28 Şubat 2019 Perşembe

Issız Ada Radyosu Arşivi (Şubat 2019)

Chain Wallet - Chain Wallet
Yıl: 2016 Norveç
Tür: Indie Rock, Dream Pop
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Change of Heart"
Kel Assouf - Black Tenere
Yıl: 2019 Belçika
Tür: Tishoumaren, Blues Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Tamatant"
Júníus Meyvant - Across the Borders
Yıl: 2019 İzlanda
Tür: Indie Pop, Indie Folk, Soul
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "High Alert"
Diggeth - Gringos Galacticos
Yıl: 2019 Hollanda
Tür: Stoner Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Voodoo Mother"
Tom Waits - Rain Dogs
Yıl: 1985 ABD
Tür: Singer/Songwriter, Blues Rock, Dark Cabaret
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Blind Love"
Smoove + Turrell - Solid Brass: Ten Years of Northern Funk
Yıl: İngiltere 2019
Tür: Funk
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "I'm a Man"
My Diligence - My Diligence
Yıl: 2015 Belçika
Tür: Hard Rock
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Electric Woman"
RY X - Unfurl
Yıl: 2019 Avustralya
Tür: Indie Folk, Folktronica
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "YaYaYa"
White Lies - Five
Yıl: 2019 İngiltere
Tür: Indie Rock, Post-Punk
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Believe It"
machineheart - People Change
Yıl: 2019 ABD
Tür: Indie Rock, Pop Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Altar"
Toro Jones - Toro Jones Full Lenght
Yıl: 2019 ABD
Tür: Surf Rock
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Bat Outta Hell!"
Y La Bamba - Mujeres
Yıl: 2019 ABD
Tür: Indie Pop, Indie Folk
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Mujeres"
 
Broken Brass Ensemble - With a Vengeance
Yıl: 2019 Hollanda
Tür: Funk
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Ripley"
Sunshine Boys - Blue Music
Yıl: 2019 ABD
Tür: Indie Rock, Power Pop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Caroline Yes"
LÉON - LÉON
Yıl: 2019 İsveç
Tür: Pop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Baby Don't Talk"
VA - Bosphorus Bridges Vol. 3
Yıl: 2019 Türkiye/Almanya
Tür: Anatolian Pop, Psych Pop, Jazz-Funk
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: Semra Sine - "Gurbet"
 
Richard Marx - Richard Marx
Yıl: 1987 ABD
Tür: Pop Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Endless Summer Nights"
Dazed and Confused OST
Yıl: 1993 ABD
Tür: Hard Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: WAR - "Low Rider"
Even More Dazed and Confused OST
Yıl: 1994 ABD
Tür: Hard Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: WAR - "Why Can't We Be Friends?"
Rosie Carney - Bare
Yıl: 2019 İngiltere
Tür: Indie Folk, Singer/Songwriter
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Bare"

26 Şubat 2019 Salı

Chain Wallet - No Ritual


Stian Iversen (vokal, gitar), Christian Line (gitar), Frode Boris (keyboard) üçlüsünün kurduğu Norveçli grup Chain Wallet, 2016 tarihli kendi adını taşıyan ilk albümlerinin ardından 2019'a No Ritual ile merhaba diyor. Bu selamı dream pop, indie rock, post-punk ve buna bağlı olarak new wave karışımı bir müzikle veriyor. İlk albüm sanki uzun bir şarkının 10 parçaya bölünmüş hali gibi duran, en iyi şarkı hangisi, bırak en iyiyi, en akılda kalan şarkı neydi diye sorular sorduran öylesine bir işti. Bu gidişle ikinci albümü göremezler diye düşünmüştüm. Ama o gidişte kalmak istememişler ki, No Ritual ile daha kenarlı köşeli bir soft-post-punk yapmışlar. Yani ilk albümdeki o fena olmayan soundlarını koruyup, şarkı yazımına biraz daha önem vermişler. Böylece uzun bir şarkının 10 parçaya bölünmüş halinden ziyade, kendi kişiliklerini bulmuş 10 parçanın meydana getirdiği bir albüm yapmışlar. Başarılı örnekleri genelde Amerika veya İngiltere'den çıkan bu tür müziği daha önce Norveçli bir gruptan dinleyip dinlemediğimi tam hatırlamıyorum. Ama sorulsa tahmin haklarımdan hiçbiri Norveç olmazdı sanırım. Nereli oldukları bilgisi çok da gerekli değil elbette.

Bana göre albümün ağır topları Ride, Closer ve No Ritual ki, bunlardan biri yine bana göre 2019'un en iyi şarkılarından. Albümü her dinleyişimde bu üçlü arasında kıyasıya bir yarış oluyor adeta. İpi kimin göğüsleyeceğini zamana bıraktım. Onların dışında World I Used To Call Mine, Final Testament, Lost Somewhere ve Knowing Eyes isimli şarkılar da artık böylesi kadife gitarlarla örülü post-punk sizi hangi zaman dilimine ışınlıyorsa, hangi mevsimdeki hangi anılarınızı çağırıyorsa onları ayağınıza getirme vaadinde bulunuyor. İkinci albümleriyle bence doğru yolu bulmuşlar, olgunlaşmaya başlamışlar (daha tam olgunlaşmamışlar tabii) ve henüz en iyi albümlerini yapmamışlar, ama ufak ufak sinyallerini vermişler sanki. Gitarların ve keyboardların İskandinav güneşi altında dans ettikleri, bu birliktelikten küçük ve anlamlı hikayeler çıkarttıkları, bunları kah 80'ler neon ışıklarıyla, kah derli toplu new wave hamleleriyle süsledikleri şık bir albüm No Ritual... Chain Wallet ise bu albüm sayesinde artık kalıcı olmasını dilediğimiz gruplar arasında yerini aldı.

1. Lost Somewhere
2. Final Testament
3. Ride
4. Closer
5. What Everybody Else Could Find
6. Liminality
7. Knowing Eyes
8. No Ritual
9. World I Used to Call Mine
10. Inner Space

22 Şubat 2019 Cuma

My Diligence - Sun Rose


Brüksel'de kurulan üç kişilik My Diligence, çıkar çıkmaz yerin yerinden oynaması gereken, ancak kimsenin tınmadığı o kaliteli rock albümlerinden biri olan Sun Rose adlı ikinci albümleriyle en azından benim bastığım yeri oynatmayı başarmış bir grup. Brüksel'i lahana zanneden günümüz YouTube gençliğine veya ucuz yoldan gürültü olsun da çamurdan olsuncu günübirlik rockerlara pek hitap edeceğini düşünmediğim, lakin hitabet konusunda son zamanların en dirayetli oluşumlarından biri olarak gördüğüm My Diligence, önümüze 37 dakikalığına kulakları ısım ısım ısıtan sertlikte bir albüm servis ediyor. Kendileriyle ilgili bazı yazılarda Queens Of The Stone Age, At The Drive-In (hiç duymadığım Teksaslı bu grubun künyesinde Post-Hardcore ve Minimal Techno tanımlarını yan yana gördüm), Wolfmother, Clutch gibi gruplara benzetilmeleri çeşitli yönlerden haklı bulunabilir. Yine de bu referanslar açok güvenmeyin derim kendi adıma. Stoner rock'ın bir tık sert formu olan stoner metal duruşu daha bariz olan My Diligence, bu türe takılan onlarca grubun tembel müziğinden eser taşımıyor.

Sun Rose'u dinleyip sevdikten sonra hep yaptığım gibi eskilerde ne var diye baktığımda 2015 yılında kendi adlarını taşıyan bir albümleri olduğunu gördüm. Sound olarak biraz stoner güdümlü hard rock olarak kalmış, şarkı gidişatları da klişelere dayanmış bir ilk albüm şeklinde unutulmaya namzet bir iş çıkmış. Ancak Sun Rose, kazın ayağının öyle olmadığını gösterircesine, özellikle şarkı yazımında yaptıkları revizyon sayesinde gerçek kimliğini bulmuş gibi bir şey olmuş. Zeki rifflerle bezeli, muğlak vokalin yarattığı olgunlukla güçlenmiş şarkılar, adeta sert bir meditasyon yapmış etkisi bırakıyor. Acayip bir karizması olan açılış şarkısı Resentful, peşinden dörtnala gelen Hunt The Hunter, onun peşinden hücum çeken Backstabber üçlüsünün ardından albümü durdurup ılık bir duş alma isteği doğuyor. Öyle bir gitar yoğunluğu, öyle bir sertliği estetize etme durumu var ki, dördüncü şarkıya geçmeden bu üçünün üzerinden bir daha geçmek istedim resmen. Neyse ki dördüncü dostumuz olan An Asteroidal Arrow ortamı biraz yatıştırır gibi oldu, o yoğunluğu ustaca sağalttı. Gerçi sonlara doğru o da volümü yükseltmedi değil hani.

Flying Poney, bir hızlanıp bir yavaşlayan temposuyla iki ayrı şarkının mikslenmiş hali gibi zengin ve taş gibi bir başka parça. Zaten tüm parçalar bir nebze bu formülü izliyor. Hepsinde yer eden o progressive tavır, asla ilk seferde kendilerini teslim etmiyor dinleyene. Lecter's Song, So Pretty So Cruel ve Serpentine ile kimi zaman progressive stoner, kimi zaman stoner grunge diye adlandırılası çeşitlemeler yaparak her yere ait olduğunu, o aidiyetten müthiş tasarımlar çıkarabildiğini insanın gözüne kulağına sokuyor. Hatta kapanıştaki Unreal ile (ve başka parçalarda yer alan başka bölümlerle de) stoner punk oluveriyor. Söz konusu 37 dakika bittiğinde savaştan çıkmış gibi hissediyoruz. Ama bunlar kesinlikle boş geçen dakikalar değil. Başıma bir şey gelmeyecekse bazı müzik yazarlarının kendilerini benzettikleri Queens Of The Stone Age ve Wolfmother'dan çok daha kimlikli, kaliteli, tavizsiz bir grup olmuş My Diligence... Blues rock ile daha sıkı fıkı olan Clutch benzetmesini pek doğru bulmadım tabii. Sun Rose'u dinleyen insanların önceki rock tecrübelerine göre bu sert atmosfere girişleri, orada kalışları çok kolay ya da uğraştırıcı olabilir. Ama girildiği vakit zevk alınmaması imkansız gibi bir şey. Benim için 2019'un en sağlam keşiflerinden biri.

1. Resentful
2. Hunt the Hunter
3. Backstabber
4. An Asteroidal Arrow
5. Flying Poney
6. Lecter's Song
7. So Pretty So Cruel
8. Serpentine
9. Unreal

14 Şubat 2019 Perşembe

Keegan DeWitt - Hearts Beat Loud


Brett Haley'nin yönettiği Hearts Beat Loud, Brooklyn'de Red Hook Records adında bir plak dükkanı işleten Frank ile, tıp fakültesine gitmeye hazırlanan kızı Sam'in hikayesini anlatan o küçük, abartısız, mütevazi Amerikan bağımsızlarından biri. Bir zamanlar birlikte ikili olarak müzik yaptığı eşini bir kazada kaybeden Frank'in bu olaydan sonra müzikle olan ilişkisi, çalıştığı plakçı dükkanı ve evindeki küçük stüdyosunda kızıyla takılmasından ibaret. Bir gün zar zor ikna ettiği kızı Sam ile, Sam'in yazdığı Hearts Beat Loud adlı şarkıyı kaydediyor, sonra ona danışmadan şarkıyı Spotify'a yüklüyor. Sam'in ise tek odaklandığı konu, birkaç gün sonra gideceği tıp fakültesi. Ama o da genlerinden ötürü müzik dinlemeyi, şarkı yazmayı, söylemeyi seven bir kız. Yine günün birinde bir pastanede Hearts Beat Loud'u duyan Frank çocuklar gibi seviniyor. Meğer şarkı, Spotify'da bir kullanıcı tarafından indie müzik derlemesine konulmuş. Üstüne bir de yapımcı tarafından aranınca iyice havaya girip, uzun bir ara verdiği müzik kariyerine bu kez kızıyla birlikte atılmayı ciddi ciddi düşünmeye başlayan Frank, Sam'den aynı heyecanı göremiyor. Alınması gereken kritik kararlar, gitmek ile kalmak arasında bocalamalar sessiz sakin akıyor filmde.

İçinde bulunduğu depresif havadan sıyrılıp gençliğine dönme hevesindeki bir baba ile, hayata atılma yolunda önemli bir adımın eşiğindeki olgun bir kızın, güzel bir şarkı sebebiyle yaşadığı ikilemleri hüzünlü, müzikli, yine de umutlu bir dille anlatan Hearts Beat Loud çok güzel bir film. Bu kadar müzikle içli dışlı olup da bir soundtrack albümü olmazsa olmazdı. O da film kadar, özellikle filmle beraber güzel bir albüm. Amerika/Japonya karması bir indie rock/pop müzisyeni olan Mitski'nin 2016 tarihli Puberty 2 albümünde yer alan Your Best American Girl şarkısı haricinde tüm şarkılar pek tanınmış bir besteci olmayan, yine pek bilinmeyen birçok indie filme müzik yazmış olan Keegan DeWitt'e ait. Albüm, senaryo gereği Frank ve Sam'in birlikte yazdıkları, plak dükkanının kapanmadan önceki son günü şerefine verdikleri mini konserde seslendirdikleri üç şarkı olan Hearts Beat Loud, Blink (One Million Miles) ve Everything Must Go ile başlıyor ki, zaten filmin en güzel bölümü de o konsere ait bana göre. Baba kız arasındaki sevgi ve uyumu, öte yandan ilk kez birkaç seyirci önüne çıkıyor olmanın heyecanını çok iyi yansıttıkları bu sahne, Haley'nin çekimleri, DeWitt'in şarkılarıyla filmin zirvesini oluşturuyor. Bu üç şarkının modern indie pop hamurundaki tutku, filmin o hüzün, mutluluk, umut arasında gidip gelen havasına da çok uyuyor.


Sam rolünde bu üç şarkıyı başarıyla seslendiren genç oyuncu Kiersey Clemons, geçmişinde bazı Pharrell Williams şarkılarına da eşlik etmiş, rol aldığı Dope filminde ve Transparent dizisinde de şarkılar söylemiş. Frank olarak izlediğimiz tecrübeli, sevimli, bu filmde olmasa da komik aktör Nick Offerman'ın sadece bir akustik gitarla söylediği Shut Your Eyes albümün bir başka güzelliği. Bunun yanında albümde filmin efkarlı yönünü birebir yansıtan, Frank'in kızıyla, barmen arkadaşı Dave ile, çalıştığı plak dükkanının sahibi olan, aynı zamanda duygusal yakınlaşmada bulunduğu Leslie ile ilişkilerine, en çok da kendi hüzünlü iç dünyasına harika fonlar oluşturan yedi adet enstrümantal DeWitt parçası da bulunmakta. Bu parçalar, son zamanlarda bazı soundtrack albümlerde sıkça duyduğum sıkıcı score mantığı yerine, yoğun hislerle bezeli ambient çalışmalardan oluşuyor. Bunlardan We're Not A Band (ki Sam'in babasına "biz bir grup değiliz" demesi üzerine Frank'in grup ismi olarak bunu seçmesi gibi hoş bir hikayesi var), Conundrums, The PastHelp Wanted ya da en kısa yoldan hepsi çok iyi diyelim gitsin. 

Aslında DeWitt'in yerinde olsam, Sam'in bir sahnede videosunu izlediği Mitski şarkısını albüme koyduğum gibi, Sam'in dükkanda indirimle satıldığı için Frank'e tepki gösterip "baba, bunu 3 dolara satamazsın" dediği 1985 tarihli Tom Waits albümü Rain Dogs'dan Jockey Full Of Bourbon, Hang Down Your Head, Time veya Blind Love'dan birini (hatta telifi bastırıp hepsini) de koyardım. Ayrıca Frank'in Leslie'ye verdiği Animal Collective'in 2009 albümü Merriweather Post Pavilion'da yer alan ve ikisinin de çok sevdiklerini söyledikleri My Girls şarkısını da eklerdim. Çünkü bunlar filmin içinden geçen çok önemli müzikal tespitler, zevkler, renkler ve bu albümde de olmalıydı sanki. Ama Brett Haley o albümleri bu sahnelerle dinleyicilere önerip, "gerisi artık sizde" mesajı vermek istemiş de olabilir. Yine de sadece bu filmde yaşayacak iki kişilik We're Not A Band grubunun, film haricinde resmi olarak sadece bu albümde duyabileceğimiz üç şarkısını taşıyan Hearts Beat Loud, sessiz sedasız kalp çalan filmlere layık bir albüm olmuş.

1. Hearts Beat Loud (with Kiersey Clemons)
2. Blink (One Million Miles) (with Kiersey Clemons)
3. Everything Must Go (with Kiersey Clemons & Nick Offerman)
4. Red Hook
5. We're Not a Band
6. Shut Your Eyes (with Nick Offerman)
7. Hearts Beat Loud (Ballad) (with Kiersey Clemons)
8. Conundrums
9. Mitski - Your Best American Girl
10. The Past
11. Help Wanted
12. What If…
13. Everything Must Go (Frank Collage)

6 Şubat 2019 Çarşamba

Highasakite - Uranium Heart


Norveçli beş gencin 2011 yılında kurdukları indie pop, art pop grubu Highasakite, 4. albümleri Uranium Heart ile nihayet bütünüyle sevdiğim bir albüm yapmış oldular. 2012'deki debut All That Floats Will Rain'den itibaren takip ettiğim Highasakite, sonrasında gelen Silent Treatment (2014) ve Camp Echo (2016) ile bir türlü albüm zenginliği sağlayamamış bir oluşum gibi görünüyordu bana. Bu albümlerdeki Son Of A Bitch, Since Last Wednesday, My Name Is Liar ve şu an adını hatırlayamadığım birkaç iyi şarkı haricinde tortu bırakamamışlardı. Ancak Uranium Heart, sadece grubun değil, bana göre 2019'un zirvelerinden biri olacak kalitede bir albüm. Vokalist ve şarkı yazarı Ingrid Helene Håvik ile davulcu Trond Bersu'nun Trondheim Jazz Konservatuarı'nda eğitim görürken tanışıp ikili olarak başlayan müzik kariyerleri, zamanla başka arkadaşlarının da katılımıyla Highasakite olarak şekillenmiş. Uranium Heart'a gelerek yaptıkları albümler de onların adım adım popülerleşmelerini sağladı. Bence bu popülerliği hak ettiklerinin en büyük kanıtı da Uranium Heart oldu. Indie, art, dream pop sularında gezinen albüm, İskandinav muadillerinin pop algılarından beslendiği kadar, bu beslenme kaynaklarını azar azar da olsa kendilerine has bir tarz meydana getirme amacı etrafında toplayabiliyor. Onları ilginç, derinlikli ve kaliteli yapan da bu arayışları.

Çalıştıkça güçlenen bir makine gibi dinledikçe güzelleşen, içindeki cevherleri açığa çıkaran, ama yine de bir şeyler sakladığını hissettiren şarkılarla dolu Uranium Heart, bu noktaya gelene kadar geçirdiği üç albümlük süreçten çok şey öğrendiğini ispatlıyor bana göre. Bazıları daha fazla popülerlik uğruna tavizler verip tribünlere oynarken, onlar kendi tarzlarının sınırları içinde çok daha iyi şarkılar yazarak, yazmakla bırakmayıp onları kendi evrenlerine göre çok sesli biçimde tasarlayarak var olmayı seçiyorlar. İşte Uranium Heart bu varoluş yolculuğunun tepe noktası olmuş. Daha açılıştan (ki grubun her albümünün açılış şarkıları çok iyidir) Too Early ile erken bir yürek dağlaması yaşatan albüm, soktuğu bu epik ruh halini ufak tefek oynamalarla bitime kadar sürdürüyor. Spiritüel bir ağıt gibi başlayan, sonra 80'lerin neon slowlarına evrilen Mexico, birbirine benzer kalitedeki dream/art pop karakterlerine rağmen kendi güçlü benliklerini yaratmış Out Of Order ve Egomaniac, ilk single olmasına rağmen albüm bütününden kopmamış, kendini sattırmak için ödün vermemiş I Call Bullshit… Her birinde ayrı bir incelik, ayrı bir güzellik mevcut.

Albüme adını veren Uranium Heart belki de en uçarı şarkı. Ama onun mutluluğu, coşkusu, ümidi bile albümün huzurlu, hüzünlü, tutkulu halinden bağımsız değil. Vokal ve akustik gitarın atmosferde dans edişi, büyüleyici bir baladın bayır aşağı koşma arzusu kadar dolaysız. Uzun vadede kendi solo albümlerine yelken açacağına dair ciddi şüphelerim olan Ingrid Helene Håvik bile ilk kez bu kadar güzel şarkı söylüyor sanırım. Kesin bir olgunluk, ketumluk, kıvraklık, incelik, güven veren bir duygusal zeka var artık sesinde. Aynı şarkı içinde hem etnik, hem de modern pop vokalinden esintiler sunuyor. Çoğu şarkıdaki "yürek" vurgusu, yaşamla ölüm arasında arafta kalmış ya da o kadar organ arasında yaşamakla ölmeyi aynı anda sembolize etmeye seçilmiş kalbin fiziki ve ruhi bütünlüğüne işaret ediyor. Radyoaktif kimyasal bir element olan uranyumdan da olsa o yürek, yürekliğini bilerek atmaya devam ettiği sürece Uranium Heart gibi albümler çalınmaya söylenmeye devam edecek.

1. Too Early
2. Revolution
3. I Call Bullshit
4. Mexico
5. Mexico, Pt. 2
6. Hail of Bullets
7. Out of Order
8. Egomaniac
9. Uranium Heart
10. Stick With You
11. Outro

31 Ocak 2019 Perşembe

Issız Ada Radyosu Arşivi (Ocak 2019)

Turkish Delight - Kadaif
Yıl: 2019 İsrail
Tür: Psychedelic Rock, Stoner Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Tere"




Moonlight Benjamin - Siltane
Yıl: 2018 Haiti/Fransa
Tür: Blues Rock, Compas
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Tan Malouk"
Lenna - 3X
Yıl: 2018 Estonya
Tür: Pop
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Ajavool"
 
 
Bisån - Became Mountain
Yıl: 2019 Norveç
Tür: Hard Rock, Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Let Me In"
 
Daniel Pemperton - Spider-Man: Into the Spider-Verse
Yıl: 2018 İngiltere
Tür: Score, Electronic, Ambient
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Alchemax Infiltration Plan"
John Garcia and the Band of Gold - John Garcia and the Band of Gold
Yıl: 2019 ABD
Tür: Stoner Rock, Blues Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Lillianna"
Weezer - Weezer (Teal Album)
Yıl: 2019 ABD
Tür: Pop Rock, Power Pop, Cover
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "Africa"
 
Balthazar - Fever
Yıl: 2019 Belçika
Tür: Indie Pop, Indie Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Entertainment"
Hama - Houmeissa
Yıl: 2019 Nijerya
Tür: Electronic, Synthwave
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "Houmeissa"
Yasi Hofer - Yasi
Yıl: 2014 Almanya
Tür: Hard Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Modern World"
 
Daniel Land - The Dream of the Red Sails
Yıl: 2019 İngiltere
Tür: Dream Pop, Post-Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Still Closed"
Animal Farm - Years
Yıl: 2019 Çek Cumhuriyeti
Tür: Grunge, Hard Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Came to You"
Maggie Rogers - Heard It in a Past Life
Yıl: 2019 ABD
Tür: Indie Pop, Electropop
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Retrograde"
Captain Kill - Monkey Metal Thunder
Yıl: 2019 Norveç
Tür: Alternative Rock, Hard Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Monument"
Ekkoes - Kinetik
Yıl: 2018 İngiltere
Tür: Synthpop, Electropop
"F" Rate: 5/10
I.A.R. tavsiyesi: "You Got the Light"
 
Bob Mould - Sunshine Rock
Yıl: 2019 ABD
Tür: Alternative Rock, Indie Rock
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "What Do You Want Me to Do"
Kristel - Irony
Yıl: 2018 Madagaskar
Tür: Alternative Rock, Indie Rock, Pop Rock
"F" Rate: 6/10
I.A.R. tavsiyesi: "Tonga Indray"
Beastie Boys - Hello Nasty
Yıl: 1998 ABD
Tür: Hip-Hop, Rap
"F" Rate: 8/10
I.A.R. tavsiyesi: "The Negotiation Limerick File"
Iron Maiden - Fear of the Dark
Yıl: 1992 İngiltere
Tür: NWOBHM
"F" Rate: 7/10
I.A.R. tavsiyesi: "Fear of the Dark"
Uluru - Acrophilia
Yıl: 2019 Türkiye
Tür: Stoner Rock, Space Rock, Progressive Rock
"F" Rate: 9/10
I.A.R. tavsiyesi: "Sideria"

28 Ocak 2019 Pazartesi

RYD - RYD


20 yaşındaki Ryan Downie, Londralı genç bir müzisyen. Kendisine RYD takma adını vererek önce 2017'de Now There's Nowhere isminde dört şarkılık bir EP yaptı. Ardından 2019 Ocak ayında da kendi takma adını taşıyan ilk albümü RYD geldi. Verdiği 1-2 röportaja baktım. 15 yaşında ilk gitarını aldığından bahsetmiş. Sonrasında da elektronik müzikle uğraşmaya başlamış. Yani ilk gitarını alışıyla albüm yapışı arasında sadece beş sene var. Tabii üniversitede klasik müzik eğitimi alıyor oluşu ve kendi albümünü yapmak için acele etmesi çok doğal. Günümüz teknolojisi bu gençlere sonsuz imkanlar sunuyor ne de olsa. Zaten Ryan'ın müziğine "bedroom pop" diyenler de az değil. Bu yeni türe dahil çok örnek dinledim ve afedersiniz hiçbiri bir halta benzemiyordu. Çoğu amatör ve aceleye gelmiş işler olduğundan kızmak da doğru değil aslında. Fakat RYD albümüne yatak odasında yapılmış bir albüm diyemeyeceğim gibi, son yıllarda duyduğum en heyecan verici pop albümlerinden biri olduğunu söylemek isterim. Şu ana dek henüz bir kez dinledim ama tatlı bir kaşıntı gibi tekrar dinlemek için sabırsızlanıyorum. Öte yandan bir benzetmede daha bulunarak, hiç bitmesini istemediğim bir pasta gibi erkenden tüketmekten de korkuyorum.

Dream pop ağırlıklı sound, açılıştaki Don't ile yavaş yavaş, devamındaki Work It Out ile sağanak şeklinde üzerimize yağıyor. Daha ilk dinleyişimde albümün en iyilerinden biri Work It Out olacak diyorum kendi kendime. I See U, Plans, Away ardı ardına, ilmek ilmek o kadar güzel bir ağlar örüyorlar ki, henüz ilk beş şarkıda çok güzel bir albüm yakalamış olmanın sevinci, huzuru kaplıyor bünyemi. Hüzün ve dansın bir bedende buluştuğu, şöyle estetik bir videosunun çekilesi bir pop külçesi olan Could've Been'in yoğunluğu ile sürüyor albüm. Dream pop olmanın hakkını veren You Only Had To Look Back bu kez işin dans kısmını bırakıp direk hüzne odaklanıyor. Sonrasında yaklaşık yedi dakikalık öyle bir Leaves çıkıyor ki ortaya, zaten diğer şarkıların kıvama getirdiği gönül göz göre göre çalınıyor. İlk iki dakikası albümün normal düzeyinde giderken, tam ikinci dakikada başlayan nakarat bölümündeki tutkuyu son zamanlarda çok az şarkıda duydum. Ama sonrasında o nakarata ve tutkuya fazla abanmadan, tadında bırakarak, yanağa müthiş bir öpücük kondurarak bir sonraki buluşmaya randevu veriyor sanki Leaves.

Süresi uzun, etkisi kısa ama yoğun olan Leaves'in dağıttığı hüzün dolu dikkatimi toparlamakta zorlandığımdan olsa gerek, son iki şarkı Holding Back ve Retain'e kendimi veremedim şimdiye kadar. Benim için albüm Leaves'den sonra bitiyor gibi geldi ama öyle demek istemiyorum. Özellikle Retain kendini çok iyi saklayan bir şarkı. Aslında albümdeki on şarkının onu da Leaves'in yaptığı gibi bir sonraki buluşmaya dek gizemlerini koruma becerilerine sahip. Bazılarını erken çözmüş, kendi çapımda onlardan alacağımı almış, daha da almak istiyor olabilirim. Fakat her seferinde sanki daha çözülecek şeyler olduğunu hissediyorum ve bu duygunun kaybolmasını istemiyorum. Ryan Downie'nin gökyüzüne fısıldar gibi incelip stüdyo teknikleriyle yoğurduğu kırılgan vokali, her şarkıda ayrı bir iz bırakıyor. Dinleyicisini hazırlıksız yakalamayı seviyor. Özellikle I See U ve Could've Been ile aynı kırılganlığa hiç dokunmadan hafif tempolu hale getirerek tempo tutturup dans figürleri düşündürebiliyor. Ne yaparsa yapsın, o dinleyeni adeta esir alıyor. Sonra da rüyalar alemine sürgüne yolluyor. Geri dönmeyi aklından geçirmeyecek bir sürgüne...

1. Don't
2. Work It Out
3. I See U
4. Plans
5. Away
6. Could've Been
7. You Only Had to Look Back
8. Leaves
9. Holding Back
10. Retain

22 Ocak 2019 Salı

Ouzo Bazooka - Transporter


2019'un ilk bombası, yaklaşık iki ay önce çıkacağını duyup çocuklar gibi sevindiğim Ouzo Bazooka'nın Transporter adlı üçüncü albümü oldu. Son albüm Simoom 2016'da çıkmıştı ve yeni albüm için en az iki sene bekleyeceğimi biliyordum. Ouzo Bazooka benim için her sene albüm yapsa bıkmam türünden bir grup. 2018'in başlarında Songs From 1001 Nights adında bir kıpırdanma görünce sevinmiştim ama onun beş şarkılık bir EP olduğunu ve bu beş şarkının vasatlığını görünce hayal kırıklığı yaşadım doğrusu. Yani umutlar başka bahara kaldı. Bu EP neticesinde yeni albümden umudu kestiğim anda Transporter'ın 2019 Ocak'ında çıkacağı haberi gündemime bomba gibi düştü. Albümden önce It's A Sin, sonra da benim için 2019'un en iyi şarkıları arasında olacağına emin olduğum Space Camel'ı duydum ve albüme olan beklentim iyice tavan yaptı. Olağanüstü bir progressive, psychedelic, oryantal lezzet olan Space Camel, içindeki elektro gitar ve tuşlu melodileriyle bizi 70'ler Anadolu rock dönemine ışınlıyor adeta.

Uri Brauner Kinrot liderliğindeki Ouza Bazooka dörtlüsü, özellikle kendi adlarını verdikleri ilk albümde yoğun olarak hissedilen bu Ortadoğu ezgileriyle bezeli rock anlayışlarını Transporter'da tekrarlayarak fethettikleri gönülleri uzun bir aradan sonra yine ziyaret ediyorlar. Space Camel ile birlikte bizim Anadolu rock eksenimize yakınlığıyla dikkat çeken şarkılar arasında şimdilik Killing Me ve 70'ler düğün salonu kültürünün sert bir versiyonu olan Revolution Eyes albümü çok değerli kılan şarkılar oldu benim için. Bunun yanında adını tekrar anmak üzere açılışa konan It's A Sin, nefis birer garage rock şarkısı olan Latest News ve Relax, 90'larla temas halinde bir grunge/surf rock beste olan Coming From The Wild, sevimli bir surf rock bestesi olarak kapanışta yer bulan Falling, bu güzel albümün dinledikçe daha da güzelleşeceğine inandığım bazı şarkıları. Evet, bu albüm dinledikçe daha da oturacak ki, zaten yarıdan fazlası oturmuş durumda benim için.

Birkaç istisna dışında tüm şarkıları yazan, seslendiren, ekstradan gitar, keyboard, perküsyon, bas çalan Kinrot, Ouzo Bazooka'nın neredeyse her şeyi. Dilek ve temenniler bölümüne gelirsek, keşke ilk albümdeki Desert Love gibi efsane bir rock şarkısı da olsaymış demeden edemiyorum. Zaten onu her Ouzo Bazooka albümünü dinlerken söylüyorum. Sonra bu düşüncemden vazgeçiyorum. Desert Love gibi şarkılar bir kere gelir. Aynı gruptan bu defa Space Camel, Revolution Eyes, Killing Me çıkar. Onları seversiniz. Bu arada Killing Me'nin sözleri Kinrot'a, melodisi ve söylenişi çok tanıdık gelen ama henüz çıkaramadığım müziği ise Engin İbrahim adlı Türk olması kuvvetle muhtemel bir zata ait. Zaten albümün uzun teşekkür listesinde Reha Öztunalı, Gül Güngör gibi şu an aramaya üşendiğim Türk isimleri de var. Kinrot'un ülkemizin bazı eski Anadolu rock müzisyenleriyle ve undergruound rock ortamıyla temasları da sır değil. Bir başka dileğim de, Kinrot'un bir diğer projesi olan, 2010 tarihli Alakazam albümlerine hala doyamadığım Boom Pam grubundan en kısa sürede yeni bir şeyler duymak. Araya Ouzo Bazooka girince unutulmamıştır umarım. Hatta bir yıl Ouzo Bazooka, ertesi yıl Boom Pam albüm yapsa dünya bir gıdım daha güzel bir yer olur.

1. It's a Sin
2. Latest News
3. Space Camel
4. Trip Train
5. Killing Me
6. Relax
7. Sleep Walk
8. Revolution Eyes
9. Coming From the Wild
10. Falling

16 Ocak 2019 Çarşamba

Bad Times At The El Royale (OST)


2011 yılında çektiği The Cabin In The Woods ile korku/gerilim klişelerini tokatlamayı arzu eden, bunda büyük ölçüde başarılı olan Drew Goddard, Bad Times At The El Royale vesilesiyle bu defa suç/gerilim dünyası klişelerini gözden geçirmeye çalışarak bunda da büyük ölçüde başarılı olan bir yönetmen. Birbirinden tekinsiz karakterler arasında bir gecede husumet yaratarak ya da bazılarının geçmişten gelen hesaplaşmalarını El Royale oteline taşıyarak, şık bir kurguyla keyifli anlar içeren bir filme daha damga vurdu kendisi. Bu karakterlerden en naif olanı ise, çeşitli mekanlara şarkı söylemeye giderken yolu bu otele düşen soul şarkıcısı Darlene Sweet (Cynthia Erivo) olsa gerek. Filmin soundtrack sorumlusu her kimse, gerek hikayenin 60'larda geçmesini, gerekse hikayede en dengeli kişi olan Darlene'in bir soul şarkıcısı oluşunu baz alarak 60'ların leziz mi leziz soul şarkılarından bir demet hazırlamış. Gayet güzel bir yaklaşım. Bu tip suç filmlerinde genelde Tarantino veya Guy Ritchie soundtracklerine benzer derlemeler yapılırdı. (Öyle bir derleme çıkmayalı da ne kadar uzun zaman oldu.)

Gönlüm bu tip bir karışımdan yana olsa da 11 şarkılık Bad Times At The El Royale albümü de yine çok sevdiğim, yormadan bir çırpıda biten, hatta bazen biter bitmez hiç stop tuşuna basmadan ikinci turu bile yaptığım örneklerden biri. Başta 26 Miles (açılıştaki para saklama sahnesi), Twenty Five Miles (Darlene'in otele gelişi), Can't Take My Eyes Off You (Peder Flynn ve Darlene'in münakaşası sırasında müzik kutusunda çalan) gibi soul harikaları olmak üzere filmin retro dokusunu güçlendirecek şarkılarla bezeli albüm, elini korkak alıştırıp 11 şarkıda kalmış nedense. Filmde bir şekilde duyduğumuz fakat albüme konmamış önemli eksiklikler de var ne yazık ki. Mesela Darlene'in odasında pratik yaptığı The Isley Brothers parçası This Old Heart Of Mine (Is Weak For You) ve Otis Redding klasiği Try A Little Tenderness, yine Darlene'in odasında, bu kez döşemeler sökülürken çekiç seslerini kapatsın diye el çırpmalarıyla karışık söylediği The Supremes şarkısı You Can't Hurry Love keşke Cynthia Erivo'nun seslendirdiği bu halleriyle, olmadı orijinal halleriyle albümde yer bulsaymış.

Hadi onlar neyse de, end credits'te duyulan Sam & Dave güzelliği Hold On, I'm Comin'i neden albümün kapanışında yer alan Baby, I Love You denen uyuz şarkının yerine koymazlar ki? Bir başka önemli eksiklik de, Billy Lee rolündeki Chris Hemsworth'ün rezalet dansı eşliğinde çalan Deep Purple şarkısı Hush. Albüme neden konmadığı sorusunun olası cevaplarından ilk akla geleni, 60'lar soul konseptinin bozulmaması olabilir. Tüm bu şarkılar filmde yer alıp da albüme konmuyorsa mesele telif midir, yoksa filme konup albüme konmama gibi bir telif durumu mu vardır bilemiyoruz. Zira bu gözler 25-30 şarkılık bu tarzda soundtrackler gördü, kulaklar da keyifle dinledi. Albümün bir de Michael Giacchino imzalı score ayağı var ama aslen filmin müzik ihtiyacı bu şarkılarla gayet sağlam şekilde giderilmiş. Laf açılmışken, score meselesinde de müzisyenlerin biraz daha yenilikçi işler çıkarması dileğimi de yazıya ekleyip Bad Times At The El Royale albümüne bir tur daha yapmak üzere ayrılayım.

1. The Four Preps - 26 Miles (Santa Catalina)
2. Edwin Starr - Twenty Five Miles
3. The American Breed - Bend Me, Shape Me
4. Alana De Fonseca - He's a Rebel
5. Four Tops - I Got a Feeling
6. Frankie Valli - Can't Take My Eyes Off You
7. Four Tops - Bernadette
8. The Crystals - He's Sure the Boy I Love
9. The Box Tops - The Letter
10. The Mamas & The Papas - Twelve Thirty (Young Girls Are Coming to the Canyon)
11. Tommy Roe - Baby, I Love You

4 Ocak 2019 Cuma

Yılın Albümleri (2018)


1. Leah James - While She Sleeps
 
2. Stonefield - Far From Earth
 
3. Second Sun - Eländes Elände


4. Clutch - Book Of Bad Decisions
5. Imarhan - Temet
6. Sho Madjozi - Limpopo Champions League
7. Mai Lan - Autopilote
8. Brooke Annibale - Hold To The Light
9. Dune Pilot - Lucy
10. Altın Gün - On
11. Dirty Streets - Distractions
12. Jóhann Jóhannsson - Mandy
13. Brownout - Fear Of A Brown Planet
14. Cats On Trees - Neon
15. MGT - Gemini Nyte
16. Kacey Musgraves - Golden Hour
17. Lord Huron - Vide Noir
18. Orphaned Land - Unsung Prophets & Dead Messiahs
19. Chancha Vía Circuito - Bienaventuranza
20. La Chinga - Beyond The Sky
21. Sena Şener - İnsan Gelir İnsan Geçer
22. Timasniwen - Tikmawen
23. Ty Segall - Freedom's Goblin
24. RUSH WEEK - Feels
25. Ari Barokas - Lafıma Gücenme


26. Taner Öngür & 43,75 - Sayko Ana
27. Satan - Cruel Magic
28. Mélissa Laveaux - Radyo Siwèl
29. Yossi Sassi & The Oriental Rock Orchestra - Illusion Of Choice
30. Moon Goons - Space Trash
31. WJLP - Uncle Henry's Magic Shizzle
32. Jain - Souldier
33. Magic Number - Ampersand
34. The Joy Formidable - AAARTH
35. Albaitil Ashwai - Nuun
36. Spiders - Killer Machine
37. Beth Hart & Joe Bonamassa - Black Coffee
38. Odette - To A Stranger
39. Jenn Champion - Single Rider
40. Gregory Alan Isakov - Evening Machines
41. 2Cellos - Let There Be Cello
42. Mark Knopfler - Down The Road Wherever
43. Elise LeGrow - Playing Chess
44. Gabacho Maroc - Tawassol
45. Novo Amor - Birthplace
46. Daniel Pemberton - Spider-Man: Into The Spider-Verse
47. Daniel Pemberton - Ocean's 8
48. Joe Bonamassa - Redemption
49. Moonlight Benjamin - Siltane
50. Tal National - Tantabara


51. A Perfect Circle - Eat The Elephant
52. Greyhounds - Cheyenne Valley Drive
53. Dirty Sidewalks - Bring Down The House Lights
54. Wolvespirit - Fire and Ice
55. PatroMuzika - Vaveyla
56. The Allergies - Steal The Show
57. Blood Bells - A Time For Roses
58. Shawn Lee & The Soul Surfers - Shawn Lee & The Soul Surfer
59. Shannon Shaw - Shannon In Nashville
60. Tami Neilson - SASSAFRASS!
61. Kutsal Kaan Bilgin - Zaman Dışı Yaşam
62. AWOLNATION - Here Come The Runts
63. Natalie Portman, Raffey Cassidy & Scott Walker - Vox Lux
64. Bad Times At The El Royale OST
65. The Turbans - The Turbans
66. Khruangbin - Con todo el mundo
67. Uriah Heep - Living The Dream
68. Dancefloor Stompers - Librerie Musicali
69. The Pains Of Being Pure At Heart - Full Moon Fever
70. Afrikan Boy - Peppeh Sounds, Vol. 1
71. S H I R A N - S H I R A N
72. Aq Bure - Уйнап, Көлеп, Җырлап, Биеп​.​.​.
73. Bombino - Deran
74. Ghost - Prequelle
75. Wild Nothing - Indigo


76. Middle Class Rut - Gutters
77. Gizelle Smith - Ruthless Day
78. Wolfheart - Constellation Of The Black Light
79. Joe Satriani - What Happens Next
80. Sandrider - Armada
81. Calexico - The Thread That Keeps Us
82. Maïa - Plus Que Vive
83. Akın Eldes - Tek Başına
84. Ozbi - Serserilik ve Şiir
85. The New Mastersounds - Renewable Energy
86. Rodin - Asha
87. Stephen's Shore - September Love
88. Merzhin - Nomades
89. Tonight Alive - Underworld
90. Tinavie - Terrua
91. White Denim - Performance
92. The Twins - Living For The Future
93. All Sparks Burn Out - Ceremonies For The Lost
94. Atlas - Çöl
95. The Octopus - Supernatural Alliance
96. Hello Tut Tut - World Music Dance Band
97. Johnny Marr - Call The Comet
98. ASG - Survive Sunrise
99. LADY X - Love Life Complicated
100. Nathaniel Rateliff & The Night Sweats - Tearing At The Seams