21 Temmuz 2012 Cumartesi

The Cadillac Black - The Cadillac Black


Jaren Johnston (vokal, gitar), Neil Mason (davul) ve Kelby Ray (gitar, lap steel) üçlüsünden oluşan The Cadillac Black, kurulalı henüz bir sene olmuş taptaze bir blues rock, southern rock, folk rock, kısacası güzel rock icracısı. Bu tip grupların en fazla yetiştiği yerlerden olan Nashville'den gelen üç kanka, çocukluklarından beri beraber takılmanın, ergenliklerinde çeşitli konser turlarına katılmanın kazandırdığı erken tecrübe sayesinde eş dost çevresi edinmişler. Johnston'ın Keith Urban'ın bir numara olmuş single'ı You Gonna Fly'ın yazımına katkıda bulunmasıyla yavaştan kabuklarını kırmaya başlayıp işi daha da ciddiye almaya başlamışlar. Bu da kendi adlarını taşıyan ilk albümleri de fırından yeni çıkıp güney merkezli rock müziğe hayran dinleyici kitlesinin beğenisine sunulma sürecini hızlandırmış.

Tabii bu aşamaya gelene dek tanınmamış olmanın dezavantajlarını da tatmışlar. Çeşitli sıkıntılar çekmişler. Nashville'in yerlileri, hatta bildiğin Nashville köylüsü olan bu adamlar, bazı ağabeyleri gibi güney ruhunu çok iyi yansıtmaktan başka, yine bazı ağabeyleri gibi tutucu "redneck" tavır içine düşmeden gençliklerini çok olgun zeminlerde yaşıyorlar. Hard rock ve southern folk geleneklerinin kabuklarını kırıp aynı kapta çırpıyorlar. Tavaya dökünce de 11 parça krep afiyetle yenmeyi bekliyor. Radyo için servise, yollar için amplilere, çılgın Cumartesiler için headbanglere, kulaklar için rock bayramına hazır müzikleri, özellikle country, blues ve hard rock kalıpları içinde sıkışıp kalmış monoton yobazlığa isyan edercesine tutku ve enerji dolu. Ama dediğimiz gibi annelerinin hazırladığı fasülye, biftek, püre dolu tabaklarını bitirmeden masadan kalkmayan, babalarının gitarını koyduğu dizinin dibinde yatmadan önce geleneksel folk şarkılarını dinleyip huzur dolan üç kardeş gibi uyumlu ve saygılılar.


The Cadillac Black hem yıllar yılı albüm çıkarıp o konser senin, bu konser benim turlayan bir tecrübeyi, hem de bu albümü yaptığı 2012 yılının genç ve ne istediğini bilen rock kitlesinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek tazeliği aynı atmosfere yayabilen bir grup. Keith Urban, ZZ Top, The Black Crowes gitaristi Rich Robinson gibileri onlara bayılmışlar. Hatta ZZ Top onlarla beraber turneye çıkmak için çok ısrar etmiş ve başarmış. Albümde I'm Southern ve Tennessee Mojo diye adından belli iki güney ateşi yayan şarkıyla dakika bir gol iki yapan grup, Get Your Buzz On ve Back It Up'ın bluesy hücrelerine kıvrak nakaratlar serpiştirmişler. Down To The River, "I'm Southern" diye bağıran bir başka blues rock karizması. I'm Rockin' ise "I'm Rockin'" diye bağıran ve bar ahalisini gaza getirmesi kuvvetle muhtemel modern çiğliklerden.

Albümde en fazla beğendiğim şarkılardan ikisi olan Days Of Gold ve Life, grup hakkında bir sürü övgü arasında dikkatimi çeken "Yeni Güney'in Yeni Soundu" cümlesine en uygun düşen örnekler. Hele de Life'ın havası çok başka. Şahsi nostaljisini bataklık haline getirmiş bir "redneck"in, bir "hillbilly"nin, bir "hobo"nun diline düşse sıkı güney küfürleri yer büyük ihtimalle. Gerçi Amerikan muhafazakarlığıyla bilinen ZZ Top'un bile kalbini kazandılarsa oraların yabancısı olan bizlerin bu tip yorumları havada asılı kalacaktır bir müddet. Üçlünün uyumu şahane. Gitar soloları, davul atakları, ve Jaren Johnston'ın rock müziğin her santimine hakim vokali olayın fevkinde. Daha önceden övgüler sıraladığım The Ragged Jubilee vokalisti Ethan Burns'ten iyi olmasın, Johnston da onun kadar kişilikli ve kıvrak bir sese sahip. Böyle gençleri duydukça gelenekselden moderne kurulan köprüler üzerinden güvenle geçebileceğini hissediyor insan. Hem de siyah bir Cadillac içinde!

1. I'm Southern
2. Tennessee Mojo
3. Get Your Buzz On
4. Back It Up
5. Down To The River
6. Days Of Gold
7. Turn It On
8. I'm Rockin'
9. Life
10. The Sticks
11. Whiskey Soaked Redemption

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder