)"
 
Phoenix Again - Look Out
Yıl: 2014 İtalya
Tür: Progressive Rock, Post-Rock
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Winter"
 
BOKKA - BOKKA
Yıl: 2013 Polonya
Tür: Art Pop, Electropop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Reason"
 
VA - Khana Khana! Funk, Psychedelia and Pop From The Iranian Pre-Revolution Generation
Yıl: 2012 İran
Tür: Psychedelic Pop, Psychedelic Rock, Funk
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: Neli - "Ki Bood"
 
Allah-Las - Worship The Sun
Yıl: 2014 ABD
Tür: Indie Rock, Garage Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Had It All"
 
Reservoir Dogs OST
Yıl: 1992 ABD
Tür: Pop Rock, Pop, Funk
"F" Rate: 9/10
I.A.R. tavsiyesi: Blue Swede - "Hooked On a Feeling"
 
Philip Sayce - Influence
Yıl: 2014 İngiltere
Tür: Blues Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Out of My Mind"
The Hobbes Funclub - Up At Lagrange
Yıl: 2014 İngiltere
Tür: Indie Rock, Dream Pop
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Outside Myself"
 
VA - Turkish Freakout: Psych-Folk Singles 1969-1980
Yıl: 2010 Türkiye
Tür: Psychedelic Rock, Psychedelic Pop, Folk
"F" Rate: 9/10
I.A.R. tavsiyesi: Alpay - "Seni Dileniyorum"
 
VA - Turkish Freakout 2: Psych-Folk 1970-1978
Yıl: 2011 Türkiye
Tür: Psychedelic Rock, Psychedelic Pop, Folk
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: Edip Akbayram - "Mehmet Emmi"
 
Angus & Julia Stone - Angus & Julia Stone
Yıl: 2014 Avustralya
Tür: Folk Pop
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "A Heartbreak"
 
Lenny Kravitz - Are You Gonna Go My Way
Yıl: 1993 ABD
Tür: Psychedelic Rock, Soul
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Are You Gonna Go My Way"
 
The New Pornographers - Brill Bruisers
Yıl: 2014 Kanada
Tür: Indie Pop, Power Pop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Brill Bruisers"
 
Окуджав - Окуджав
Yıl: 2014 Rusya
Tür: Electropop, Indie Pop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Перед сексом"
 
 
The Secret Sisters - Put Your Needle Down
Yıl: 2014 ABD
Tür: Alt. Country, Americana, Folk
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Rattle My Bones"
 
Beck - Midnite Vultures
Yıl: 1999 ABD
Tür: Funk Rock, Electronic, Alternative Dance
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Milk & Honey"